Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5077 K.2025/4923

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5077 📋 K. 2025/4923 📅 05.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/5077 E.  ,  2025/4923 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/187 E., 2025/116 K.
Mahkeme kararı davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 6201 parsel sayılı taşınmazın ..., ... ... ve ... adlarına, 6202 parsel sayılı taşınmazın ise ... adına tespit ve tescil edildiğini; oysa her iki taşınmazın evveliyatından beri tarafların kök murisi ... ...’a ait olduğunu, ... ...’ın terekesinin taksim edilmediğini açıklayarak davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptaliyle murisin mirasçıları adına verasetteki payları oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; dava konusu 6201 parsel sayılı taşınmazın vekili olduğu davalılar adına ve 6202 parsel sayılı taşınmazın ise ... adına tespit edilmesi nedeniyle parsellerle ilgili davanın birlikte görülmesinin mümkün olmadığını, muris ... ...'ın 1965 yılında öldüğünü, 1966 yılında davacının kök muristen intikal eden tüm menkul ve gayrimenkullerdeki miras hak ve paylarını 50.000,00 TL karşılığında mirasçılar ..., ..., ... ve ... ...’a temlik ettiğini, diğer mirasçılarla yapılan taksim sonucunda dava konusu 6201 parsel sayılı taşınmazın vekili olduğu davalılara isabet ettiğini açıklayarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 23.12.2004 tarih ve 1997/297 Esas, 2004/488 Karar sayılı kararı ile; davacının davasını ispatladığı gerekçesi ile davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile ... ... mirasçıları adına veraset ilamındaki hisseleri oranında tesciline karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ..., ... ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.01.2012 tarih ve 2011/7449 Esas, 2012/289 Karar sayılı kararı ile; dava konusu 62 01... nolu parsellerin kadastrodan önce bir bütün halinde tarafların kök mirasbırakanı ... ...’a ait olduğu ve ölümüyle mirasçılar arasında taksim edilmediği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bu taşınmazların tereke malı olup olmadığı, kök murisin sağlığında kendisinden önce ölen oğlu ...’ın çocuklarına hibe edip etmediği, davacının 1 Mart 1966 tarihli senet ile kök murisinden kalan taşınmazlardaki miras payını diğer mirasçılara temlik edip etmediği ve davacıya re'sen yemin teklif edilerek davanın kabulüne karar verilip verilemeyeceği noktalarında toplandığı, aynı zamanda davacı, murisin tüm mirasçıları adına tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuş ise de mirasçılar arasında açılan davalarda TMK'nın 702. maddesinde yer alan tasarrufi işlemlerde aranan oy birliği kuralı aranmadığından, davacının talebinin miras payı oranında iptali ve tescil talebi olduğunun kabulü gerektiği, yine 62 01... nolu kadastro parsellerinin 16.01.1995 tarihinde imar uygulamasına tabi tutulduğu halde belediyeden ve tapu sicil müdürlüğünden dayanak belgeler ile tedavül kayıtları getirtilip incelenmeden karar verildiği, bu haliyle kurulan hükmün infazı sırasında problem olacağı, imar evrakı ile diğer belgelerin getirtilerek uyuşmazlığın çözümünde göz önünde tutulması, kayıt maliklerinin aynı kişiler olup olmadığının tespit edilmesi ve doğru ve sağlıklı sicil oluşturma ilkesi gereğince hükmü temyiz eden davalılar vekilinin temyizinin zorunlu olarak hükmü temyiz etmeyen davalı ...’ya da sirayet ettiğinin ve onu da kapsadığının kabulü gerektiği, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ... ile davalı şahidi ... ...’ün, bu taşınmazların muris tarafından kendisinden önce ölen oğlu ...’in çocuklarına hibe edildiğine ilişkin beyanlarının tartışılıp değerlendirilmediği, taraflardan birisi 1 Mart 1966 tarihli senet ve senetteki imzayı inkar ettiğine göre, hakimin yanları dinleyerek bir kanaat hasıl olmadığı takdirde tarafları isticvaba çağıracağı ve senet hakkında izahat alacağı, HUMK'un 335-362 maddeleri uyarınca hakim kesin bir kanaate varmadığı takdirde re'sen yemin teklif edebileceği halde somut olayda hakimin davayı sonlandırmak için re'sen yemin teklifi yoluna başvurduğu, karar için yapılan araştırma ve incelemenin de yetersiz olduğu açıklanarak karar bozulmuştur.
