Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5128 K.2025/4773
1. Hukuk Dairesi 2025/5128 E. , 2025/4773 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/166 E., 2023/68 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleştirilen davada davacılar ve asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl ve birleştirilen davada davacılar; mirasbırakanları ...’den kalan Batman ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan dava konusu 1 44... , 17, 21, 31, 1 45... , 10, 1 51... , 1 57... , 19, 20, 1 58... , 1 59... , 18, 20, 24, 30, 1 60... , 1 62... , 1 63... , 10, 11, 1 64... , 4, 1 65... , 1 67... , 1 75... parsel sayılı taşınmazların davalı ... tarafından kadasto çalışmaları sırasında davalı gelini ... adına tespit ve tescil ettirildiğini, ...’in daha sonra 1 57... ve 1 67... parseller dışındaki taşınmazları davalı ...’e devrettiğini, tespitlerin hatalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
2. ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ve ... aynı iddiaları ileri sürerek dava konusu taşınmazların miras payları oranında iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; iddiaların haksız ve yersiz olduğunu, dava konusu 1 44... parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından satın alındığını, 1 45... , 10, 1 62... , 1 65... , 1 59... , 1 64... , 1 63... , 1 63... , 1 67... parsel sayılı taşınmazların kök muris ...’den miras yolu ile kalan taşınmazlar olduğunu, ... mirasçıları olan ... ile diğer mirasçılar arasında harici taksim ve kura sonucunda taşınmazların taksim edildiğini, taksim sonucuna göre kadastro tespiti sırasında taşınmazların tespit ve tecsil edildiğini, kök muristen kalan ve dava konusu olmayan 1 44... , 1 60... , 1 57... , 1 59... , 1 59... parsel sayılı taşınmazların da davacılar ... ve ... adına tespit edildiğini, geri kalan taşınmazların tamamının davalı ..., babası ... ... ve ortakları ... ve ... ... tarafından 40 yıl önce ... ve ... ...’den satın alındığını, bu taşınmazların kök muris ... ile bir ilgisi olmadığını, ...’ün satın aldığı taşınmazları fiilen oğluna devir ettiğini, kadastro tespitini de oğlunun isteği ile gelini ... adına yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2013/9 Esas, 2015/95 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 1 51... , 1 44... , 21, 31, 1 59... , 24, 30, 1 58... , 1 60... , 1 65... , 1 64... , 4, 1 63... , 1 62... parsel sayılı taşınmazların muris ile ilgisinin olmayıp üçüncü kişiden satın alındığı, geri kalan taşınmazların ise taksim edildiği ve bu taksime uygun şekilde kadastro tespitlerinin yapıldığı gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar ve müdahil davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.02.2019 tarihli ve 2016/7041 Esas, 2019/844 Karar sayılı kararıyla; “Dava konusu 1 57... parsel sayılı taşınmaz ile 1 67... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kaydedilen hissesine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; çekişmeli taşınmazların tapu kayıt maliki olan ..., davalı ...’ün gelini olmakla muris ... terekesine karşı üçüncü kişi durumundadır. Terekeye dahil bir taşınmaz hakkında bir mirasçı diğer mirasçılar aleyhine tek başına miras payı oranında adına tescil istemi ile dava açabilirse de üçüncü kişiye karşı miras payının adına tescili istemiyle dava açamaz. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp haklarının terekenin tamamını kapsadığı, TMK'nın 702. maddesine göre topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği açıktır. Bu halde mirasçılardan birisinin kendi payı hakkında açtığı dava, diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekir. Bu durum karşısında Mahkemece çekişmeli taşınmazların davalı ...’ün babası tarafından üçüncü kişi konumunda olan dava dışı ... ... isimli kişiden alındığı gerekçesi ile esastan ret kararı verilmesi isabetsiz ise de verilen ret kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan 1 57... ve 1 67... parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava konusu diğer parsellere ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davalı ..., dava konusu 1 44... , 17, 21, 31, 1 51... , 1 57... , 19, 1 58... , 1 59... , 18, 24, 30, 1 60... , 1 62... , 1 63... , 1 64... ve 1 75... parsel sayılı taşınmazların öncesinin kök muris ... ile alakasının olmadığını, bu taşınmazların üçüncü kişi konumunda olan dava dışı ... ve ... ...’den satın alındığını savunmuş, Mahkemece 1 51... , 1 44... , 21, 31, 1 59... , 24, 30, 1 58... , 1 60... , 1 65... , 1 64... , 4, 1 63... , 1 62... parsel sayılı taşınmazların üçüncü kişiden satın alındığı, geri kalan taşınmazların ise taksim edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli değildir. Hâl böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle murise ait taşınmazların tutanakları ile dava konusu 1 44... , 17, 21, 31, 1 45... , 10, 1 51... , 1 57... , 19, 1 58... , 1 59... , 18, 20, 24, 30, 1 60... , 1 62... , 15, 1 63... , 10,11, 1 64... , 4, 1 65... , 1 75... parsel sayılı taşınmazlara komşu taşınmazların kadastro tutanakları ve dayanağı kayıtlar tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra çekişmeli taşınmazlar başında, taşınmazları iyi bilen kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşifte söz konusu taşınmazların dava dışı ... ve ... isimli üçüncü kişilerden satın alınıp alınmadığı hususu yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmak