Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4504 K.2025/4768

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4504 📋 K. 2025/4768 📅 03.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/4504 E.  ,  2025/4768 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1155 E., 2025/285 K.
SAYISI : 2022/599 E., 2023/369 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından asıl ve ek karar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; Bitlis Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü tarafından 20.12.1985 tarihinde noter marifetiyle ... ilçesi, ... köyü afetzedelerine konut tahsisi için kura çekimi yapıldığını ve hak sahiplerine kura çekim numaralarına göre konutların teslim edildiğini, kura çekimine katılıp konut tahsisine hak kazanan davacının isminin kura listesine yanlış yazılmış olması nedeniyle tahsisi gereken konutun kendisine teslim edilmediğini, kura çekiminde yanlış yazılan isim ile davacının aynı kişi olduğunun tespiti amacıyla açılan dava sonucunda ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/386 E. 2016/29 K. sayılı kararı ile davacı ... ile noter kurasında ismi yazılan Hakim ...'nın aynı kişi olduğunun tespitine karar verildiğini, Bitlis İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğüne yapılan başvuruda davacıya tahsisi gerekirken taşınmazın sehven ... Köyünden hak sahibi olan davalıya 31.10.2002 tarihinde tahsisinin gerçekleştirilmiş olduğunun öğrenildiğini belirterek 2 64... parsel sayılı taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava konusu taşınmazın yaşanan sel felaketi sonrası idare tarafından davalıya tahsis edildiğini, davacı tarafın iddiasının aksine, dava konusu taşınmazın 1990 yıllından beri fiili olarak davalının kullanımında olduğunu, kura çekiminde taşınmazın davalıya tahsis edildiğini ve Hazine adına kayıtlı iken 10.10.2002 tarihinde davalı adına tescil edildiğini, ortada sehven yapılan bir işlem olmadığını, ... köyünde ikamet eden afetzedelere afet konutu tahsisi yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın ilk hak sahibinin 1985 yılında çekilen kura sonucu davacı olduğu, İdarenin mahkeme kararı ile iptal edilen 2002 tarihli işlemi sonucu taşınmazın sehven davalı adına kaydının yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacının kura tutanağındaki isim yanlışlığının düzeltilmesi için dava açtığı, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/386 Esas, 2016/29 Karar sayılı kararı ile davanın kabul edilerek kesinleştiği; bu karara dayanılarak idari işlemin iptali için açılan dava sonucunda Van 2. İdare Mahkemesinin 2021/1926 Esas, 2022/984 Karar sayılı kararı ile davanın kabul edildiği ve ilgili idari işlemin iptal edildiği, davalının dava konusu taşınmazdaki hakkı bir idari işleme dayanmakta olup dayanak idari işlemin iptal edildiği ve davalının mülkiyet hakkının dayanaksız kaldığı, davalı adına oluşan tescilin yolsuz olduğu ve asıl hak sahibinin davacı olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili süresinde temyiz isteminde bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 24.04.2025 tarihli ek kararı ile davanın temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesi ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, ek karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili asıl ve ek karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kesin olmadığını, davalının yaşadığı ... köyünde meydana gelen sel felaketi sebebi ile idare tarafından davalı ile birlikte diğer afetzedelere ev tahsis edildiğini, 2002 yılından bu yana da taşınmazın davalı adına kayıtlı olup davalının kullanımında olduğunu, 2002 yılından bu yana (ve öncesinde de fiilen) taşınmazı tapu kaydına dayanarak iyiniyetli olarak davalının kullandığını, TMK’nın 705. maddesine göre taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasının tescille olduğunu, davacı adına yapılmış bir tescil bulunmadığını, davalıya tahsis edilen taşınmaza ilişkin araştırma yapılması taleplerinin dikkate alınmadığını, idari işlemin iptalinden önce taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, davalının 1990 yılından itibaren fiili olarak taşınmazı kullandığını, 10 yıllık zilyetlik süresinin dolduğunu, tescilin yolsuz kabul edilemeyeceğini, davanın TMK’nın 2. maddesine göre de kötüniyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekir ki, 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'un "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik, Kanun'un Resmî Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Temyiz incelemesinin yapıldığı tarih itibariyle anılan madde yürürlükte olup dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle keşfen saptanan 393.299,40 TL değerinin, davanın açıldığı 28.11.2022 tarihindeki temyiz kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin üstünde olduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesinin 24.04.2025 tarihli ek kararının ortadan kaldırılması gerekir.
Davalı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazına gelince;
Dosya içeriğinden; davacının Bitlis ili, ... ilçesi, ... köyü afetzedeleri için yapılan 20.12.1985 tarihli konut tahsis kurasına katıldığı ancak konut tahsisine hak kazanmasına rağmen davacının ... olan isminin hatalı olarak Hakim ... şeklinde yazıldığı, kurada Hakim ... olarak belirtilen ismin ... olduğunun tespitine ilişkin olarak açılan davada, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/386 E, 2016/29 K. sayılı kararıyla hak sahipliğine karar verilen kişinin ... ile aynı kişi olduğunun tespitine karar verildiği, Van 2. İdare Mahkemesinin 2021/1926 Esas, 2022/984 Karar sayılı kararı ile idare tarafından kura çekimine katılıp konut tahsisine hak kazanmış olmasına rağmen isminin yanlış yazılmış olması nedeniyle davacı dışında, hak sahibi olmayan üçüncü kişiye (davalı) yapılan tahsis işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesi ile davalı adına tescilin dayanağını oluşturan tahsis işleminin iptaline karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 24.04.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davalı vekilinin 04.03.2025 tarihli asıl karara yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 26.270,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.