Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4614 K.2025/4945

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4614 📋 K. 2025/4945 📅 05.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/4614 E.  ,  2025/4945 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1501 E., 2025/742 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/108 E., 2024/75 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından adli yardım talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin babası müteveffa ...'ın ölümünden kısa bir süre önce kız çocuklara pay verilmemesi için Bitlis ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1 71... parsel sayılı taşınmazını davalıların babası ...'a satış yolu ile muvazaalı olarak devrettiğini, ...'un müvekkilinin üvey kardeşi olduğunu belirterek adli yardım talebinin kabulü ile taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek payı oranında müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespit ile tespit edilen değer üzerinden harcın tamamlattırılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın önceden beri murisleri ...'a ait olup 1987 yılında muris ... adına tespit ve tescil edildiğini, dolayısıyla 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmazın, davacının iddia ettiği gibi mirasçılardan mal kaçırma amacıyla devredildiği iddiasının da doğru olmadığını, müvekkillerinin murisinin dava konusu taşınmazı satış yolu ile elde etmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 07.07.2023 tarihli celsenin 3 nolu ara kararı uyarınca davacı vekiline tamamlama harcını yatırmak üzere iki haftalık kesin süre verildiği, verilen süre içerisinde davacı tarafça tamamlama harcının yatırılmadığı, 24.11.2024 tarihli celsede 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. ve 32. maddeleri uyarınca eksik harç tamamlanıncaya kadar davanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesinin 5. fıkrasında "İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır" hükmüne yer verildiği, dava dosyasının işlemden kaldırıldığı 24.11.2023 tarihinden itibaren 3 aylık sürenin dolduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinde 01.07.2021 tarihli dilekçesi ile adli yardım talebinde bulunduğu, Mahkemece aynı tarihli ara kararı ile itiraz yasa yolu açık olmak üzere adli yardım talebinin reddine karar verildiği, itiraz üzerine dosyanın itiraz mercii olan Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği ve Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.09.2021 tarih ve 2021/54 D.iş dosyası ile itirazın kesin olarak reddine karar verildiği, dosyanın incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince yapılan keşfin ardından düzenlenen bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmazın değerinin belirlendiği, davacının adli yardım talebinin reddine dair kararın kesinleştiği, Mahkemece 07.07.2023 tarihli 3 nolu celsede "davacı vekiline taşınmazın dava tarihi itibariyle gerçek değeri üzerinden, alınan peşin harç mahsup edildikten sonra belirlenen 26.388,40 TL tamamlama harcını yatırmak üzere 2 HAFTALIK KESİN SÜRE verilmesine, verilen kesin süre içerisinde harcın tamamlanmaması halinde 492 sayılı Harçlar Kanunun 30... . Maddeleri uyarınca yargılamaya devam olunamayacağı, 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunun 150. Maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılacağı ve buna müteakip DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceği hususunun ihtarına, (ihtarın duruşma zaptının tebliği ile yapılmış sayılmasına)" şeklinde kesin ve ihtaratlı süre verildiği, duruşmanın 01.09.2023 tarihine ertelendiği, taraf vekillerinin mazereti üzerine duruşmanın yeniden 24.11.2023 tarihine ertelendiği, Mahkemece 07.07.2023 tarihli duruşmada verilen 2 haftalık kesin süre her ne kadar Harçlar Kanunu 30. maddeye göre uygun nitelikte değil ise de bir sonraki celseye kadar dahi gereken harç tutarının davacı tarafça yatırılmadığı ve taraf vekillerinin mazeretleri nedeniyle o celse de duruşmanın ertelendiği ve bir sonraki celse olan 24.11.2023 tarihli celsede Harçlar Kanunu'nun 30-32. maddeleri delaletiyle HMK'nın 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, üç aylık yasal süre içinde gereken harcın yatırılmamış olmasından ötürü 13.03.2024 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinin tespit edildiği, dolayısıyla, İlk Derece Mahkemesince ara kararla verilen kesin süre içinde ve süreden sonra dahi davacı tarafça yatırılması gereken harcın yatırılmamış olması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına; dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde Mahkemece belirlenen harcın yatırılmamış olması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili adli yardım talepli temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi nezdinde görülmekte olan bu dosyada, müvekkilinin yargılama giderlerini karşılayamayacak durumda olması nedeniyle adli yardım talebinde bulunduklarını, ancak taleplerinin hukuka ve hakkaniyete aykırı şekilde reddedilmesi üzerine harçların yatırılamamış olması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, akabinde 3 aylık süre zarfında dosya yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, haksız bir şekilde adli yardım kararının kabulüne karar verilmediği gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvuruda bulunduklarını, istinaf başvurularının da reddine karar verildiğini, İstinaf Mahkemesinin adli yardımın reddedilme gerekçesine ilişkin hiçbir değerlendirme yapmadığını, sadece dosyanın işlemden kaldırılma sebebinin yerinde olup olmadığına ilişkin bir değerlendirme yaptığını, İstinaf Mahkemesi kararının çelişkiler içerdiğini, zira İstinaf Mahkemesinin adli yardım taleplerini kabul ederken davanın açılmamış sayılmasına ilişkin gerekçenin yerinde olduğunun kabul edildiğini, mahkemeye erişimin ekonomik imkansızlıklar nedeniyle engellenmemesi gerektiğini, müvekkilinin mevcut ekonomik durumunun, yargılama giderlerini karşılamaya elverişli olmadığını, buna rağmen müvekkilinin ekonomik durumu yeterince araştırılmadan adli yardım talebinin reddedildiğini ileri sürerek adli yardım taleplerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinde 01.07.2021 tarihli dilekçesi ile adli yardım talebinde bulunduğu, Mahkemece aynı tarihli ara kararı ile itiraz yasa yolu açık olmak üzere adli yardım talebinin reddine karar verildiği, itiraz üzerine Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.09.2021 tarih ve 2021/54 D.iş dosyası ile itirazın kesin olarak reddine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın keşfen saptanan değeri üzerinden tamamlama harcının yatırılması için 07.07.2023 tarihli 8. celsede davacı vekiline iki haftalık kesin ve ihtaratlı süre verildiği, duruşmanın 21.07.2023 tarihine, sonra da 01.09.2023 tarihine ertelendiği, yine taraf vekillerinin mazereti üzerine duruşmanın yeniden 24.11.2023 tarihine ertelendiği, Mahkemece 07.07.2023 tarihli duruşmada verilen 2 haftalık kesin süre her ne kadar Harçlar Kanunu 30. maddeye göre uygun nitelikte değil ise de bir sonraki celseye kadar dahi gereken harç tutarının davacı tarafça yatırılmadığı ve taraf vekillerinin mazeretleri nedeniyle o celse de duruşmanın ertelendiği ve 24.11.2023 tarihli celsede Harçlar Kanunu'nun 30-32. maddeleri delaletiyle HMK'nın 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, üç aylık yasal süre içinde gereken harcın yatırılmamış olması nedeniyle de davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden davacının adli yardım talebi Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilmiş olup harç yatırmadığından, aşağıda yazılı 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 615,40 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.