Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3763 K.2025/4817

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3763 📋 K. 2025/4817 📅 03.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3763 E.  ,  2025/4817 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/66 E., 2025/169 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, birleştirilen davada davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, asıl davada; Samsun ili, ... ilçesinde veraseten kalan arsalarına inşaat yapılması ve yapılacak dairelerin satımı için davalı ...'na vekaletname verdiklerini, 36 77... ve 36 78... parsel sayılı taşınmazlara bina yapılmak üzere dava dışı müteahhit ... ... ... ile de kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını ancak kendilerine verilmesi gereken bağımsız bölümlerin vekil ... tarafından vekalet yetkisi kasten vekil edilenin zararına kullanılarak, habersizce davalı ...'a ve onun eşi dava dışı ...'ın akrabalarına satış suretiyle devredildiğini, temlikin bedelsiz olduğunu, taşınmazların ipotek gösterilerek krediler temin edildiğini, davalıların birlikte çıkar amaçlı hareket ettiklerini ileri sürerek 36 77... parsel sayılı taşınmazdaki 4 ve 5 numaralı, 36 78... parsel sayılı taşınmazdaki 3, 8, 9 ve 12 numaralı, 37 40... parsel sayılı taşınmazdaki 5 numaralı dairelerin tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tesciline, mümkün olmazsa bedellerinin ticari faizleri ile tazminine karar verilmesini; birleştirilen davada ise davalı Bankalar lehine taşınmazlar üzerine tesis edilen ipoteklerin kaldırılmasına karar verilmesini istemişler; aşamada davalı ... yönünden davalarından feragat etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı ...; vekaletnameye aykırı, yetkilerini aşan bir işlemin olmadığını, diğer davalılar ile de bir akrabalık ilişkisinin bulunmadığını, tek bir dairenin dahi kendi adına tescil edilmediğini, davacıların yararına işlem yaptığını, davacıların satışlardan haberlerinin olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş; 20.07.2015 tarihli dilekçesi ile diğer davalı ... ile inşaattaki müteahhidin taşeronu olan eşi ... ve yardımcıları ...'ın, kendisini tehdit edip kandırarak banka lehine ipotek tesis edilip kredi temin edildikten sonra taşınmazların hemen geri verileceği vaadiyle dava konusu 7 parça bağımsız bölümün devrini sağladıklarını, daha sonra taşınmazları geri vermediklerini belirterek davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
Davalı ...; davaya konu 4, 8, 9, 12... numaralı daireleri vekil olan davalı ...'den satın aldığını, 17 parsel sayılı taşınmazdaki 5 ve 9 numaralı daireleri binanın müteahhidinden satın aldığını, eşi ile birlikte bir kısım ödemeleri inşaatı bitirmek için yaptıklarını, bir kısım ödemeler için ise sıralı senetler verdiklerini, borcunun arkasında olduğunu, vadesi geldiğinde senetleri ödeyeceğini ancak taşınmazlara konulan tedbirin ödemeyi güçleştirdiğini, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; 36 78... parsel sayılı taşınmazdaki 12 numaralı daireyi bedelini ödeyerek satın aldığını, iyiniyetli olduğunu, diğer davalılarla bir akrabalığının veya yakınlığının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; 36 77... parsel sayılı taşınmazdaki 5 numaralı daireyi bedelini nakit ve emek olarak ödeyerek satın aldığını, geçerli vekaletname ile yapılan satış işleminin geçersizliğinden bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; 36 78... parsel sayılı taşınmazdaki 3 numaralı daireyi iyiniyetli olarak satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen davada davalılar; iyiniyetli üçüncü kişi konumunda bulunduklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ve 2014/543 Esas, 2020/107 Karar sayılı kararıyla asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... Ekonomi Bankası A.Ş. vekili, davalı ... Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli ve 2020/1704 Esas, 2020/1911 Karar sayılı kararıyla; eksik inceleme yapıldığı, hüküm başlığının hatalı yazıldığı, karar kesinleşene kadar tedbirin kaldırılmamasının doğru olduğu, ...'ın süresinden sonra kararı istinaf ettiği gerekçeleriyle davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine, davacılar vekili, davalı ... Ekonomi Bankası A.Ş. vekili, davalı ... Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Yerel Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2020/489 Esas, 2022/732 Karar sayılı kararı ile; asıl davada, davalı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden ise vekil olan davalı ... başta davanın reddini savunmuş ise de aşamada davayı kabul ettiği, davalılara yapılan devirlerin davacıların bilgisi olmadan rızaları hilafina ve vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirildiği, davacılara satış bedelinin ödenmediği, mevcut koşullarda taşınmazları iktisap eden davalıların vekil ...'ün vekalet görevini kötüye kullandığını bildiği veya gerekli özen gösterilseydi bilebilecek durumda oldukları gerekçesiyle davanın kabulüyle tapu iptali ve tescile; birleştirilen davada, davalı ... tarafından Mahkemenin 03.03.2020 tarihli kabul kararına karşı yapılan istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince süre yönünden reddedilmekle davacılar lehine doğan usulü müktesep hak göz önünde bulundurularak anılan davalı bakımından davanın kabulüne, diğer davalıların ise tapu kütüğündeki tescile iyiniyete dayanarak ayni hak kazanan üçüncü kişi konumunda oldukları, davacılar tarafından aksinin ispat edilemediği gerekçesiyle davalılar ... Bankası A.Ş. ve Kooperatif bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli kararının asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili, asıl davada davalı ... vekili, asıl davada davalı ... vekili, asıl davada davalı ..., asıl davada davalı ... vekili, birleştirilen davada davalı ...