Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5223 K.2025/4909
1. Hukuk Dairesi 2024/5223 E. , 2025/4909 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1810 E., 2024/1785 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/166 E., 2022/207 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının murisi olan eşi ...'un 30.01.2009 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçısı olarak davacı ile murisin kardeşleri olan davalıların kaldığını, Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 160 31... sayılı parselde bulunan taşınmazı murisin kooperatif üyesi olarak satın aldığını ancak murisin ölümünden sonra taşınmazın davalılar adına 1/2 payla tescil edildiğini öğrendiğini, ödemeler tamamlandığında tescilin muris adına yapılması gerekirken davalılar adına yapıldığını, murisin sağlık durumunun kötü olduğunu, sağlıklı irade ile hareket edemediğini, sürekli antidepresan kullandığını, ... Hastanesinde kalması değerlendirildiğinde iradesinin yanıltıldığını, davacının veya murisle evlenecek kişinin miras payından mahrum edilmesi için muvazaalı şekilde tapunun davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde saklı payı oranında tenkise karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların 1980 yılından itibaren ... Yapı Kooperatifi ve S.S. ... Toplu İşyeri Kooperatifine üye olduklarını, ödemeleri kendilerinin yaptığını, 17 yıl boyunca davacının hiç vergi ödememesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davalıların ekonomik ve sosyal durumlarının bu taşınmazları almak için yeterli olduğunu, taşınmazların edinildiği 2000 tarihinde tek mirasçıların davalılar olduğunu, murisin davacı ile 2002 yılında evlendiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Ankara 37. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; Tasfiye Halinde S.S. ... Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi yazı cevabında, 19 80... yılları arasında kooperatiflerine bütün ödemelerin banka kanalı ile yapıldığı, davacı ... ve ... tarafından kooperatiflerine banka kanalı ile veya nakden hiçbir ödeme yapılmadığının bildirdiği ve davalı ... tarafından yapılan ödemelere dair evrakların gönderildiği, ...'tan gelen cevapta banka kayıtlarında en fazla 10 yıl geriye dönük araştırma yapılabildiğini, hesap açılış yılı 2009 öncesi olması nedeniyle banka kayıtlarının mevcut olmadığının bildirildiği, ... Bankası tarafından gönderilen cevabi yazıda kişilere ait rastlanılan bilgilerin gönderildiği, CD incelendiğinde hesap bilgileri, hesap ekstresi, havale bilgileri, EFT bilgilerinin yer aldığı ancak davacının iddia ettiği davacı veya murisi tarafından yapılan herhangi bir kooperatif ödemesi bulunmadığı hususu değerlendirilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; mirasbırakan ...'un 30.01.2019 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak eşi olan davacı ile davalı kardeşlerini bıraktığı, her ne kadar davacı, murisin kendisinden mal kaçırmak amacıyla tasarrufta bulunduğunu belirtmiş ise de incelenen tapu kaydına göre muris tarafından yapılan bir temlikin bulunmadığı, böyle bir temlikin açıkça gösterilmediği, davacı, dava konusu taşınmazın edinilmesine neden olan kooperatif üyelik ve ödemelerini murisinin yaptığını beyan etmiş ise de bu hususu ispat edemediği, ilgili kooperatif tarafından da kooperatif üyesinin davalılar olduğunun bildirildiği, davacı ve muris tarafından bir ödemenin de yapılmadığının belirtildiği, bu durumda muris tarafından davalılara yapılmış bir temlik işlemi bulunmadığı gibi murisin kooperatif üyesi olduğu ve üyelik hakkının devredildiği iddiasının da kanıtlanamadığı, diğer taraftan kooperatif üyeliğinin devredildiği kanıtlanmış olsa dahi anılan tasarrufun 01.04.19 74... /2 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı kapsamında değerlendirilemeyeceği, davada muris muvazaasına konu bir tasarrufun bulunmadığı, tenkise tabi bir kazandırmanın da olmadığı tartışmasızdır. Bu sebeple Mahkemece muris muvazaası ve tenkis hukuksal nedenleri bakımından davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle esastan ret kararı verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek dava konusu işlemin muvazaalı olduğunu, murisin iradesinin yanıltıldığını, Mahkemece, kendilerinin talep etmesine rağmen ... Hastanesine yazı yazılmadığını, muris ile eski eşinin banka hesaplarının celp edilmediğini, Mahkemece Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/155 tereke esas sayılı dosyasının celbi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde tenkis istemine ilişkindir.
Bölge Adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... işyerleri sitesi, 201. cadde 160 31... Parsel üzerindeki 108 nolu “Kargir işyeri” nitelikli bağımsız bölümün 25.12.2000 tarihinden itibaren ve dava tarihinde halen davalılar adına 1/2 müşterek payda ile kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.