Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5018 K.2025/4788
1. Hukuk Dairesi 2024/5018 E. , 2025/4788 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/207 E., 2024/533 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/9 E., 2023/396 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; muris babaları ... tarafından davalı aleyhine boşanma istemli dava açıldığını, dava devam ederken 13.11.2016 tarihinde davacı ...'ün öldüğünü, davaya mirasçıları olarak TMK 181/2. maddesi uyarınca kendilerinin devam ettiklerini, Karşıyaka 2. Aile Mahkemesinin 2016/740 Esas, 2019/333 Karar sayılı davalının kusursuzluğuna ilişkin kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 2020/520 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararı ile kaldırıldığını, davalı kadının boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu olduğunun tespitine dair yeniden hüküm tesis edildiğini, bu kararın ise Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/3700 Esas, 2022/9351 Karar sayılı kararı ile onandığını ve 15.11.2022 tarihinde kesinleştiğini, davalının murisin mirasçısı olmadığını, mirasçılık sıfatının mirasın açıldığı tarihten itibaren geçerli olmak üzere kesin olarak ortadan kalktığını, davalının da murisin mirasçısı olarak göründüğü Karşıyaka 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1340 Esas, 2016/1240 Karar sayılı, Karşıyaka 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1317 Esas, 2016/1219 Karar sayılı mirasçılık belgelerinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesi talebiyle Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/516 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalının hukuki hiçbir değeri olmayan, iptali için dava açılan mirasçılık belgelerini kullanarak bir kısım taşınmazları adına tescil ettirdiğini, söz konusu işlemlerin yolsuz tescil olup iptali gerektiğini ileri sürerek, dava konusu 253 51... parseldeki 2 numaralı bağımsız bölümün 1/4; 49... parsel sayılı taşınmazdaki 1/24 payın davalıya intikallerinin ve tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı; mirasçılık sıfatı ortadan kalktığından, tapudaki tescilin yolsuz olduğu ve adına olan tescillerin terkin edilmesi hakkındaki davacı taleplerini HMK'nın 308/1 hükmü çerçevesinde kabul ettiğini, davacı tarafın dava açmasının kötüniyetli olduğunu, aynı konuda farklı taşınmazlar hakkında açılan iki farklı dava daha bulunduğunu, tapu iptali - tescil konulu davanın tek bir mahkemede açılabileceğini, davacıların ayrıca karşılıklı anlaşma yoluyla taşınmazların tescilini sağlayabilecekken kötüniyetli olarak çok sayıda dava açma yoluyla süreci zorlaştırmak istediğini ve uzlaşmaya dahi çalışmadığını, kendisinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava öncesi payları teslim etmesi hususunda temerrüde düşürülmediğini ve bu konuda kendisine herhangi bir ihtar da çekilmediğini, davanın açılmasında kusurlu olmayışı, cevap dilekçesi ile süresi içinde davayı kabul etmesi de göz önünde bulundurularak aleyhine masraf ve vekalet ücreti hükmedilmeksizin karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının muris ...'ün yasal mirasçısı olmadığı, Karşıyaka 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1317 Esas sayılı veraset ilamına göre 18.11.2021 yapılan tarihinde yapılan intikal işleminin hatalı olduğu, davacıların tapu iptali ve tescil istemekte haklı oldukları, davalının dava açılmasına sebep olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 (1). maddesi gözetilmek suretiyle davalının yargılama giderlerinden sorumlu olduğuna dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı süresinde verdiği cevap dilekçesi ile davayı kabul etmiş ise de muris eşi tarafından kendisi aleyhine boşanma davası açıldığı ve halen derdest olduğunu bildiği halde boşanma davasının sonucuna göre mirasçılık durumunun değişmesi ihtimalini göz önüne almadan ve kararın kesinleşmesini beklemeden dava konusu taşınmazların 18.11.2021 tarihinde intikalen devrini sağladığının anlaşıldığı, bu haliyle davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği sabit olup yargılama giderlerinden sorumluluğuna hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ancak dava konusu 49... parsel sayılı taşınmaz yönünden kurulan hükmün infaza elverişli olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik incelemeyle ve hukuki değerlendirmede hataya düşülerek verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların terekeye konu taşınmazlar için hiçbir bildirim ve ihtarda bulunmadan, yeni tanzim edilen mirasçılık belgesiyle ya da kesinleşen boşanma ilamı ile tapuya başvurup tapudaki haklarının düzenlenmesini istemesi mümkünken bunu yapmayarak davalıyı yargılama giderlerine mahkum etme amacıyla kötü niyetli olarak doğrudan ayrı ayrı tapu iptali ve tescil davaları açtıklarını, boşanma davasının görüldüğü Yerel Mahkemede davalı lehine hüküm kurulduğu sırada ve kanuni miras payı bakiyken, diğer mirasçıların davalının kanuni miras payını sabit tutarak tüm dosyalardan karşılıklı olarak feragatine ilişkin sulh protokolü imza aşamasındayken İstinaf Mahkemesince yeniden karar verildiğini, sulh aşamasında hukuki bir boşluk oluşmaması, hakkın korunması için tüm mirasçılar açısından ölümle kazanılmış olan miras hakkının intikal ettirildiğini, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, tescilin yapıldığı dönemin koşullarında davalının kanun gereği intikal eden miras payında hak sahibi olduğunu, taşınmazları devre hazır olan davalıya hiçbir bildirim gelmediğini, davacılar tarafından bu yönde hiçbir davet ve ihtarda bulunulmadığını, dolayısıyla da davalının payları devredemediğini, temerrüde düşürüldüğünden veya davaya sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğini, yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1959 doğumlu muris ...'ün 13.11.2016 tarihinde öldüğü, muris ... tarafından davalı ... aleyhine açılan boşanma davasında yapılan yargılama sonunda Karşıyaka 2. Aile Mahkemesince 2016/740 Esas, 2019/333 Karar sayılı verilen kararın, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 2020/520 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararı ile kaldırıldığı, davalı kadının boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu olduğunun tespitine dair yeniden hüküm tesis edildiği, verilen kararın Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/3700 Esas, 2022/9351 Karar sayılı kararı ile 15.11.2022 tarihinde onandığı ve kesinleştiği, Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/516 Esas, 2023/238 Karar sayılı kararı ile murisin çocukları ... ve ...'nın mirasçıları olarak belirlendiği, yine anılan karar ile Karşıyaka 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1340 Esas, 2016/1240 Karar sayılı; 2016/1317 Esas, 2016/1219 Karar sayılı veraset belgelerinin iptaline karar verildiği, verilen bu kararın da kesinleştiği; öte yandan, dava konusu 2 numaralı bağımsız bölüm ile 49... parsel sayılı taşınmazdaki 1/6 payın muris ... adına kayıtlı iken, 18.11.2021 tarihinde Karşıyaka 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1317 Esas, 2016/1219 Karar sayılı veraset ilamı gereğince davacılar ve davalı adına intikalen tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 19.567,96 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.