Ş. vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.02.2023 tarihli ve 2023/295 Esas, 2023/607 Karar sayılı kararı ile; davalı ... vekili eski hale getirme talebinde bulunmuşsa da davalının önceki istinaf başvurusunun süre yönünden reddini karar tarihi itibarıyla temyiz edebileceğinden ayrıca HMK'nın 95. ve devamı maddeleri gereğince eski hale getirme nedenleri yerinde görülmediğinden, şartları bulunmayan eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiş, davacılar istinaf başvurularında 9 numaralı bağımsız bölümdeki ipoteğin kaldırılmasını istemekle tapu kayıtlarının incelenmesinden davalı ... lehine konulan ipoteğin 8 numaralı bağımsız bölümde değil 9 numaralı bağımsız bölümde olduğu, Mahkemece 9 numaralı bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiş olmasının isabetli olduğu, kararın usul ve yasaya uygun şekilde verildiği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.02.2023 tarihli kararının birleştirilen davada davacılar vekili, asıl davada davalı ... vekili, asıl davada davalı ... vekili (adli yardım istekli), asıl davada davalı ... vekili, birleştirilen davada davalı ...Ş. vekilinin (eski hale getirme istekli) temyizi üzerine Dairenin 14.10.2024 tarihli ve 2024/3760 Esas, 2024/5663 Karar sayılı kararı ile; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olduğu için davalılar ..., ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli kararı ile davalı ...Ş. bakımından davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı ...Ş. vekiline 29.03.2020 tarihinde elektronik yolla tebliğ edildiği, davalı vekilinin 01.07.2020 tarihinde istinaf başvurusunda bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli kararıyla davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine karar verildiği, karara karşı temyiz yoluna başvurulmadığı, İlk Derece Mahkemesince davalı ...Ş. yönünden davacılar yararına oluşan usulü kazanılmış hak gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinde ve Bölge Adliye Mahkemesince anılan davalının istinaf başvurusunun esastan reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı için davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının ve yasal koşullar mevcut olmadığından eski hale getirme taleplerinin reddine, ipotek alacaklıları olan davalılar ... Bankası A.Ş. ile ... Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifinin basiretli tacir gibi hareket etmeleri gerekmekle, kredi verirken ipotek kurulacak taşınmazı araştırma ve değerlendirme, risk analizi ve değer tespiti yapma, ekspertiz incelemesi yaptırma yükümlülüklerinin bulunduğu, ne var ki davalıların üzerilerine düşen araştırma yükümlülüğünü yerine getirmedikleri, kredi vereceği kişiler ile krediye karşı gösterilecek ayni teminatlar konusunda uzmanlığı tartışmasız olan davalılar tarafından yolsuz tescilden haberdar olmadıklarının ileri sürülemeyeceği, TMK'nın 2. maddesi gereği herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu, salt tapu kayıtlarında herhangi bir şerh bulunmadığı bilgisine göre hareket ederek ipotek tesis edilmeyeceği, basiretli tacir konumunda bulunan davalıların yüzeysel bir araştırma ile dahi tespit edebilecekleri taşınmazların rayiç bedellerinden çok daha yüksek miktarda kredi tesis edilmesinin iyiniyetli olmadıklarını gösterdiği, böylelikle davalıların TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacakları, birleştirilen davanın davalılar ... Bankası A.Ş. ile ... Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi yönünden de kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davada, davalı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, diğer davalılar yönünden ise vekil olan davalı ... başta davanın reddini savunmuş ise de aşamada davayı kabul ettiği, davalılara yapılan devirlerin davacıların bilgisi olmadan rızaları hilafina ve vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirildiği, davacılara satış bedelinin ödenmediği, mevcut koşullarda taşınmazları iktisap eden davalıların vekil ...'ün vekalet görevini kötüye kullandığını bildiği veya gerekli özen gösterilseydi bilebilecek durumda oldukları gerekçesiyle davanın kabulüyle tapu iptali ve tescile; birleştirilen davanın da bozma ilamı doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Birleştirilen davada davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bankanın bu durumu bilecek konumda olmadığını, eski hale getirme itirazlarını ve itirazlarının süresinde olduğuna dair savunmalarını tekrar ettiklerini, bağımsız bölüm numarası hatalı yazıldığı için kararın müvekkili aleyhine sonuç doğurmayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Birleştirilen davada davalı ... Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin tapu siciline güvenerek işlem yaptığını, müvekkilinin önceki maliki ve onlar arasındaki satış işleminin içeriğini araştırmasının istenildiğini, KVKK kapsamında bu verilere ulaşabilmesinin mümkün olmadığını, uzun süreli kredi verildiği için yüksek değerden ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin kötü niyetinin kanıtlanamadığını, müvekkilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Birleştirilen davada davalı ... Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, durumu bilecek konumda bulunmadığını, kötü niyetin ispatı gerektiğini ve ispat edilemediğini, tapuya güvenildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; asıl davada, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat; birleştirilen davada ipoteklerin kaldırılması isteklerine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Birleştirilen davada davalı ...Ş vekilinin, birleştirilen davada davalı ... Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi vekilinin ve birleştirilen davada davalı ... Bankası A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 8.069,07 TL bakiye onama harcının temyiz eden birleştirilen davada davalı ...Ş.'den, 23.054,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden birleştirilen davada davalı ... Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifinden, 23.556,69 TL bakiye onama harcının temyiz eden birleştirilen davada davalı ... Bankası A.Ş.'den alınmasına,
Dosyanın Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.