Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5346 K.2025/4812

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5346 📋 K. 2025/4812 📅 03.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/5346 E.  ,  2025/4812 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/422 E., 2022/814 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve önceki geri çevirme kararı ile getirtilen evrakla birlikte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain olup kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan 97.942,71 metrekare yüz ölçümlü tapusuz taşınmazın davacı tarafından imar-ihya edilerek tarım arazisi hâline getirildiğini, nizasız-fasılasız ve malik sıfatıyla 30 yıldan fazladır kullanıldığını ileri sürerek davacı adına tescilini talep etmiş, bozma sonrası 07.09.2022 tarihli celsede talebini yeni alınan fen bilirkişi raporu ve ekli krokisinde tespit edilen 98.630 metrekare yüz ölçümlü tapusuz taşınmazın tesciline yönelik ıslah etmiş ve harcı ikmâl etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine temsilcisi duruşmadaki beyanında davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin 20 yılın altında olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 13.07.2016 tarihli kararı ile; aynı çalışma alanı içerisinde davacı adına belgesizden 26... parsel sayılı 4 26... metrekare yüz ölçümlü taşınmazların 100 dönüm altında kaldığı, fen bilirkişisi raporu ve ekli krokisinde (A) harfiyle gösterilen dava konusu 97.865,25 metrekare yüz ölçümlü tapusuz taşınmazın bölgede 26.01.1976 tarihinde kesinleşen tesis kadastrosu sırasında nitelik belirtilmeden tescil harici bırakıldığı, dava konusu taşınmazın 1985 tarihinde sonra imar-ihya çalışmalarına başlandığı, toprak yapısı nedeniyle 5 yıl içinde imar-ihyanın tamamlanacağı, 27-28 yaşlarındaki antep fıstığı ağaçlarının yaşları gözetildiğinde imar-ihyanın 1990'lı yılların başında tamamlandığı, davacının arazi içindeki taşları temizleyerek arazinin kenarına yığdığı, (A) harfli kısımda davacı lehine TMK'nın 7 13... sayılı Kanun'un 17. maddesindeki şartların oluştuğu gerekçesiyle davanın (A) harfli 97.865,25 metrekare yüz ölçümlü taşınmaz bölümü yönünden kabulü ile davacı adına tesciline, fazlaya dair talebinin reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA KARARI VE SONRASINDAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
Mahkemenin 13.07.2016 tarihli kararının süresi içinde davalılar Hazine, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ve ... Belediyesi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.02.2020 tarihli ve 2017/378 Esas, 2020/203 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece yapılan araştırmanın hüküm vermeye yeterli olmadığı, dava konusu taşınmaz ve etrafının toplulaştırma çalışmaları sırasında idari yoldan 334 parsel olarak Hazine adına tescil edildiği fen bilirkişi raporunda bildirildiği hâlde Mahkemece idari yoldan tescile ilişkin kroki ve evrakın getirtilmeyip dava konusu taşınmazın tescil harici alanda ya da idari yoldan tescil edilen 334 parselde kalıp kalmadığının tespit ettirilmediği, teknik bilirkişilerin 19 85... tarihli hava fotoğraflarını incelediği 20.03.2015 tarihli raporda taşınmaz sınırlarının belirgin olduğu ve işlemeli tarım yapıldığı bildirilmiş ise de ziraat ile jeodezi ve fotogrametri bilirkişisinin 06.05.2016 havale tarihli raporunda 1985 tarihli hava fotoğrafında dava konusu taşınmazda tarımsal faaliyet tespit edilemediğinin bildirildiği, bu hâliyle bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediği, davacı ... oğlu ... adına kayıtlı olduğu Tapu Müdürlüğünce bildirilen 262 parsel sayılı taşınmazın belgesizden