Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4450 K.2025/4950

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4450 📋 K. 2025/4950 📅 05.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/4450 E.  ,  2025/4950 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2647 E., 2025/1009 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı(Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/642 E., 2023/441 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Mahkemece daha önce görülen 2014/338 Esas, 2019/178 Karar sayılı ilamın Yargıtay denetimine girmeden usuli anlamda kesinleştiğini, ancak tanık delili ve diğer gerekçelerle yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurmaları gerektiğini, sonradan ortaya çıkan tanıkların murisin sağlığında iken mirasçıları arasında yaptığı mal paylaşımına detaylı tanıklık yapacağını ve bu hususun davalarının esası olduğunu, tanıklarının dinlenmesinden sonra Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2019/1533 Esas, 2021/1139 Karar sayılı ilamının gerekçesinde belirttiği "murisin sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapmışsa mal kaçırmak kastından söz edilmeyeceği" yönündeki maddi olguya da aykırı olarak hüküm kuran İstinaf Mahkemesinin anılan karar metnine geçirdiği için İlk Derece Mahkemesinin gidermesi gereken bir eksiklik olarak ortaya çıkan incelemenin yapılmasını ve böylece ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesini, tüm tereke kapsamında murisin yaptığı taksim olgusu açısından değerlendirmenin yeniden yapılması gerektiğini, yapılacak tespitler sonucunda, hazırlanacak bilirkişi raporlarıyla murisin daha sağlığında zaten mirasçıları açısından hak ve adalete uygun olarak hak dengesini gözeterek mirası paylaştırdığı hususunun kanıtlanmış olacağını, öte yandan aleyhine Mahkemece verilen ve kesinleşen kararın icrasının yapıldığı Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2022/8398 Esas sayılı icra takibinin ihtiyaten durdurulmasını, kararla birlikte iptalini, yargılamanın iadesi taleplerinin kabulü ile Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/338 Esas sayılı dosyadaki kararın ortadan kaldırılmasını ve anılan davanın ilk verilen karara uygun olarak tekraren reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Gölbaşı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/338 Esas, 2019/178 Karar sayılı kararı uyarınca yargılamanın iadesini 13.06.2022 tarihli dilekçe ile ilgili dosyadan talep ettiğini, sonuç alınamaması üzerine aynı talepleri yenileyerek eldeki davayı açtığını, açılan dava yetkili dosyada talep edilmediği gibi Kanun'un 378. maddesi uyarınca yasal süresi içinde açılmadığını, yine davada yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin bulunmadığını, davacı tarafın esasa ilişkin cevaplarında hükmü veren mahkeme kararının farklı gerekçeler sunarak kaldırılmasını talep etmiş ise de davacının bu talebinin incelenmeksizin reddi gerektiğini, davacının tanık olarak gösterdiği kişilerin ve iddiaların belgeye dayalı olmadığını, yanlı olacağını, davacının annesinin yargılamada dinlenebileceği halde beyanının alınmadığını, sonradan oluşan bir durum olmadığı gibi ortada yapılan rızai taksim bulunmadığının görüleceğini, kesinleşen hükmün icrasını kaldırmak için bu davanın açıldığını, yargılamanın yapıldığı dosyada verilen hükmün usul ve yasaya uygun olduğu gibi davacının talepleri, dayandığı tanıklar ve yasal koşullar oluşmadan açılan davanın reddinin gerektiğini, ayrıca davacının dilekçesinde bildirdiği tanıkların ikisinin Gölbaşı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/338 Esas sayılı dosyasında dinlenildiğini, diğer tanığın ise zaten davacı ile aynı köyde ikamet ettiğini, yani sonradan ortaya çıkan bir durum ve belge de bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, bu sebeplerle davacı tarafın yargılamanın yenilenmesi talebinin süre, yetki, usul yönünden reddine, esastan yapılacak incelemede, koşulları oluşmadığından haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın esastan reddine karar verilmiş, kararda yargılamanın iadesi istemi ayrı bir dava olup usulden değil, esastan ret kararı verildiği için nispi harcın tamamlattırıldığı ve nispi vekalet ücretine hükmedildiği belirtilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kanuna ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
HMK'nın 374 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın iadesi talebi hukuki niteliği gereği ayrı ve bağımsız bir davadır. Diğer bir deyişle dava, yargılamanın iadesi istenilen davanın devamı niteliğinde değildir. HMK'nın 378. maddesi gereğince, yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçe, kararı veren mahkemece incelenir.
Dosya kapsamından, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 08.07.2021 tarih ve 2019/1533 Esas, 2021/1339 Karar sayılı kararıyla; Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.04.2019 tarih ve 2014/338 Esas, 2019/178 Karar sayılı kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü yönünde esas hakkında yeniden karar verildiği, bu karara karşı yargılamanın iadesi talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçenin, yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak kararı veren mahkemece incelenip karar bağlanması gerektiğinden, uyuşmazlığın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
O halde, görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK m. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması (HMK m. 115/1) gerekmekle İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.