Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2775 K.2025/4900

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2775 📋 K. 2025/4900 📅 05.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2775 E.  ,  2025/4900 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1229 E., 2025/284 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/53 E., 2023/58 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile katılma yoluyla davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 21... parsel sayılı taşınmazın davacıların zilyetliğinde olduğunu, söz konusu taşınmazın murislerinden intikal ettiğini, murisin 1972 yılından bu yana söz konusu taşınmaza malik sıfatıyla zilyet olup imar ve ihyasının gerçekleştirildiğini, buna ilişkin 02.08.1974 tarihli harici satım senediyle satın alındığını, satış senedinde satışa konu taşınmazın hudutlarının belirlendiğini ileri sürerek davanın kabulü ile Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 21... parsel taşınmaza ilişkin tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini öne sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın imar planında içme ve kullanma suyu uzun mesafeli koruma alanında kaldığını, zilyetlikle kazanılamayacağını öne sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı Hazine vekili ile davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın hak düşürücü süre yönünden reddine dair Mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davada dava konusu taşınmazın tapuda davalı Hazine adına kayıtlı olduğu, ... Belediye Başkanlığına husumetin düşmediği gözetilerek davalı ... Belediye Başkanlığına yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmemesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacılar vekili ile davalı Hazine vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan yönlerden 6100 sayılı HMK'nun 3 55... /(1)-b/2. maddeleri gereğince ayrı ayrı kabulü ile kararın kaldırılarak,
Davalı ... Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine,
Davalı Hazine aleyhine açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre değerlendirmesinin iyi niyetle bağdaşmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar lehine hükmedilmiş vekalet ücretinin yüksek mahkeme kararlarına aykırılık teşkil ettiğini, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hukuka aykırı karar verildiğini öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; katılma yoluyla temyiz başvurularının kabulüyle vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucunda Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 21... parsel sayılı taşınmaz ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve 01.12.2005 tarihinde tescil edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 01.12.2005 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 31.01.2022 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin ve davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.