edinilebilecek miktar sınırlamasında değerlendirilmediği, kabule göre de yargılama sırasında dava konusu taşınmazın 10.02.2015 tarihinde ihdasen Hazine adına tescil edilen 334 parsel kapsamında kaldığının anlaşılması nedeniyle davanın tapu iptali ve tescil davasına dönüşmesi sebebiyle dava tarihindeki tescil davasında yasal hasım olan Büyükşehir Belediyesi ve ... Belediyesinin taraf sıfatı kalmadığından bu davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği belirtilerek Mahkemenin 13.07.2016 tarihli kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B.Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda yapılan belgesiz araştırmasında celp edilen aynı mahalledeki 29, 30... parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanağında malik olarak gözüken 1327 doğumlu Mehmet oğlu ...'ın davacının babası olduğu, davacının 26... parseli 29.06.1993 tarihli satış işlemiyle edindiği, davacı adına senetsizden tespit edilen taşınmaz bulunmadığı, bozma doğrultusunda dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu 10.02.2015 tarihli ve 312 yevmiye sayılı işlemle ihdasen Hazine adına tescil edilen 334 parselin tescile dayanak evrakının celp edildiği, yeniden yapılan keşif sonrası hazırlanan fen bilirkişi raporu ve ekli krokisinde dava konusu taşınmazın (A) harfli 98.630 metrekare yüz ölçümlü alan olduğu ve 334 parsel kapsamında kaldığı, tescil davasının tapu iptali ve tescil davasına dönüştüğü, davacı vekilinin talep sonucunu bozma sonrası 07.09.2022 tarihli duruşmada 98.630 metrekare olarak ıslah ettiği, fen memuru ve jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişilerin raporunda 1985 tarihli hava fotoğrafında dava konusu taşınmazın 53.085 metrekarelik kısmının imar-ihyasının yapıldığının, 1999 tarihli hava fotoğrafında ve 2010, 20 15... tarihlerinde taşınmazın tamamı olan 98.630 metrekarenin imar-ihyasının yapıldığının bildirildiği, ziraat bilirkişileri heyetinin raporunda taşınmazın kuru tarım arazisi olduğunun, üzerinde 30-35 yaşlarında kapama antep fıstığı ağaçlarının düzenli dikildiği, 1985/A rumuzlu 53.085 metrekare kısmın net olarak işlenmiş olduğu, imar-ihya edildiği, tarım arazisi olarak kullanıldığı, (A) rumuzlu alanın 1985 yılında net olarak işlenmediği, tarımsal faaliyet yapılmadığının bildirildiği, 1999 yılında dava konusu taşınmazın imar ihyasının tamamlandığı ve o zamandan beri tarım arazisi olarak kullanıldığının bildirildiği, 1985 ilâ 1999 tarihleri arasında hava fotoğrafının mevcut olmadığı, taşınmazdaki fıstık ağaçlarının asgari 1991 yılında dikildiği, imar-ihya işleminin bittiği tarihten dava tarihi ve ihdasen tescil tarihine kadar 20 yıllık davasız, aralıksız zilyetlik koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı Hazine adına kayıtlı 334 parsel sayılı taşınmazın (A) harfli 98.630 metrekare yüz ölçümlü kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına fıstıklık vasfıyla tesciline, davalı ... Belediyesi ve ... Belediyesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, Hazine harçtan muaf olduğundan bu kanunda karar verilmesine yer olmadığına, Hazine aleyhine yargılama giderine ve karşı vekâlet ücretine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları, krokileri ve tanık beyanlarının hükme elverişli olmadığını belirterek Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılıp sonradan ihdasen Hazine adına tescil edilen taşınmazın tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1.Somut olayda;
a.Dava konusu Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... köyünde hükme esas 15.02.2022 tarihli fen bilirkişi raporu ve ekli krokisinde (A) harfiyle gösterilen dava konusu 98.630 metrekarelik taşınmaz bölümünün 1975 yılında mülga 766 Tapulama Kanunu'na istinaden yapılan ve 26.01.1976 tarihinde kesinleşen tapulama çalışmaları sırasında tescili harici bırakıldığı,
