Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5720 K.2025/4252

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5720 📋 K. 2025/4252 📅 06.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/5720 E.  ,  2025/4252 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/404 E., 2024/1226 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gürün Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/4 E., 2022/269 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali - tescil davasından dolayı verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; ..............köyü çalışma alanında bulunan 151 ada 17 parsel sayılı taşınmazın çayır vasfıyla tasarrufunda olduğunu, taşınmazı senet ile önceki zilyedinden satın aldığını, ne var ki 2008 yılında yörede yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın mera olarak sınırlandırıldığını, yapılan tespitin hatalı olduğunu beyan edip satın alma suretiyle eklemeli zilyetliğe dayanarak tapu iptali ile adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Hazine temsilcisi; dava konusu taşınmazın kamu orta malı olup kadimden beri mera vasfıyla kullanılan yerlerden bulunduğunu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap edilemeyeceğini öne sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... Tüzel Kişiliği davaya karşı herhangi bir beyanda bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, taşınmazın niteliğinin belirlenmesi amacıyla yöntemince mera araştırması yapıldıktan sonra, davacı yararına zilyetlikle edinim koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinen kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda; çekişmeli taşınmazın mera vasfında olmadığı, davacı yararına mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne çekişmeli taşınmazın 04.08.2022 tarihli fen bilirkişisinin raporunda (A) harfi ile gösterilen 7.166,84 metrekarelik bölümünün mera vasfı ile yapılan sınırlandırmanın iptaline, bu kısmın davacı adına aynı ada üzerinden son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi benimsenmek suretiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; taşınmazın mera vasfında kamu orta malı niteliğinde mera olduğunu ve zilyetlikle kazanılmayacağını, yöntemince araştırma yapılmadığını, alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, 3402 sayılı Yasa ile yapılan mera vasıflı tespite karşı hak düşürücü süre içinde zilyetliğe dayanılarak açılan mera sınırlandırılmasının iptali - tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sırasında; ... köyü çalışma alanında bulunan 151 ada 17 parsel sayılı 1.328.177,50 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, 4753 sayılı Yasa ile tahsisli mera olduğu ve kadimden beri köy tarafından mera olarak kullanıldığı belirtilerek mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmış; davacı ..., satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak mera sınırlandırılmasının kısmen iptali ile adına tescil talebi ile dava açmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.