suretiyle belirlenmeli, tanık ve bilirkişi sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, ayrıca 1 44... , 17, 21, 31, 1 51... , 1 57... , 19, 1 58... , 1 59... , 6, 24, 30, 1 60... , 1 62... , 1 63... , 1 64... , 1 75... parsel sayılı taşınmazlar ile davalı tarafından müşterek muristen kaldığı kabul edilen 1 45... , 10, 1 59... , 1 62... , 1 63... , 11, 1 64... , 1 65... parsel sayılı taşınmazlardan hangilerinin muris ...’dan intikal ettiği, terekeye dahil taşınmazların tüm mirasçıların katılımı ile paylaşılıp paylaşılmadığı ve paylaşılmış ise paylaşımın ne zaman yapıldığı, çekişmeli taşınmazların paylaşıma konu olup olmadığı, taşınmazları kimin ne zamandan beri ne şekilde kullandığı hususları yerel bilirkişi ve tanıklara maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tanık beyanları ile yerel bilirkişilerin beyanları çeliştiği takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların taksime ilişkin beyanları dosyaya getirtilecek olan murise ait taşınmazların tutanakları ile denetlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanık beyanlarından dava konusu taşınmazlardan 1 51... parsel, 1 44... parsel, 1 44... parsel, 1 44... parsel, 1 59... parsel, 1 58... parsel, 1 59... parsel, 1 60... parsel, 1 59... parsel, 1 65... parsel, 1 64... parsel, 1 64... parsel, 1 63... parsel, 1 62... parsel sayılı taşınmazların davacıların ve davalı ...'ün müşterek murisi olan kök muris ...'den miras kalmadığı, ...'den miras kalan ve dava konusu olan diğer taşınmazların kadastro tespit tarihi olan 2009 yılından iki yıl önce mahalli bilirkişi ...'in evinde mirasçıları arasında taksim edildiği, 2009 yılında yapılan kadastro tespitinin bu taksimata göre yapıldığı, davacılar adına tapuda kayıtlı olan taşınmaz bilgilerinin yer aldığı tapu kayıtları incelendiğinde, kadastro tespiti esnasında davacılar ve müdahil davacılar adına da dava konusu taşınmazların dışında taşınmaz tespit edildiği ve tapulandığı, bu tespit edilen ve tapulanan taşınmazların kök muris ...'den miras kalıp davalı ... adına tespit gören ve tapulanan taşınmazların karşılığı olduğu, dava konusu taşınmazlardan davalı ... adına tespit gören ve tespit sonrasında diğer davalı ...'e satış yolu ile devir edildiği anlaşılan taşınmazların tamamının davalı ...'ün babası olan ... ... ... tarafından 40-50 sene önce ... isimli şahıstan satın alınan taşınmazlar olduğu, ... ... ...'ün ölümünden sonra bu taşınmazların oğlu ...'e kaldığı, kadastro tespit esnasında Kadastro Kanunu'nda ön görülen salt zilyetlikten tespit edilecek 100 dönümlük taşınmaz miktarına takılmamak için davalı ...'ün gelini olan ... adına tespit gördüğü, gerçekte bu taşınmazların ...'e ait olduğu, davacıların ve müdahil davacıların bu taşınmazlarda bir haklarının bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve birleştirilen davada davacılar ile müdahil davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Asıl ve birleştirilen davada davacılar ve müdahil davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahalli bilirkişi beyanlarının çelişkili olup Mahkemece bu çelişki giderilmeden karar verildiğini, mahalli bilirkişilerin tarafsız şekilde beyanda bulunmadıklarını, davalı tarafça savunmalarının ispat edilemediğini, yargılama sırasında dava konusu taşınmazların değerinin %15'i oranında teminat yatırılmasına karar verildiğini, davacılarca bu miktarın temin edilemediğini, bu nedenle taşınmazlar üzerine konulan tedbirin kaldırıldığını, yargılama sırasında taşınmazların bir kısmının Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin de davalı tarafa ödendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 44... , 17, 21, 31, 1 45... , 10, 1 51... , 1 57... , 19, 1 58... , 1 59... , 18, 20, 24, 30, 1 60... , 1 62... , 15, 1 63... , 10, 11, 1 64... , 4, 1 65... , 1 75... , 1 57... , 1 67... parsel sayılı muhtelif yüz ölçümlü taşınmazlardan 1 44... , 21, 31, 1 58... , 1 59... , 24, 30, 1 60... , 1 64... , 1 65... , 1 57... parsel sayılı taşınmazların ... adına, 1 57... , 1 59... , 1 62... , 15, 1 63... , 1 64... parsel sayılı taşınmazların ... adına; 1 44... parsel sayılı taşınmazın ... ve ... ile ... ve ... adına, 1 45... , 10 parsel sayılı taşınmazların ..., ..., ..., ... ve arkadaşları adına, 1 57... , 1 63... parsel sayılı taşınmazların ..., ..., ..., ... ve ... adına, 1 59... parsel sayılı taşınmazın ..., ..., ... ve ... adına, 1 63... parsel sayılı taşınmazın ..., ..., ..., ..., ... ve arkadaşları adına, 1 51... parsel sayılı taşınmazın ... ve ... ... adına, 1 75... parsel sayılı taşınmazın ... ve ... adına, 1 67... parsel sayılı taşınmazın ..., ..., ..., ... ve ... adına tespit ve tescil edildiği, daha sonra ... ...’ın 1 44... , 1 51... parsel sayılı taşınmazlardaki payını satış suretiyle ...’e devrettiği, ...’ün 1 45... , 10 parsel sayılı taşınmazlardaki payı ile 1 44... , 21, 31, 1 58... , 1 59... , 24, 30, 1 60... , 1 64... , 1 65... parsel sayılı taşınmazların tamamını ...’e satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl ve birleştirilen davada davacılar ve davacı müdahiller vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davada davacılar ve davacı müdahiller vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl davada davacılar ve müdahil davacılardan, 1.330,20 TL temyiz başvuru harcı ile 615,40 TL onama harcının temyiz eden birleştirilen davada davacı ...’den alınmasına,
Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.