b.Davacı tarafından dava dilekçesinde 97.942 metrekarelik tescil harici kısmın imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak adına tescilinin istendiği, bozma sonrasında ise talebin 98.630 metrekarelik kısmın tesciline yönelik ıslah edildiği,
c.Dava konusu (A) harfli kısmın dava sırasında 10.02.2015 tarihinde ihdasen Hazine adına tescil edilen 435.935,47 metrekare yüz ölçümlü hali arazi vasıflı 334 parsel içinde kaldığı,
ç.Dairece eksikliğin giderilmesi yolu ile dosya kapsamına alınan kayıtlardan ve UYAP TAKBİS kayıtlarından dava konusu (A) harfli bölümün içinde bulunduğu ihdasen oluşan 334 parselin 14.12.2022 tarihinde 3083 sayılı Kanun gereğince yapılan toplulaştırma işlemi neticesinde ... Mahallesi 1 67... ve 6 parsellere gittiği, bir kısmının ise toplulaştırmaya girmeyerek 101.777,03 metrekare olarak 334 parselde kaldığı, Hazine adına kayıtlı 1 67... parselin de 05.12.2024 tarihli ifraz işlemiyle 1 67... ve 1 67... parsellere ifraz edildiği, 1 67... parselin 05.12.2024 tarihli mahkeme kararı ile satış işlemiyle dava dışı 3. kişiler adına tescil edildiği, 1 67... parselin ise davalı Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
2.Dosya içeriği, toplanan deliller, keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ve teknik bilirkişi raporlarına göre Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi kural olarak doğrudur, ancak bozma ilâmı öncesinde davacının 97.942 metrekarelik kısım yönünden tescil talebinde bulunduğu, Mahkemece verilen ilk kararda 97.865,25 metrekarelik kısım yönünden davanın kabulüne, fazlaya dair talebin reddine karar verildiği halde davacının reddine karar verilen kısım yönünden hükmü temyiz etmediği gözetildiğinde ilk kararda reddedilen kısım yönünden davalı Hazine lehine usuli kazanılmış hakkın oluştuğu şüphesizdir.
3.Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Her ne kadar Mahkemece bozmaya uyularak davalı Hazine yönünden 334 parseldeki (A) harfli 98.630 metrekarelik kısmın tapu kaydının iptaline davacı adına tesciline karar verilmiş ise de hüküm tarihinden sonra yörede yapılan toplulaştırma çalışmaları sonucunda (1.Ç). bendinde belirtilen işlemler sonucunda hükmün verildiği şekliyle infazı mümkün değildir.
4.Hâl böyle olunca; dava konusu taşınmaz bölümünü kapsayan sahada yapılan toplulaştırma çalışmalarına ilişkin haritalar ve dağıtım cetvelleri temin edilerek teknik bilirkişi marifetiyle incelettirilmeli, bilirkişiden toplulaştırma sırasında nasıl işlem yapıldığı, ihdasen oluşan 334 parselin davalı Hazine adına kayıtlı olan hangi toplulaştırma parsellerine gittiği tespit edilerek detaylı rapor alınmalı, bozma öncesinde 97.865,25 metrekarelik kısımdan fazlasının reddine ilişkin olarak davalı Hazine lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu da göz önünden bulundurularak toplulaştırma çalışmalarının amacına uygun olacak şekilde ifrazen tapu iptali ve tescil kararı verilmeksizin, 334 parselin gittiği davalı Hazineye ait olan toplulaştırma parsellerinde davacının, dava konusu ettiği 97.865,25 kısmın ihdas parselinin ilk yüz ölçümüne oranı üzerinden, paydaş kılınması suretiyle hüküm kurulması gerektiği hususu göz önünde tutulmalı, toplanan ve toplanacak deliller bir arada değerlendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine temsilcisinin değinilen yönden temyiz itirazlarının kabulüne,
Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
03.11.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.