Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4300 K.2025/4867
1. Hukuk Dairesi 2025/4300 E. , 2025/4867 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/241 E., 2025/372 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/3092 E., 2024/5567 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ...; Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 49 43... parsel sayılı taşınmaza davalılarla miras yoluyla iştirak halinde malik olduklarını, davalılar tarafından Şanlıurfa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/947 Esas sayılı dosyası ile iştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesi davası açıldığını, taşınmazın tamamı başta muris ...'a aitken ...'nin oğullarından ... ...'ın, annesi gibi türbanlı olan eşi ...'yi tapuda annesi olarak tanıtmak suretiyle taşınmazın 1/3 payını kendi üzerine aldığını, bu durumu davalıların çoğunun bildiğini, yolsuz olan bu tescili sonradan öğrenen diğer kardeşler ile muris ...'nin bu durumu düzeltebilmek için bir anlaşma yaptıklarını ve bu anlaşma gereğince taşınmazın çocuklar arasında eşit olarak hisselendirilerek tapuya tescilinde mutabık kaldıklarını, ... ... ile muris ...'ın imzasını taşıyan 08.02.1977 tarihli belgede taşınmazın tamamı üzerindeki 1/5 hisse ... üzerinde kalacak şekilde diğer 4 payın diğer kardeşler ..., ... ..., ... ... ve ...'a satışının yapılmasının öngörüldüğünü, buna rağmen, güncel tapu kaydına bakıldığında 1/3 payın halen ... ... üzerinde kaldığını, amaçlanan işlemin Tapu Sicil Müdürlüğünde tamamlanmadığını, bunun nedeninin bilinmediğini, anılan belgenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 676 vd. maddelerinde düzenlenen paylaşma sözleşmesi olduğunu, bu sözleşmeye göre payına taşınmazdan 645, 59... yer isabet etmesi gerekirken güncel kayda göre 358, 66... yer verildiğini, terdiden anılan belgenin geçerli bir miras paylaşım sözleşmesi olmayacağının kabulünde dahi, ... ...'ın taşınmazın 1/3 payını edinimi yolsuz tescile dayalı olduğundan bu kez kendi payına 538, 00... yer isabet etmesi gerektiğini, öte yandan, bir an için ...'nın muris ...'den 1/3 pay edinimi şeklindeki tapu işleminde taraf yolsuzluğu olmayıp işlem için tapuya gerçekten ...'nin gitmiş olduğu varsayılsa dahi, 1/3 payın devrinin muris muvazaası nedeniyle de geçersiz olduğunu ileri sürerek taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile ... ..., ..., ... ..., ... ... ve ...'a 1/5'er pay ait olacak şekilde düzeltilerek bu kişilerin adlarına tesciline, tescilin bu şekilde düzeltilmesinin sonucu olan intikal işlemlerinin oluşacak yeni paylara göre yeniden yapılmasına, bu talep kabul edilmezse ... adına kayıtlı 1/3 pay bakımından yolsuz tescilin iptaline, iptalin sonucu olarak intikal işlemlerinin oluşacak yeni paylara göre yeniden yapılmasına, bu talep de kabul edilmezse yine Bekir Sıktı adına kayıtlı 1/3 pay bakımından muris muvazaası nedeniyle işlemin iptaline, iptalin sonucu olarak intikal işlemlerinin oluşacak yeni paylara göre yeniden yapılmasına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından dayanılan 08.02.1977 tarihli belgenin hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, ... ...'ın taşınmazın 1/3 payını muris ...'den satın aldığını, davanın kötü niyetle açıldığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... dışındaki davalılar bakımından davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... bakımından ise yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre nedeniyle reddine, paylaşım ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil davasının ise ispatlanamadığı gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı talebi değerlendirildiğinde davaya konu taşınmazın kadastro tutanağının 08.02.1977 tarihinde kesinleşmesine rağmen, davanın 25.08.2022 tarihinde açıldığı, Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen yasal 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davacı ikinci terditli talep olarak miras taksim sözleşmesine dayanmış ise de sunulan miras taksim sözleşmesinin aslı ibraz edilmediği gibi sözleşme tarihi itibariyle kadastro tutanağı kesinleşmiş olduğundan ve sözleşmede sadece ...'nin imzası bulunduğundan davalı Bekir'in payını kapsamadığı, davacı son terditli talep olarak muris muvazaası hukuki nedenine dayanmış ise de davalı Bekir'in taşınmazdaki payını kadastro ile edindiği, muris ... tarafından davalı Bekir'e devredilen bir pay olmadığından muris muvazaasından da bahsedilemeyeceği, dava dosyasındaki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün itirazlarının reddi ile usul ve yasa yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava dilekçesindeki iddialarını yinelemiş; davacının her üç hukuki neden bakımından davayı açmakta hukuki yararının olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, miras taksim sözleşmesi, yolsuz tescil (kadastro öncesi neden) ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...'ın 19.09.1996 tarihinde öldüğü, geride mirasçıları olarak davanın taraflarının kaldığı; 1968 yılında yapılan kadastro çalışmaları neticesinde Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 84... parsel sayılı taşınmazın 2/3 payının ... ... kızı ... (muris), 1/3 payının ise muris ...'nin oğlu (bir kısım davalıların murisi) ... ... adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 10.01.1970 tarihinde kesinleştiği, 04.09.2009 tarihinde yapılan imar işlemi sonucu taşınmazın 49 43... parsel (12911, 90... , arsa) numarasını aldığı, kayıt maliklerinden muris ...'nin 19.09.1996 tarihinde, ...'nın ise 02.03.2018 tarihinde ölümüyle taşınmazın mirasçılarına intikal ettiği, tapuda intikal işlemlerinin 14.10.2020 tarihinde yapıldığı, daha sonra mirasçılar arasında yapılan temlikler sonucu taşınmazın davacı ... ile davalı ... adına iştirak halinde kaydedildiği; taşınmazın kadastro tespitinin 21.09.1959 tarihli, 117 sıra nolu ve 16.05.1960 tarihli, 72 sıra nolu tapu kayıtlarına dayalı olarak yapıldığı, anılan kayıtların Dairemizin geri çevirme kararları ile dosya arasına getirtildiği, yapılan incelemede ...'ın (muris) taşınmazdaki payın bir kısmını uhdesinde bırakarak geriye kalan 32 payını dava dışı ...'e satış yoluyla temlik ettiği, ...'in taşınmazdaki bu pay ile birlikte dava dışı kişilerden temlik aldığı payın tamamını 16.05.1960 tarihinde ...'ya (bir kısım davalıların murisi) satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; özellikle davacı tarafından terditli olarak dayanılan muris muvazaası hukuki sebebi bakımından Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçenin aksine dava konusu taşınmazın evveliyatı tapulu olup muris tarafından dava dışı ...'e, ... tarafından da bir kısım davalıların murisi ...'ya satış yoluyla devredilen paylar yönünden 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yerinin bulunduğu, ne var ki Mahkemece, usulüne uygun şekilde verilen ihtarlı kesin süreye rağmen keşif giderleri yatırılmadığından davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, dosyada mevcut deliller dikkate alındığında davacının muvazaa iddiasını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190. ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 6. maddeleri uyarınca ispatlayamadığı anlaşıldığına göre; temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.