Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2415 K.2025/4811
1. Hukuk Dairesi 2024/2415 E. , 2025/4811 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1642 E., 2024/312 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/379 E., 2023/242 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların ortak murisi ... ...'a ait olan dava konusu 1 31... , 1 32... , 1 33... , 2 02... ve 2 02... parsellerin kadastro çalışmaları sırasında hatalı şekilde davacının oğlu olan davalı adına tespit ve tescil edildiğini, mirasçılar arasında geçerli bir taksim yapılmadığını, davalının kendisinden payını isteyen davacı annesini oyaladığını ileri sürerek taşınmazların davalı adına tapu kaydının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, süresi içinde cevap dilekçesi sunmamış olup bizzat katıldığı 1. ve 7. celselerdeki beyanında davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların davacının eşi, davalının da babası olan muris ... ...'e ait olduğu, ölene kadar muris tarafından kullanıldığı, murisin zilyetliği sağlığında devretmediği, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların murisin ölümünden sonra taşınmazların nasıl taksim edildiğini bilmedikleri, davalı adına tespitin hatalı olduğu gerekçesiyle dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazlar 4 pay kabul edilerek 1 payın davacı ... adına tesciline, bakiye 3 payın davalı adına ipkasına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı asıl tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıya yapılan tebligatların kapı numarası olmadan köye yapılması usulsüz olsa da davalının ön inceleme dahil 3 celseye bizzat katıldığı, davanın esasına ilişkin beyanda bulunduğu, bilirkişi raporunun kendisine elden tebliğ edildiği ve duruşmalarda tebligatların usulsüzlüğünü dile getirmediği, ayrıca HMK 357. maddesi uyarınca yargılamada ileri sürülmeyen iddianın istinafta dinlenemeyeceği, bu nedenle savunma hakkının kısıtlanmadığı ve itirazın yerinde olmadığı, davacının ehliyetsizliğine ilişkin iddianın yargılama aşamasında davalı tarafından ileri sürülmediği, davacının dosyadaki vekâletnamesinin ekinde akli melekelerinin yerinde olduğuna dair sağlık raporu bulunduğu, davalı tarafından davacının hem ehliyetsiz olduğu, hem de hisselerini davalıya verdiği savunmasının çelişkili olduğu, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların murisin sağlığında taşınmazlarını paylaştırmadığını, ölümünden sonraki taksimin çocuklar arasında yapıldığını, davacıya taşınmaz verilip verilmediğini bilmediklerini beyan ettikleri, davacı adına tespit edilen taşınmaz bulunmadığı, taksim varsa dahi dosya kapsamı ile ispatlanamadığı, sadece çocuklar arası paylaşımın murisin eşi olan davacı bakımından geçerli olmadığı, öte yandan davalının da taksim savunmasında bulunmadığı, mahalli bilirkişilerin davacının oğullarına bağış işlemini de doğrulamadıkları, kadastro tutanaklarında davacının muvafakatının ve hisselerini oğullarına bağışladığına dair somut delilin bulunmadığı, sadece bu yöndeki tanık beyanıyla sonuca gidilemeyeceği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ... adresine yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, adil yargılanma hakkının ihlâl edildiğini, bu yüzden cevap dilekçesi veremediğini, kadastro sırasında İstanbul'da olduğunu, kadastro ile kardeşi ...'in ilgilendiğini, davacı tanığı...'in de beyan ettiği üzere davacı annelerinin muristen gelen haklarını oğullarına bırakarak yapılan taksime rıza gösterdiğini, davacının ayırtım gücü bulunmadığını, davayı kardeşi ...'in açtırdığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi irsen intikal hukuki nedenine dayalı olarak mirasçılar arasında pay oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamından; 05.09.1926 doğumlu tarafların ortak murisi ...'ın 01.05.1999 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak davacı eşi ..., davalı oğlu ... ve dava dışı çocukları ..., ... ile birlikte kendisinden önce 2008 yılında ölen oğlu ...'i eşi olan gelini ... ile ...'nün çocukları ..., ... ve ...i bıraktığı, Giresun ili, ... ilçesi, ... köyünde kain dava konusu 1 31... parsel, 1 32... parsel, 2 02... ve 46 parsel sayılı taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davalı ... adına tespit edildiği, 13.03.2012 ilâ 11.04.2012 tarihleri arasındaki askı ilan süresi içinde itiraz edilmeyen tespitlerin 12.04.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik olmayıp davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Ancak; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır.
5. Somut olayda, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının taleple bağlılık ilkesi sonucu davacının miras payı oranında iptaline karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilerek taşınmazların tapu kayıtlarının önce tamamının iptaline, taşınmaz 4 pay kabul edilerek 1 payın davacı adına tescili ile bakiye 3 payın davalı üzerinde ipkasına yönelik, davalı adına tescil sebebini değiştirecek şekilde ve dosyaya sunulan veraset ilâmına atıf yapılmaksızın hüküm kurulması isabetsizdir.
6. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 370/2. hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Davalı vekilinin temyiz itirazının, re’sen yapılan inceleme sonucu belirtilen yönden kabulüne, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 1 numaralı maddesinin hükümden çıkarılmasına, yerine "1-Davanın kabulü ile Giresun ili, ... ilçesi, ... köyünde kain 1 31... parsel, 1 32... parsel, 1 33... parsel, 2 02... ve 46 parsel sayılı dava konusu taşınmazların davalı adına tapu kayıtlarının, muris ...'ın ... sulh Hukuk Mahkemesinin 27.07.2015 tarihli ve 2015/239 Esas, 2015/272 Karar sayılı veraset ilâmına istinaden davacının 64/256 miras payı oranında iptaline ve davacı adına tesciline, bakiye payın davalı üzerinde bırakılmasına," cümlesinin yazılmasına,
Hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Temyiz peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.