Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2338 K.2025/4853

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2338 📋 K. 2025/4853 📅 03.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2338 E.  ,  2025/4853 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1193 E., 2025/195 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan) ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/92 E., 2023/54 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların ...'ın mirasçıları olduğunu, İzmir ili ... ilçesi ...'de bulunan 1 10... parsel (yeni 1 72... parsel) sayılı taşınmazın yapılan kadastro çalışmaları sonucunda Hazine adına tescil edildiğini ancak bu taşınmazın 1985 yılından beri murisleri ... ve kendileri tarafından kullanıldığını, taşınmazın imar-ihya edildiğini ileri sürerek 1 10... parsel (yeni 1 72... parsel) sayılı taşınmazın davalı adına tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın beyanlar hanesinde davacıların işgalci olarak yazılmasını talep etmiştir. Yargılama sırasında ... mirasçıları ... ve ... davaya muvafakat etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl ve birleştirilen davada davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 1 72... parsel sayılı taşınmazın 16.11.2021 tarihinde TOKİ Başkanlığına devredildiğini, bu nedenle davada taraf sıfatları bulunmadığını ve hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Feri müdahil ... vekili; dava konusu taşınmazı 09.02.2023 tarihinde satın aldığını belirterek davalı taraf yanında feri müdahil olarak davaya katılma talebinde bulunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/115 Esas sayılı davasında görülen yargılama sonucunda 2022/115 Esas sayılı davanın aynı Mahkemenin 2022/92 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca önceden tespit harici kalan alanların tescili çalışmaları sırasında idari yoldan 07.05.2013 tarihinde tarla vasfı ile Hazine adına tescil edildiği, taşınmazın 10 yılı aşkın zamandan beri nizasız ve fasılasız olarak ... oğlu ...'ın zilyet ve tasarrufunda olduğunun tespit edildiği, taşınmazın 16.11.2021 tarihinde Toplu Konut İdaresi Başkanlığına devir edildiği, davacı tarafından başta husumetin Hazineye yöneltildiği ancak Mahkemece HMK'nın 124/3-4 maddesi uyarınca imkan tanınması sonrası davacı tarafça Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve daha sonra Toplu Konut İdaresi Başkanlığının davaya dahil edildiği, taşınmazın 09.02.2023 tarihinde feri müdahil Abdülkadir Bayar'a satıldığı, dava açıldığı tarihte husumet yöneltilen Hazinenin taşınmazı dava tarihinden önce devretmiş olması, sonradan davaya dahil edilen TOKİ'nin dava devam ederken taşınmazı devretmesi nedeniyle pasif husumet ehliyetinin bulunmaması, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının taşınmaza hiçbir zaman malik olmaması nedeniyle husumet ehliyeti bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, dava konusu taşınmazın 18.04.20 22... .05.2022 tarihinde açılan asıl ve birleştirilen dava tarihlerinden önce, 16.11.2021 tarihinde davalı Hazine tarafından dahili davalı ... Başkanlığına devredildiğinin, buna göre dava dilekçesinde davalı gösterilen davalı Hazinenin dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın maliki olmadığının anlaşılması karşısında davalı Hazine yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine; hasımda yanılma koşullarının bulunmadığının da gözetilmesi ile davadan sonra Çevre ve Şehircilik İklim Değişikliği Bakanlığı ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının mahkeme ara kararı ile ayrı ayrı davaya dahil edilmelerinin kendilerine taraf sıfatı kazandırmayacağından, anılan dahili davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davalı Hazine ve dahili davalıları da kapsar şekilde 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince "davalının taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine" karar verilmesinde; hüküm fıkrasında asıl ve birleştirilen dosyalar bazında ayrı ayrı hüküm kurulmamasında isabet görülmediği belirtilerek davacılar vekilinin istinaf talebinin değinilen yönlerden kabulü, sair hususların ise reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle asıl ve birleştirilen davanın pasif husumet yokluğundan reddine, dahili davalı Çevre ve Şehircilik İklim Değişikliği Bakanlığı ile dahili davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda davacıların murisinin yıllarca zilyet olduğunu, taşınmazın yeni malikinin dahili dava yoluyla davaya dahil edildiğini, davalı tarafın kadastro tutanakları kesinleşmeden dava konusu taşınmazı kendi bünyesindeki başka bir kuruma devretmesinin davalı tarafı bağlayacağını, yaptığı işlemde kusursuz sorumluluğunun söz konusu olduğunu, her iki davalının da idare olduğunu, yapılan mülkiyet devrinin tam halefiyet kuralları doğrultusunda değerlendirileceğini, Devletin hüküm ve tasarrufunda olan birimler arasında yapılan devirlerin hukuken 3. kişiye yapılan devir olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının, 06.02.2023 tarihinde BAM Hukuk Dairesince kaldırılmasından sonra davalı TOKİ tarafından dava konusu yerin 07.02.2023 tarihinde ...'a satıldığını, dava şartlarının bulunduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 10... parsel sayılı 9.747, 26... yüz ölçümlü tarla vasıflı taşınmazın, 10 yılı aşkın zamandır davacılar murisi ... oğlu ...'ın zilyetliğinde olduğu belirtilmek suretiyle Hazine adına tespit edildiği, tespite itiraz üzerine kadastro tespitinin 07.05.2013'te kesinleşerek Hazine adına tapuya tescil edildiği; 28.05.2014 tarihinde kesinleşen uygulama (yenileme) kadastrosunda yeni 1 72... parsel numarası ve 9857, 76... yüz ölçümü ile tespit ve tescil edildiği; taşınmaz Hazine adına tapulu iken, 16.11.2021 tarihli devir işlemi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığına devredildiği, taşınmaz ... adına kayıtlı iken, davacı tarafça davalı Hazineye husumet yöneltilerek 18.04.2022 tarihinde asıl davanın, 09.05.2022 tarihinde birleştirilen davanın açıldığı; yargılama aşamasında 09.02.2023 tarihinde dava konusu taşınmazın ... tarafından feri müdahil ...'a devredildiği anlaşılmıştır.
2. Asıl davanın davalı Hazineye karşı açıldığı, dava açılmadan önce dava konusu taşınmazın TOKİ'ye devredildiği, usul hukukunda dahili davalı kurumu da bulunmadığı gerekçeleriyle asıl dava yönünden pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olup davacılar vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3. Birleştirilen davanın 09.05.2022 tarihinde davalı Hazine ve davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına karşı açıldığı, dava dilekçesinde özellikle dava konusu taşınmazın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına devredildiği bilgisinin alındığı hususuna yer verildiği, tapu kaydında da taşınmazın ... ... adına kayıtlı olduğu görülmüştür.
4. 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu'nun ek 1. maddesinde "Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlı ve kamu tüzel kişiliğine sahip ... kurulduğu" düzenlemesine yer verildiği, böylece TOKİ'nin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı olduğu, birleştirilen davanın da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına açıldığı gözetildiğinde pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
5. Bölge Adliye Mahkemesince, belirtilen husus gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddine,
Davacılar vekilinin birleştirilen davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.