Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2699 K.2025/4920
1. Hukuk Dairesi 2024/2699 E. , 2025/4920 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/24 E., 2024/391 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/66 E., 2023/238 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Ordu ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 2 11... parselin davacıya ait olduğunu, murislerinden intikal eden 2 11... parsel sayılı taşınmazın kardeşi ...’a, 2 11... parsel sayılı taşınmazın kardeşi ...’ye verildiğini, dava konusu taşınmazın da davacıya ait olup taşınmazda davalıların hakları bulunmadığını belirterek 2 11... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; davanın kötü niyetli olarak açıldığını, davacının babalarından kalan taşınmazlardan kendilerini mahrum etmeye çalıştığını, babasından kalan miras hakkını istediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2020 tarih ve 2018/70 Esas, 2020/15 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın bir bütün olarak babalarından kaldığı ve babaları vefat ettikten sonra anneleri ile köy büyüklerinin bir araya gelerek bu yeri üç ayrı parçaya bölüp taksim ettikleri, evin daha geniş çevresinde bulunan evin havlisi diye tabir ettikleri iki parçanın ayrı ayrı ... ve ...'e bırakıldığı ve evin daha yakın çevresinde bulunan ve evin yanı olarak tabir ettikleri yerin ise davacı küçük olduğundan ve annesi ile yaşadığından davacıya verildiği, daha sonra yörede yapılan kadastro çalışmaları sonucunda davalılara verilen yerlerin 2 11... ve 33 parsel olarak numaralandırılarak adlarına yazıldığı, dava konusu edilen evin dar çevresinde bulunan taşınmazın ise 2 11... parsel olarak numaralandırılarak yapılan taksime göre davacı ... adına yazılması gerekirken davacı ve davalıların murisi ... adına tespit edildiği, davalıların da bu paylaşıma göre adlarına yer yazıldığını kabul ettikleri, ancak kendilerine yazılan bu yerlerin davacıya kalan yerden yüz ölçüm olarak daha az miktarda olduğu için bu yerlerden de pay almak istedikleri gerekçesi ile davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Karara karşı davalılar istinaf başvurusunda bulunmuş, ek kararla davalı ...’in istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 12.05.2022 tarih ve 2022/250 Esas, 2022/611 Karar sayılı kararı ile; eksik araştırma ile karar verildiği belirtilerek taşınmazla ilgili taksim ve zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, dosya Mahkemesine gönderilmiştir .
Gönderme kararı sonrasında, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ortak muris ...’ın vefatından sonra köy ihtiyar heyetince bir taksim anlaşmasının yapıldığı, ancak davalı ...'nın bu taksime katılmadığı, taraflar arasında çekişmeli taşınmazların paylaşımına ilişkin sürekli bir anlaşmazlık yaşandığının mahalli bilirkişi beyanları ile sabit olduğu, ayrıca her ne kadar mahalli bilirkişi ... taşınmazların eşit şekilde taksim edildiği yönünde beyanda bulunmuş ise de dava konusu 2 11... parselin 14 dönüm civarında, 32 parselin 3 dönüm civarında, 33 parselin ise yaklaşık 5,5 dönüme yakın bir yüz ölçümüne sahip olduğu, davacının iddiası doğrultusunda dava konusu 31 parselin yarısının tarafların annesi ...'a yarısının davacıya ait olduğu kabul edilse dahi parsellerin eşit olarak bölünmediği ve taraflar arasında taşınmazların paylaşımına ilişkin anlaşmazlıkların yaşanmış olması nedeniyle dava konusu çekişmeli taşınmaz olan 2 11... parsel sayılı taşınmazın yalnızca davacıya ait olmadığı, davacı ve davalıların miras payları oranında haklarının olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, çekişmeli taşınmazın evveliyatında ortak muristen kaldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamasına, Mahkemece yapılan keşifte alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla murisin terekesinin yöntemince taksim edilmediğinin belirlenmesine göre Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkeme kararı ile gerekçesinin çeliştiğini, dava konusu taşınmazın 40 yıl önce paylaşıldığını, aradan geçen 40 yıl boyunca kimsenin payına düşen bölüme itiraz etmediğini, dava konusu taşınmazın paylaşımla davacıya düştüğü hususunun tanık ve bilirkişi beyanları ile de sabit olduğunu, davalılar adına tapu düzenlenmişken davacı adına tapu kaydı bulunmadığını, davalıların paylaşımı kabul ettiklerini ve paylarına ayrılan bölümün küçük olduğunu ifade ettiklerini, ilk kararın lehlerine olmasına ve benzer beyanlara rağmen ikinci kararda davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz ve çelişkili olduğunu, paylaşılan parsellerin tapu tescili esnasında, ...’ın vefatından sonra yapılan bölümleme ve tahsise uygun olarak 2 11... parselin ... adına, 2 11... parselin ... adına kaydedildiğini, buna göre tapu kaydı oluştuğunu, kadastro öncesi bölümleme esnasında ...’a tahsis edilen arazinin kadastro esnasında 2 11... parsel numarası ile tescillendiğini ve ... adına kaydedildiğini, 2 11... parsel sayılı taşınmazı davalı ... adına tescillenmesi gerekirken yanlışlıkla ... Güçlü adına tescillendiğini, davalı ...’nın bu durumu fırsat bilerek herhangi bir mal paylaşımı olmadığını, kendi adına düzenlenmiş bir tapunun bulunmadığını ifade ederek Mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, tüm dosya kapsamından iddialarını ispatladıklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda, Ordu ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 2 11... parsel sayılı taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarafların murisi ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyada adli yardım talebi kabul edildiğinden temyiz başvurusu aşamasında alınmayan aşağıda yazılı 2.107,80 TL temyiz başvuru harcı ile 615,40 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.