Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4862 K.2025/4947
1. Hukuk Dairesi 2025/4862 E. , 2025/4947 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1479 E., 2025/1363 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/49 E., 2025/114 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 07.01.2023 tarihinde ölen ...'ın kızı olduğunu, davalılar ... ve ...'ın ise murisin erkek çocukları olduğunu, murisin davacıyı mirasından mahrum bırakmak amacıyla Tokat ili, ... ilçesi, ... köyü 1 04... parsel ve 1 31... parsel sayılı taşınmazlardaki 1/2 hissesini oğlu davalı ...'a, aynı yer 1 23... parsel ve 1 28... parsel sayılı taşınmazlarını ise ara malik ... aracılığıyla diğer oğlu davalı ...'a muvazaalı olarak devrettiğini, işlemlerin mal kaçırma amacıyla yapıldığını ileri sürerek davalılar adına olan tapu kaydının miras payı oranında iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde bedele, olmazsa tenkis ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 6.000,00 TL'nin davalılardan tahsili ve davacıya ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, ayrıca talepler yönünden zamanaşımı def'inde bulunduklarını, dava konusu edilen 4 adet taşınmazın murisin terekesinde bulunan tüm taşınmazlar, tüm malvarlığı olmayıp birçok taşınmazının daha bulunduğunu, dava konusu taşınmazların müvekkilleri tarafından bedelleri ödenmek suretiyle satın alındığını, murisin ölümünden önce maddi-manevi, sağlık dahil tüm ihtiyaçlarını müvekkillerinin karşılamaya çalıştığını, vesayet makamınca tayin olunan vasilik görevi dahil tüm işlerinin müvekkilleri tarafından takip edildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 4 adet taşınmazın devir tarihindeki değerinin murisin devir tarihindeki tüm mamelekine oranının %55,86 olduğu, murisin 2016 tasarruf tarihinde en kıymetli taşınmazlarını davalılara devrettiği ve davalılara yapılan devirlerin tasarruf tarihi itibariyle mal varlığının büyük bir bölümünü oluşturduğu, davalı tanığı ...'ün beyanına göre murisin, dava konusu taşınmazlardan ikisini, herhangi bir para verilmeden tapuda ara malik adına satış göstererek devrettiği, sonrasında bu taşınmazların muris hayatta iken oğlu olan ...'a devredildiği, diğer tanık beyanlarına göre de murisin tasarruf tarihlerinde ekonomik durumunun iyi olduğu, yaşlılık aylığı aldığı, paraya ihtiyacının bulunmadığı, taşınmazları satmayı gerektirecek bir durumunun bulunmadığı, davacı veya diğer çocukları ile aralarında husumet bulunmadığı, davalı tarafça her ne kadar murisin bakım ihtiyacının karşılandığı iddiasında bulunulmuş ise de dosya kapsamı ve dinlenen tanıklardan murisin dava konusu taşınmazları devrettiği tarihlerde bakıma muhtaç olmadığı, ölmeden önce 2-3 yıl kadar bakıma muhtaç olduğu, bu sürenin belli bir kısmını da bakım evinde geçirdiği, davalıların dosyaya yansıyan ahlaki ödevi aşar şekilde bakım ödevinde bulunmadığı, aynı zamanda dava konusu taşınmazların devir tarihlerindeki değeri ile tapudaki satış değerleri arasında misli ile fark bulunduğu, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde murisin minnet duygusu ile değil mirasçılarından mal kaçırma kastı ile hareket ettiği, diğer mirasçılarını mirasından mahrum bıraktığı, toplanan delillere göre murisin gerçek iradesinin diğer mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik olduğuna ilişkin iddianın davacı tarafından ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın, muris muvazaası sebebiyle tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde bedel, olmadığı taktirde tenkis istemine ilişkin olduğu, somut olayda, davanın mahiyeti itibariyle davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut olup davalılar aleyhine verilen hükümde davalı ... yönünden kabul edilen dava değerinin 34.862,67 TL, davalı ... yönünden kabul edilen dava değerinin ise 7.509,00 TL olmakla bu değerlerin ayrı ayrı karar tarihi olan 08.04.2025 tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kaldığı, verilen kararların miktar itibariyle kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kesinlikten reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının esas, usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların toplam maddi değerlerinin istinaf sınırının üstünde olduğunu, 03.01.2025 tarihli bilirkişi heyet raporuna karşı haklı ve makul itirazlarının dikkate alınmayarak aleyhlerine hüküm tesis edilemeyeceğini, daha önce de belirttikleri üzere raporun eksik inceleme, hatalı değerlendirme ve hesaplamalar neticesinde oluşturulduğunu, taşınmazların değerine ilişkin değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını, dava konusu taşınmazlar ile sair taşınmazlar arasındaki hesaplamalara esas bedeller arasındaki fahiş farkın izah edilemediğini, bilirkişi raporunu tanzim eden heyette gayrimenkul değerleme uzmanı da olmadığını, bu nedenle yeni heyetten yeni bir rapor tanzimi istenilmesi gerekirken aleyhlerine verilen kararın kabul edilemeyeceğini, öte yandan murisin davacıyı miras hakkından mahrum etme amacının olmadığını, terekesinde dava konusu taşınmazlar dışında birçok taşınmazı daha olduğunu, dava konusu 1 23... parsel ve 1 28... parselde kayıtlı taşınmazların 04.08.2016 tarihinde dava dışı ...'e devrinin gerçek bir satış işlemi olduğunu, ilerleyen yaşı dolayısıyla sağlık sorunları yaşayan murisin malvarlığının bir kısmını nakde çevirmek zorunda kaldığını, satış işleminin müvekkillerce öğrenildiğini, bunun üzerine ekonomik durumu müsait olan müvekkillerden ...'ın bedelleri ödenmek ve sair masrafları da karşılanmak suretiyle 04.08.2016 tarihinde ...'ten taşınmazları geri satın aldığını, murisin nakdi ihtiyacının karşılanması için satışa çıkarttığı dava konusu 1 04... parsel ve 1 31... parsel sayılı taşınmazlarda müvekkillerden ... tarafından 01.11.2016 tarihinde bedelleri ödenmek suretiyle satın alındığını, müvekkillerinin ne bir sözleşme ne de bankayı aracı kılacak bir ödeme yöntemi seçmediğini, murisin ölümünden önce maddi-manevi, sağlık dahil tüm ihtiyaçlarının müvekkillerinin karşılamaya çalıştığını, vesayet makamınca tayin olunan vasilik görevi dahil tüm işlerinin müvekkilleri tarafından takip edildiğini, İlk Derece Mahkemesince yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin yanlış ve fazla hesaplandığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası sebebiyle tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde bedel, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...'ın 07.01.2023 tarihinde öldüğü, terekesinin 28 pay kabul edildiği 7 payın mirasçı olarak eşi ... ve 3'er payın ise çocukları davacı ..., davalılar ..., ..., dava dışı ..., ..., ... ve ...'a ait olduğu, muris 1 04... parsel ve 1 31... parsel sayılı taşınmazlarda 1/2 hisse ile malik iken, taşınmazlardaki 1/2 hissesinin tamamını 01.11.2016 tarihinde davalı oğlu ...'a satış yoluyla temlik ettiği, murisin yine 1 23... parsel ve 1 28... parsel sayılı taşınmazlarda tam hisse ile malik iken taşınmazları 29.07.2016 tarihinde dava dışı ...'e sattığı, onun da 04.08.2016 tarihinde taşınmazları murisin oğlu diğer davalı ...'a satış yoluyla temlik ettiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.