Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2390 K.2025/4816
1. Hukuk Dairesi 2024/2390 E. , 2025/4816 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1617 E., 2024/186 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/91 E., 2022/138 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1 06... , 1 06... , 1 07... , 1 05... , 1 05... parsel sayılı 5 parça taşınmazın tarafların kök murisi ... ...'a ait olduğunu, ancak kök murisin oğlu ... tarafından kadastro sırasında taşınmazların murisin mirasçısı olmayan davalı ... ile oğulları davalılar ..., ..., ... adına tespit ve tescil ettirildiğini, kök muris ...'nin mirasının taksim edilmediğini, ...'nin ... haricindeki çocukları olan davacıların da miras payı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların davalılar adına tapu kayıtlarının davacıların miras payları oranında iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiş, dava sırasında davalı ...'in ölümü üzerine mirasçılarından ... ve ... davaya dahil edilmiş, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/61 Esas, 2017/659 Karar sayılı kararıyla murisin terekesine temsilci olarak ... atanmış, karar 27.11.2017 tarihinde karar kesinleşmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap ve beyan dilekçelerinde; dava konusu taşınmazların kendilerine satış ve hibe yoluyla devredildiğini, bu işlemlere ilişkin senetleri sunduklarını belirterek davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine;
-1 05... parselin parselin, murisin annesi ... tarafından 15.12.1994 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalı ...'a bağışlandığı, senet tanıklarının bu bağışı ve sebebini doğruladığı, senedin hudutlarının parsele uyduğu ve devrin usulüne uygun olduğu, 1 06... parselin muris ... ... ve eşi ... ... tarafından 01.03.2006 tarihli satış senedi ile davalılar ..., ... ve ...'a satıldığı, senedin hudutlarının parsele uyduğu ve satışın usulüne uygun olduğu,1 07... ve 1 05... parsellerin muris ... ... tarafından 23.02.2006 tarihli hibe senedi ile torunları ..., ... ve ...'a sünnet hediyesi olarak verildiği, senet tanıklarının bunu doğruladığı, senedin hudutlarının parsellere uyduğu ve devrin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle bu parseller yönünden davanın reddine,
-1 06... parselin ise muris ...'den intikal ettiği ancak diğer parsellerin aksine muris ... ... tarafından davalılara yapılmış geçerli bir satış veya bağış bulunmadığı, dinlenen mahalli bilirkişilerin bu parselde davacıların da hakkı olduğunu beyan ettikleri ve tapudaki malik ...'ın iyi niyetli 3. kişi sayılamayacağı gerekçesiyle bu parsel yönünden davanın kabulüne, 1 06... parselin tapu kaydının davacıların miras payları oranında iptali ile davacılar adına tesciline, kalan payın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı dahili davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İlk Derece Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli ek kararı ile dahili davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin süreden reddine karar verilmiş, ek karara karşı dahili davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmamıştır.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar ..., ... ve ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince reddine karar verilen 1 05... , 1 06... , 1 07... , 1 05... parsellere ilişkin olarak dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile sunulan bilirkişi raporları uyarınca, bu parselleri kapsayan 15.12.1994 tarihli ölünceye kadar bakma şartıyla hibe senedi, 01.03.2006 tarihli satış senedi ve 23.02.2006 tarihli hibe senedinin ilgili parsellere uyduğu ve bu senetlere dayalı devirlerin sabit olduğu, kabulüne karar verilen 1 06... parselin ise muris ...'den kızı olan tarafların murisi ...'ye intikal ettiği ve sonrasında diğer parsellerin aksine herhangi bir tasarrufa konu edilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1 05... parselde ...'in tek malik olmadığını, muris ...'nin de payı olduğu halde muvafakatinin alınmadığını, devrin ...'in vefatından 4 ay önce 85-90 yaşlarındayken usulsüz yapıldığını, hatta vefat sonrası parmak basıldığı şüphesi olduğunu, asıl bakımı davalı ...'in değil başka bir kızının yaptığını, 1 06... parselin devrinde muris ...'nin 77 yaşında olup okuma-yazma bilmediği, senedin aldatma yoluyla imzalatıldığı, para alınmadığı halde alınmış gibi gösterildiğini, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, 1 07... ve 1 05... parseller yönünden hibe ve satış senetleri arasında 1 hafta olmasının planlı mal kaçırma maksadını gösterdiğini, sünnet hediyesi iddiasının geçersiz olduğunu, davalı ...'ın o tarihte doğmadığını, devrin tek sebebinin mirasçıların haklarını engellemek olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; Yerel Mahkeme kararında dahi babaları ...'ın bu taşınmazı 20 yılı aşkın süredir nizasız fasılasız ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurduğunun kabul edildiğini, Medeni Kanun'un 713. maddesi uyarınca zilyetlikle mülkiyet kazanma koşullarının ... lehine oluştuğunu, zilyetlikle kazanma koşulları oluşmuşken, diğer mirasçıların da hak sahibi olduğu gerekçesiyle kabul edilen parsel yönünden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi irsen intikâl nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamından; 15.09.1927 doğumlu muris ... ...'ın 10.09.2012 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak; çocukları davacılar ..., ..., ..., ... ve ... ile dahili davalı ...'i bıraktığı, Balıkesir ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki kadastro çalışmaları sırasında;
-1 05... parsel sayılı taşınmazın cedden intikalen ve taksimen, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle davalı ... adına,
-1 06... parsel, 1 07... parsel ve 1 05... parsel sayılı taşınmazların muris ...'nin 23.02.2006 tarihli hibe senedine istinaden kazandırıcı zamanaşımı sebebiyle davalılar ..., ... ve ... adına 1/3'er payla,
-1 06... parsel sayılı taşınmazın 1981 tarihli emlak beyanına dayalı olarak dahili davalı ... tarafından oğlu davalı ...'e 04.08.2006 tarihinde hibe edildiği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle davalı ... adına tespit edildiği, askı ilan süresinde itiraz edilmeyen tespitlerin 17.07.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
3. Hemen belirtmek gerekir ki; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın ... temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. ... temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Bir başka söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve buna bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen ... temsilcisine geçer.
4. Davacıların dava konusu taşınmazların terekeye karşı 3. kişiler olan davalılardan miras paylarını istemeleri sebebiyle ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/61 Esas, 2017/659 Karar sayılı kararıyla eldeki davada murisin terekesine temsilci olarak ...'in atandığı, 27.11.2017 tarihinde kararın kesinleştiği, mirasçı olan davacıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisinin ortadan kalktığı anlaşılmakla, davada taraf sıfatı kalmayan davacıların temyiz itirazlarının dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Bu durumda, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
5. Kabulüne karar verilen 1 06... parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı ..., ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Davalılar ..., ... ve ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
Aşağıda yazılı 652,63 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.