Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3221 K.2025/4946
1. Hukuk Dairesi 2025/3221 E. , 2025/4946 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/852 E., 2025/393 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/16 E., 2024/135 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Niğde ili, ... ilçesi, ... köyü, ... Mahallesi 1 76... parsel ve 1 76... parsel sayılı taşınmazların müvekkilinin murisi olan babası ... ... adına kayıtlı olduğunu, 2006 yılında müvekkilinin babasının öldüğünü ve bahse konu tarla üzerinde bütün mirasçılarla aralarında elbirliği ile mülkiyet hakkının doğduğunu, hal böyle iken 2007 yılında yapılan kadastro çalışmalarında müvekkilinin kardeşi olan ...'ın 1 76... parseli yolsuz olarak kendi üzerine kaydettirdiğini, 1 76... parsel sayılı taşınmazın ise Hazine adına tescil edildiğini, davalıların murisi ...'ın babası sağken mirastan payına düşen kısmı alıp mirastan feragat ettiği halde kadastro çalışmaları yapılırken 1 76... parsel sayılı taşınmazı haksız olarak adına tescil ettirdiğini, ...'ın mirastan feragat etmiş olması nedeniyle taşınmazlar üzerinde miras hukukundan doğan bir hakka sahip olmadığını, bu nedenle tescil iptal edildikten sonra yeniden tescil işlemi yapılırken taşınmazların ... ...'ın diğer mirasçıları olan ..., ... ve ... adına hisseleri oranında tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın kabulü ile yapılan bu tescillerin iptaline ve müvekkilleri adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı taraf, 05.10.2018 tarihli keşifteki beyanlarında ve aşamada sunduğu beyan dilekçesinde 1 76... parsel sayılı taşınmazı sehven dava konusu ettiklerini belirtmiş, yargılama sırasında alınan fen bilirkişi raporuyla 166 parsel yerine dava etmek istedikleri taşınmazın 1 76... parsel ile 112 parsel sınırları içerisinde kaldığının tespit edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, bu nedenle görevsizlik karar verilmesi gerektiğini, diğer taraftan müvekkili aleyhine açılan davanın reddi gerektiğini, davacının tek başına bu davayı açamayacağını, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, ayrıca dava konusu 1 76... parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI VE YARGILAMA SAFAHATİ
A. Yargılama Safahati
1. Niğde Kadastro Mahkemesinin 14.12.2015 tarihli ve 2015/131 Esas, 2015/116 karar sayılı kararıyla dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgeye dair askı ilan süresinin 05.07.2007 tarihinde sona erdikten ve tutanak idari olarak kesinleştikten sonra davanın 15.10.2015 tarihinde açıldığı gerekçesiyle görevsizliğine, görevli mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiştir. Görevsizlik kararı üzerine yargılamaya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/38 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmiştir.
2. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.09.2021 tarih ve 2016/38 Esas, 2021/158 Karar sayılı kararıyla; 05.10.2018 tarihinde yapılan keşif sırasında davacı tarafın, dava ettikleri taşınmazın 1 76... parsel sayılı taşınmaz olmadığını, sehven dava dilekçesine öyle yazıldığını, asıl dava etmek istedikleri taşınmazı bilirkişiye gösterdiklerini beyan ettikleri, fen bilirkişisi raporuna göre davacının 1 76... parsel yerine dava etmek istediği taşınmazın 1 76... parsel ile 112 parsel sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiği, bu hali ile davacı taraf aşamalarda verdiği beyan dilekçesi ile 1 76... parsel sayılı taşınmaz açısından taleplerinin olmadığını beyan ettiğinden bu parselin dava konusu olmadığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına, 1 76... parsel sayılı taşınmaz açısından ise bu taşınmazın malikinin ... ... isimli şahıs olduğu, bu şahsın davalılar arasında gösterilmediği, davacı tarafın keşif sırasında dava edilen taşınmazı değiştirme taleplerinin de maddi hata olarak değerlendirilemeyeceğinden bu parsel hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddi gerekmekte ise de davacıların aktif dava ehliyeti de bulunmadığı gerekçesiyle bu parsel açısından davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine, 1 76... parsel sayılı taşınmaz maliki Hazine olduğundan ve davacı dava dilekçesinde Hazineyi davalı olarak gösterdiğinden talebin maddi hatanın düzeltilmesi şeklinde kabul edildiği ancak gerek 112 parsel sayılı taşınmaz gerekse 1 76... parsel sayılı taşınmaz açısından dava dilekçesinde muris ... ...'ın mirasının paylaşılmadığının bildirildiği, davacıların terekeye elbirliği mülkiyeti hükümlerine tâbi şekilde malik oldukları, bu durumda mirasçılardan birisinin tek başına dava açamayacağı, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, açılan davaya diğer mirasçıların katılımının sağlanması suretiyle de devam edilemeyeceği, somut olayda da murisin davacılar dışında mirasçılarının olduğu, her nedense dava konusu taşınmazların malikleri olmamalarına rağmen davalı olarak gösterildikleri gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
3. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 08.09.2022 tarih ve 2022/946 Esas, 2022/1029 Karar sayılı kararıyla; ortaklar arasında paya yönelik davanın görülmesinde yasal bir engel de bulunmadığı gibi tarafta değişikliğe neden olmayacak şekilde dava dilekçesinde maddi hata sonucu yanlış gösterilen parsel numarasının düzeltilmesinin mümkün olduğu, kadastro sırasında ... ilçesi, ... köyü 1 76... parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ..., 1 76... parsel sayılı taşınmazın ise tarla niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiği, keşif ve yargılama sırasında sunulan dilekçe ve beyanlar ile davacı vekilinin dava etmek istedikleri taşınmazın 1 76... parseller ile 1 76... ada 110 parseller olduğunu bildirdikleri, keşfe katılan fen bilirkişi tarafından davacıların talep ettiği taşınmazların 1 76... parsel ile 1 76... ve 112 parsel sınırları içeresinde olduğunun belirtildiği, ... ilçesi, ... köyü 1 76... parsel sayılı taşınmaz tarla niteliğiyle Hazine adına, 1 76... parsel saylı taşınmazın ise ... oğlu ... Kılıç adına tespit ve tescil edildiği, davacılar vekilinin, çekişmeli taşınmazların öncesinde davacılar ile davalı ... mirasçılarının ortak murisi ... ...'a ait olduğunu, davalı gerçek kişilerin murisi olan mirasçı ...'ın muris sağken miras payını alıp mirastan feragat ettiğini, dava konusu taşınmazların tamamının davacılara ait olduğunu belirterek taşınmazların payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini talep ettiği, dosyada bulunan Aksaray 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.04.20 19... /453 Esas, 2019/471 Karar sayılı veraset ilamında ortak muris ... ...'ın davacılar ve davalılar dışında başka mirasçısının bulunmadığının anlaşıldığı, davacıların çekişmeli taşınmazların diğer mirasçının miras payını almış olduğu bir başka deyişle çekişmeli taşınmazın kendilerine kaldığı, başka hak sahibinin bulunmadığı iddiasıyla tüm paylarının adlarına tecilini istemiş olmaları nedeniyle aktif dava ehliyetlerinin bulunduğu, yazılı olduğu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
4. Kaldırma kararı sonrasında dosya, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/150 Esasına kaydedilmiş, 23.05.2023 tarihli duruşmada davalı ... aleyhine açılan dava ve Niğde ili, ... ilçesi 1 76... parsel ve 1 76... parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davanın tefrikine karar verilmiş, tefrik edilen dosya 2023/56 Esasa kaydedilmiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.05.2023 tarih ve 2023/56 Esas, 2023/73 Karar sayılı kararıyla; Bölge Adliye Mahkemesi kararında davalılardan ... yönünden herhangi bir karar verilmediği, nitekim Kadastro İl Müdürlüğünün de cevap dilekçesinde husumet itirazında bulunduğu, dava konusu taşınmazlar için askı ilan süresinden sonra dava açıldığı, Kadastro Müdürlüğünün pasif husumetinin bulunmadığı, bununla birlikte davacı vekilinin 08.04.2022 tarihli beyan dilekçesinde 1 76... parsel sayılı taşınmazın sehven yazıldığını bildirdiği, keşif esnasında doğru parselin 1 76... parsel ile 110 parsellerin olduğunu beyan ettiği, 1 76... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde kadastro tespiti ile ... oğlu ... ... adına tespit gördüğü, davacının dava dilekçesinde bu taşınmaz malikine karşı açılmış bir davanın bulunmadığı, davalılardan Kadastro Müdürlüğüne açılan dava ile Hazineye karşı 1 76... parsel sayılı taşınmaz için açılan dava yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
5. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 27.12.2023 tarih ve 2023/1228 Esas, 2023/1560 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece tefhim edilen kısa kararda; "Davalı ... aleyhine açılan davanın ve Niğde ili, ... ilçesi 1 76... parsel ve 110 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın iş bu davadan tefriki ile tefrik edilen dosya üzerinden davalı ... aleyhine açılan davanın davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, 1 76... parsel sayılı taşınmaz yönünden sehven dava dilekçesine yazıldığı belirtildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, 1 76... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise dava dilekçesinde bu taşınmaz malikine karşı açılmış bir dava bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE," şeklinde karar verildiği halde gerekçeli kararın hüküm kısmında ise; "Davalılar aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine," şeklinde karar verilerek kısa karar ile gerekçe ve hüküm arasında çelişkiye neden olunduğu, kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının kaldırma nedeni olduğu, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde başka bir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu istinaf sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın sadece bu nedenle kaldırılması gerektiği, kabule göre de Niğde ili, ... ilçesi, ... köyü 1 76... parsel sayılı taşınmaz Hazine adına kayıtlı olup davacılar tarafından açılan davada da Hazinenin taraf gösterildiği, İlk Derece Mahkemesince ise tapu maliki olmasına ve davada taraf olmasına rağmen yalnızca Kadastro Müdürlüğü hakkında karar verildiği, yine İlk Derece Mahkemesince 23.05.2023 tarihli duruşmada; 1 76... parsel yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş ise de 1 76... parsel malikinin davada taraf olmadığı, bu nedenle bu parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin de doğru olmadığı, gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
B. Kaldırma Kararı Üzerine İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin 2022/150 Esas sayılı dosyasından Aksaray Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan dava ile Niğde ili, ... ilçesi 1 76... parsel sayılı taşınmaz ile 1 76... parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın tefrikine karar verildiği, tefrik sonrası dosyanın Mahkemenin 2023/56 Esasına kaydedildiği, bu esas üzerinden verilen kararın istinafı neticesinde, 1 76... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğu, davacılar tarafından da Hazineye karşı dava açıldığı, halbuki yalnızca Kadastro Müdürlüğü hakkında karar verilmesi gerektiği ve yine 1 76... parsel sayılı taşınmaz yönünden malikin taraf olmaması nedeniyle parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden kararın kaldırıldığı, buna göre Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine, Niğde ili, ... ilçesi, ... köyü 1 76... parsel açısından ise parsel malikine karşı açılmış bir dava bulunmadığından bu parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilince 1 76... parselin davalı parsel olmadığına, maddi hata sonucu yazıldığı beyan edildiğine, Hazine adına kayıtlı 1 76... parsel hakkında tefrik öncesi 2022/150 Esas sayılı dosyada karar verildiği anlaşıldığına göre incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı delillere, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde hüküm yönünden usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, daha önceki beyan dilekçelerinde ve yapılan keşifte de sabit olduğu üzere sehven maddi hata olarak dava dilekçesine 1 76... parsel yazılmış olup bu hususun dikkate alınmaması gerektiğini, zira maddi hatanın her zaman düzeltilebileceğini, Mahkemenin 1 76... parselde davalı veya başka husus eksik ise tarafımıza süre vererek bu eksikliği tamamlattırması gerektiğini, bu aşamada Mahkeme tarafından dosyada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için süre verilmesi gerekirken taraf teşkilinin sağlanması adına herhangi bir işlem yapılmadığını, yine dosya kapsamında mirasın paylaşılmamış olması nedeniyle hakim tarafından re'sen terekeye temsilci atanması için süre verilmesi gerektiğini, fakat bu konuda yargılama sürecinde taraf teşkili sağlanarak dosyanın tekemmül etmesi ve terekeye temsilci atanması için Mahkemece herhangi bir işlem yapılmadığını, taraf teşkilinin sağlanması adına usulde hataya düşüldüğünü ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgelere göre; davacı tarafın 05.10.2018 tarihli keşifteki beyanlarında ve aşamada sunduğu beyan dilekçesinde 1 76... parsel sayılı taşınmazı sehven dava konusu ettiklerini belirttiği, yargılama sırasında alınan fen bilirkişi raporuyla 166 parsel yerine dava etmek istedikleri taşınmazın 1 76... parsel ile 112 parsel sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiği, sonrasında davalı ... yönünden ve 1 76... parsel ile 1 76... parsel yönünden davanın tefrik edildiği, eldeki davanın anılan parseller ve Kadastro İl Müdürlüğü aleyhine açılan davaya ilişkin olduğu, Niğde ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 76... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmalarında senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dava dışı ... Kılıç adına tespit edildiği, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine 06.07.2007 tarihinde kadastronun kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına;
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.