Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/823 K.2025/4879

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/823 📋 K. 2025/4879 📅 04.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/823 E.  ,  2025/4879 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/106 E., 2023/305 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/303 E., 2020/531 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... ve vekili Avukat ... geldiler, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen asil ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan ...'ın maliki olduğu 1 10... ve 6 parsel ile 1 07... parsel sayılı taşınmazları mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak 19 82... yıllarında kadastro öncesinde davalı oğlu ...’a satış ve bağış suretiyle devrettiğini, mirasbırakanın son derece varlıklı olup taşınmaz satma ihtiyacının bulunmadığını, davalı tarafın ise satış tarihinde gelirinin olmadığını, davalının zorlaması ve uyandırdığı acındırma duygusundan ötürü bağış amacı ile hareket edildiğini, mirasbırakana çoğunlukla davacıların baktığını, davalının taşınmazın kendisine bağışlanmasını gerektirecek bir katkı ve olanağının bulunmadığını, devredilen taşınmazların en değerli taşınmazlar olduğunu, paylaştırmadan bahsedilemeyeceğini, yine mirasbırakana ait dava dışı 5 parça taşınmazın da davalı tarafın hileli hareketleriyle davalı adına tescil edildiğini ancak bu hususta şimdilik delillerinin bulunmadığını belirterek taşınmazların tapu kaydının muris muvazaası nedeniyle iptaliyle miras payları oranında mirasçılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların davalı tarafından ... ve ... ...'den 19 86... yıllarında köy senedi ile satın alındığını ancak kadastro çalışmaları esnasında tapu kayıtlarında muris ... tarafından satış olarak gösterildiğini, taşınmazların 30 yılı aşkın süredir davalı tarafından kullanıldığını, mirasbırakan tarafından devredildiğinin kabulü halinde dahi mal kaçırma amacının bulunmadığını, davalının 19 83... yıllarında 3. kişilerden tarlalar satın aldığına göre alım gücünün olduğunu, mirasbırakanın temlik dışı taşınmazlarının bulunduğunu ve bunlar hakkında ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, mirasbırakana uzun süre davalı ve eşinin baktığını, menkul hükmündeki taşınmazlar hakkında muvazaanın iddia edilemeyeceğini, yapılan devrin bağış hükmünde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazların senetsiz yerlerden olup kadastro sırasında davalı adına tescilinin yapıldığı, taşınmazların tapulamadan önce davalıya devredildiği ve mirasbırakanın tapulu taşınmazı olmadığı, Yargıtay kararları uyarınca tapulamadan önce gerçekleştirilen devirler açısından tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamak şeklindeki muvazaalı eylemden söz edilemeyeceği, somut olayda muris muvazaasından bahsedilemeyeceği, yorum yoluyla içtihadı birleştirme kararının uygulama alanının genişletilemeyeceği, tapu kaydının davalı adına oluşmasının dayanağının mirasbırakanın tapulama sırasında tapulama teknisyeni huzurunda verdiği tek taraflı beyanı olduğu, taşınmazların davalıya devrini sağlayan bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından 01.04.19 74... /2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve vekalet ücreti yönünden davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın bizzat mirasbırakanın üzerinde tapuda kayıtlı olan taşınmazlar yönünden uygulama olanağı bulduğu, tapuda yapılan temlikler dışındaki işlemler yönünden uygulanamayacağı, öncesi tapusuz olan taşınmazların menkul mal niteliğinde olduğu ve zilyetlikten ibaret olan hakkın devri suretiyle yapılan elden bağışlama sözleşmelerinin hiçbir şekil koşuluna bağlı bulunmadığı, davaya konu taşınmazların tesis kadastrosu ile davalı adına senetsizden tescil edildiği, tapulamadan önce miras bırakanın tapulu taşınmazı olmadığı, mirasbırakanın taşınmazların davalı adına tespitlerine yönelik muvafakat beyanının bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesinde ve davacının dava ettiği miras payının dava tarihindeki değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde; aşamalardaki bayanlarını tekrarlayarak köy satış senetleri sunulmasına rağmen gerekçelerde ısrarla senetsiz ifadesinin kullanıldığını, sunulan köy senedinin pullu olarak miras bırakan ve davalı oğlu arasında yapıldığını, senet tanıklarının dinlendiğini, senetsiz taşınmazlara ilişkin yargı kararlarının davaya uygulanamayacağını, taşınmazların edinme sebebinde kaç yılında kimden kime satıldığının açık olduğunu, Mahkemelerce köy senetlerinin tartışılmadığını, sunulan köy senetlerinin tapu kayıtlarıyla uyuştuğunu, sunulan deliller ve dayanılan vakıaların değerlendirilmediğini, toprağın taşınır mal olarak kabulünün mümkün olmadığını, iddiaların tanık beyanları ile kanıtlandığını, tapusuz taşınmazların tapulu hale geldiğinde muris muvazaasının düşünülmemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, sözleşmenin sözlü veya yazılı olarak tutanağa geçirilmek suretiyle kayıt altına alındığını, usulden redde uygulanan vekalet ücreti yerine esasa ilişkin vekalet ücreti tarifesinin uygulanmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; davaya konu 1 10... ve 6 parsel sayılı taşınmazların tek parça halinde 1834 tahrir numaralı vergi kaydı ile ... adına kayıtlı olup 20 yılı aşkın süredir tasarrufundayken 1970 yılında ifraz edildiği ve ifrazen oluşan 4 ve 6 parsellerin 1982 yılında oğlu ...'a haricen satıldığı ve zilyetliğinin devredildiği belirtilerek 02.08.1988 tarihinde ... adına tespit edildiği, tespitin 30.10.1989 tarihinde kesinleştiği; davaya konu 1 07... parsel sayılı taşınmazın 671 tahrir numaralı vergi kaydıyla ...'in tasarrufundayken 1967 yılında haricen oğlu ...'e sattığı, ...'in 1968 yılında haricen ...'a sattığı, ...'in de 1986 yılında haricen oğlu ...'a hibe ettiği belirtilerek 20.06.1990 tarihinde ... adına tespit edildiği, tespitin 28.06.1991 tarihinde kesinleştiği, mirasbırakan ...'ın kadastro tespitlerinden sonra 2001 yılında ölümüyle geriye eşi ..., davacı çocukları ... ve ... ile davalı oğlu ...'in kaldığı, davanın 04.05.2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 75,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.