Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2697 K.2025/4939

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2697 📋 K. 2025/4939 📅 05.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/2697 E.  ,  2025/4939 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/367 E., 2024/571 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/47 E., 2023/169 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 27... , 1 31... , 1 33... , 1 35... , 1 37... ve 2, 1 38... , 1 40... ve 10, 1 43... , 1 48... ve 6, 1 49... , 1 58... ve 8 parsel numarasına kayıtlı toplam 15 adet taşınmazın, davacı ile davalının müşterek murisleri ... ile ...'dan kalan taşınmazlar olduğunu, ancak ... ilçesi, ... Mahallesinde kadastro tespit çalışmaları yapılırken bu taşınmazların sadece davalı ...'a aitmiş gibi kadastro tespiti yapılıp tapuya tescil edildiğini, taşınmazların tapu kaydı ile kayda esas olan kadastro tespit tutanaklarının yanlış ve hukuka aykırı olarak tutulduğunu, davacı ile davalının 2/B kapsamında müşterek murislerinden kalan başka yerlerinin de olduğunu, davacının bu taşınmazlardaki kendi payı olan 1/2 payını davalı kardeşinden her istediğinde, bugün-yarın vereceğim diye davalının, davacı ablasını hep oyaladığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların davalı adına tapu kayıtlarının davacının miras payı olan 1/2 oranında iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın tamamen mesnetsiz olup gerçeklik payı olmadığını, dava dilekçesinde yer verilen 15 adet taşınmazdan fazlasının müvekkili ve kardeşine miras olarak kaldığını, ekte sunacakları 02.11.2015 tarihli satım sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere davacının kadastro çalışmaları sırasında miras kalan arazilerin kardeşi müvekkili üzerine tescil edildiğinden haberdar olup rıza gösterdiğini, yine ekte sunacakları sözleşmeden anlaşılacağı üzere davacı tarafın miras kalan miras hissesini müvekkili kardeşine 50.000,00 TL karşılığında devir ettiğini ve satış bedelini elden nakden aldığını, tüm bunların şahitler huzurunda usulüne uygun olarak yapıldığını, ekte sunacakları miras hissesinin devri sözleşmesinde yazılı bedelin tamamının davacıya verildiğini, ancak davacı tarafından bu bedelin 35.000,00 TL'sinin alındığını, geri kalan 15.000,00 TL'yi almaktan kaçındığını, müvekkilinin davacıya kalan 15.000,00 TL'yi de vermek istediğini ancak davacının “ev yaptıracağım malzeme alırsın” diyerek müvekkilini geri çevirdiğini, müvekkili tarafından defalarca kalan miktarın teklif edildiğini ancak davacının kaçındığını, miras payı üzerinde yapılan sözleşmelerde Borçlar Kanunu'nun değil de Medeni Kanun'un uygulanacağı açık bir hüküm olup taşınmaz devrinde resmi şekil şartı aranmayacağının sabit olduğunu, miras payı üzerinde devir sözleşmelerinin TMK madde 677 de açıkça düzenlendiğini ve mirasçılar arasında yapıldığında yazılı şekle tabi olacağının hüküm altına alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka lehine kurulan ipoteklerin tesis edildiği tarihte taşınmazın mülkiyetinin ipotek borçlusuna ait olduğunu, dolayısıyla müvekkili banka lehine tapu kaydına güvenle kurulan ipoteğin taşınmaz hakkında verilecek karardan bağımsız olarak varlığını sürdürmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2022 tarihli ve 2018/164 E., 2022/581 K. sayılı kararı ile; davalının iddia ettiği hususları ispatlayamadığı ve dava konusu yerlerin davacının ve davalının murislerinden kaldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, söz konusu kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2023 tarihli ve 2022/1635 E., 2023/224 K. sayılı kararı ile; "...Mahkemece yazılı gerekçeyle istinaf edilen parseller yönünden davanın kabulüne karar verilmişse de çekişmeli 1 27... ve 1 31... parsellere ait tapu kaydı incelendiğinde davalı adına olan kayıt üzerinde ... Bankası lehine ipotek bulunmasına rağmen Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde ipotek hakkı bulunan ... Bankası adına dava dilekçesi ile duruşma günü tebliğ edilmemiş, bu halde taraf koşulu sağlanmaksızın karar verilmiş olması isabetli olmamıştır. Öte yandan davacının kök muris ... ...'dan gelen miras payının 1/2, ...'dan gelen miras payının 3/8 olduğu anlaşılmasına rağmen Mahkemece yapılan keşifte mahalli bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların her birisinin ayrı ayrı hangi kök muristen kaldığı sorularak araştırılmamış, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiştir. Hâl böyle olunca, davacı tarafa davasını adı geçen taşınmazlar üzerinde ipotek hakkı bulunan ... Bankasına yöneltmesi için süre ve imkan tanınarak taraf koşulu sağlanmalı, çekişmeli taşınmazlarda yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler kurulu, tarafların dayandıkları tüm tanıkları hazır edilerek ve teknik bilirkişi refakatinde yeniden keşif yapılmalı, çekişmeli taşınmazların her birinin ayrı ayrı hangi kök muristen kaldığı mahalli bilirkişiler ve tanıklardan sorularak maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çelişki olması halinde usulüne uygun şekilde ve gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiden keşfi izlemeye imkan veren ayrıntılı ve gerekçeli rapor ve kroki alınmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller ile birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli bir kısım delillerin toplanmadan ve değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir" gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaldırma kararında belirtilen hususlar dikkate alınarak ... Bankasının davaya davalı olarak katıldığı, 1 27... ve 1 31... parsellere ait tapu kaydında borçlusu ... olan ipotek kayıtlarının olduğunun görüldüğü, söz konusu ipoteklerin konuluş amacı, bu amacın yerine gelip gelmediği, ipoteklerin kaldırılmasının gerekip gerekmediği gibi hususlar ayrı bir yargılama gerektirdiğinden ipoteklere ilişkin eldeki davada herhangi bir hüküm kurulmadığı, ... Bankasının eldeki davanın açılmasında herhangi bir kusuru bulunmadığından ... Bankası lehine veya aleyhine herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmediği, dosya kapsamında davalının cevap dilekçesi ekinde sunulan "miras hissesinin satış sözleşmesidir" başlıklı taraflara ait olduğu iddia edilen anlaşma belgesi bulunsa da davacının söz konusu belgedeki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde savunmada bulunduğu, alınan bilirkişi raporlarında söz konusu belgenin davacı tarafından düzenlendiğine dair herhangi bir görüş bildirilmediği ve davacının 26.05.2022 tarihli 16 numaralı celsede "...ben davalıya 50.000,00 TL karşılığından babamdan kalan yeri devir etmedim. Böyle bir sözleşme imzalamadım...." şeklindeki yemin beyanı da dikkate alınarak davacının davasını ispat ettiği yönünde kanaat oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... Bankasu vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye, Mahkemece yapılan keşifte alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre taşınmazların tarafların ortak murisi ...'ten kaldığının anlaşılmasına, miras payı devrinin kadastro sonrası yapıldığının iddia olunması nedeniyle TMK 677. maddesi gereğince ancak yazılı şekle bağlı olmasına, davalı tarafın dayandığı senedin altındaki imzanın davacıya ait olduğunun ispatlanamamasına göre Mahkemece davanın miras payı nispetinde kabulüne karar verilmesinde, ipotek maliki ... Bankası açısından ise ipotek bulunan taşınmazlardaki ipoteklerin silinmesine ilişkin bir karar bulunmayıp ipoteklerin halen devam ettiği nazara alındığında yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ... vekili ve ... Bankası vekilinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesi ile; dava konusu 1 27... ve 1 31... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında müvekkili banka lehine ipotek tesis edildiğini, Yerel Mahkemece müvekkili bankanın davanın açılmasında herhangi bir kusuru bulunmadığından bahisle banka lehine veya aleyhine herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu husus belirtilmek suretiyle yaptıkları istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının da doğru olmadığını, müvekkili bankanın davalı sıfatı bulunmasından dolayı haklarının gözetilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; dava konusu 15 adet taşınmazın davalı ... adına tespit gördüğü, tespitlerin 15.07.2008 tarihinde kesinleştiği, davacının, taşınmazların öncesinde kök murislerine ait olduğunu ileri sürmek suretiyle payı oranında tapu iptali ve tescil istemli olarak eldeki temyize konu davayı açtığı, Yerel Mahkemece verilen ilk kararın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması sonrasında çekişme konusu 1 27... ve 1 31... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde ... Bankası lehine ipotek bulunması nedeniyle adı geçen bankanın davaya dahil edildiği anlaşılmaktadır.
İddianın ileri sürülüş biçimi ve dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tapu iptali ve tescil davalarının kayıt maliki aleyhine açılması gerekli ve yeterlidir. Somut olayda; davacı, kayıt maliki davalı ...'a husumet yönelterek dava açmıştır. Yargılama sırasında İstinaf Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında davacının 18.03.2023 tarihli dilekçesi ile ... Bankasının davaya dahil edilmesinin talep edildiği ve böylece bankanın davaya dahil edildiği anlaşılmıştır. Tapu kayıt maliki olmayan ... Bankasının Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2023 tarihli kararı sonrası davaya dahil edilmesi, adı geçene taraf sıfatı kazandırmaz. Kural olarak davanın tarafı olmayan kişiler hükmü temyiz edemez. ... Bankası ara malik de değildir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre bir hükmü hukuksal yararı bulunmak koşulu ile ancak davanın tarafları temyiz edebilir.
Çekişmeli taşınmaz davalı ... adına kayıtlı olduğuna ve çekişmeli taşınmaz yönünden verilen hüküm ile ... Bankası aleyhine hukuksal bir durum da yaratılmadığına göre, dahili davalı ... vekilinin temyiz isteminde hukuki yararının bulunmadığı kuşkusuzdur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dahili davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde temyiz eden dahili davalı ... Bankasına iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.