Mahkemenin bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, 05.12.2017 tarih ve 2013/345 Esas, 2017/575 Karar sayılı kararıyla davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay ( Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.04.2021 tarih ve 2019/1258 Esas, 2021/3822 Karar sayılı kararıyla 6201 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hüküm onanmış, 6201 parsele yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise davacı tarafın, çekişmeli taşınmazın müşterek muris ... ...’dan intikal ettiğini ve murisin terekesine dahil olan dava konusu taşınmazın taksim edilmediğini; davalı tarafın ise dava konusu taşınmazı ...'ın çocukları ile aralarında taksim ettiklerini, davacının payını davalı ...’ın aldığını iddia ettiklerini, Mahkemece, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de varılan sonucun dosya kapsamına uygun düşmediği, keşifte dinlenen taraf tanıkları ve yerel bilirkişilerin taksimin yapılıp yapılmadığını bilmediklerini beyan etmesinin ve davalı asılın duruşmada sadece ...’ın çocukları ile kendisinin terekeye ait olan yalnızca iki taşınmazı taksim ettiklerini, davacının payının ... de olduğunu belirtmesi karşısında, taraflar arasında tüm mirasçıların katılımı ile yapılan hukuken geçerli bir taksimin bulunmadığı, Mahkemece, taksim olgusunu ispat külfetinin bu olguya dayanan davalı tarafa ait olduğu ve davalı tarafın da taksim iddiasını ispatlayamadığı gözetilerek yargılama sırasında yapılan imarla oluşan yeni parsel numaraları esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği hususlarına değinilerek karar bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme istemi Dairece reddedilmiştir.
Mahkemenin bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; keşifte dinlenen taraf tanıkları ve yerel bilirkişilerin, taksimin yapılıp yapılmadığını bilmediklerini beyan etmesi; davalı asılın duruşmada sadece ...’ın çocukları ile kendisinin terekeye ait olan yalnızca iki taşınmazı taksim ettiklerini, davacının payının ... de olduğunu belirtmesi karşısında, taraflar arasında tüm mirasçıların katılımı ile yapılan, hukuken geçerli bir taksimin bulunmadığı, taksim olgusunu ispat külfetinin bu olguya dayanan davalı tarafa ait olduğu ve davalı tarafın da taksim iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile yargılama sırasında yapılan imarla oluşan (eski 6202 parsel) yeni, Nevşehir ili, ... ilçesi, .../... Mahallesi, ... Mevkii, 9 21... , 4 81... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile muris ... ...'a ait ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/143 Esas, 2014/155 Karar sayılı veraset ilamındaki hisseler oranında tapuya tesciline, 6201 parsel hakkındaki dava kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ... ... terekesindeki hak ve alacaklarını 1966 tarihli senetle sattığını, davacının davada taraf sıfatı bulunmadığını, 6201 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın reddedildiğini, her iki taşınmazın da aynı nitelikte olduğunu, her ikisinin de murisin sağlığında hibe edildiğini, taşınmazların terekeye dahil olmadığını, dava konusu taşınmazın iyi niyetli 3. kişi tarafından satın alındığının gözetilmediğini, ...'ın 6202 parsel sayılı taşınmazın iktisabına ilişkin iddianın ispatlanmış olduğunu, dava konusu taşınmazların murisin sağlığından kadastro işlemine kadar tek taşınmaz olarak kullanıldığını, davacı vekilinin davalıların taşınmaz iktisabına ilişkin beyanlarının çelişkili olduğunu iddia etmesinin gerçeğe uygun olmadığını, dava konusu 6202 sayılı taşınmazın taksim ile ... mirasçısı ... adına kayıtlandığını, ...'ın taşınmazı satış yolu ile edindiğini, satış tarihinde tapuda tedbir bulunmadığını, davalının iyiniyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili; verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, kararın infazda tereddüt oluşturduğunu, davacının ... terekesindeki haklarını sattığını, davasını kanıtlayamadığını, 62 01... parseller hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu belirerek kararın bozulmasını istemiştir
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu Nevşehir ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 6201 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve vergi kaydı nedeniyle 1/4'er payla ..., ..., ... ve ... adına tespit edildikten sonra komisyon kararı ile 1/3'er hisse ile ..., ... ve ... adına tesciline karar verilerek adı geçenler adına tapuya kayıtlanmıştır. Aynı yer 6202 parsel sayılı taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve vergi kaydı nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... ve ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Alınması gereken harçlar peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.