Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3959 K.2025/3880
1. Hukuk Dairesi 2024/3959 E. , 2025/3880 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/306 E., 2024/890 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/66 E., 2020/373 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; tarafların muris .. ... mirasçıları olduklarını, davacının 22 76... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davacının ve kardeşlerinin İzmir .... Noterliğinin 04.09.1994 tarih ve ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile davaya konu taşınmaz dahil tüm mal varlıklarının satış yetkisini içeren genel vekaletname ile murisi vekil tayin ettiklerini, aile içinde çıkan anlaşmazlıklar sırasında murisin, eşi olan davalı ...'i vekil tayin ettiğini ve dava konusu taşınmazın 01.10.2002 tarihinde muris ... ... vekil .. tarafından devredildiğini, taşınmazı kendi adına tescil eden kişinin aslında işlem yapmak üzere yetkilendirilmiş vekil olduğunu ve vekaletnamede bu yolda herhangi bir yetkinin bulunmadığını, çifte temsil yetkisi olmaksızın yapılan işlemin yok hükmünde olduğunu ileri sürerek taşınmazın davalılar adlarına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ... ve ... vekili; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, murisin mal varlığının bir kısmını ekonomik nedenlerle çocukları ve eşi adına tescil ettirdiğini, aile fertlerinin tümünün murise verdikleri vekaletnameler ile muris tarafından yapılan tüm işlemlere ve kendi adlarına alınan tüm kararlara koşulsuz olarak onay verdiklerini, davaya konu taşınmazın muris tarafından satın alındığını, murisin 30.12.1994 tarihinde ticari nedenlerle ve yeniden kendi adına tescil ettirmek üzere oğlu olan davacı ...’e taşınmazı devrettiğini, işlemin geçerli olduğunu, taşınmazın muris tarafından satın alındığı tarihte davacının 18 yaşında olduğunu, tekrar muris adına tescil edildiğinde ise 22 yaşında iş-meslek sahibi olmayan bir genç olduğunu, davacının dava konusu taşınmazı gerçek bir alım satım ilişkisi içerisinde, satış bedelini ödemek suretiyle edinmediğini, taşınmazın muris tarafından inançlı işleme dayanılarak bir süreliğine davacıya devredildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın ilk malikinin muris olduğunu, bu taşınmazın davacıya hangi sebeple ve ne zaman devredildiğinin davalı tarafından bilinmediğini, davacının düzenli bir işi, geliri olmadığından dava konusu taşınmazı satın alabilecek maddi birikiminin de bulunmadığını, davacının temliki en geç 2015 tarihinde veraseten intikal işlemi yapılırken öğrendiğini ancak 4 yıl sonra dava açtığını, bu durumun hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davalı tanığı ...'in murisin tüm çocuklarından vekaletname alıp onlar adına müstakil villalar yaptığını, gerek gördüğünde taşınmazları geri aldığını ifade ettiği, taşınmaz edinim tarihinde davacının 22 yaşında olduğu, o tarihte düzenli bir işi olmadığı, davacı ve diğer çocuklar tarafından murise verilen vekaletnamenin motorlu araç alım satımı, telefon alım satımı, ipotek, banka, taşınmaz mal alım satımı gibi ticari hayat için gerekli olan tüm yetkileri kapsadığı hususları birlikte nazara alındığında, davacı tarafından murise verilen vekaletnamenin davacı adına kayıtlı taşınmazı kendi adına devir etmek dahil tüm yetkileri kapsadığı ve murisin kendisine vekaletname ile tanınan karşılıklı güven ilişkisini sarsacak bir işleminin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; muris .. ... ticaret ile uğraştığı, dava konusu taşınmazı edindikten sonra ticari nedenlerle davacı oğlu adına intifa hakkını elinde tutmak suretiyle tescil ettirdiği, davacının taşınmaz bedelini murise ödediğini ispat edemediği, taşınmazın davacı adına geçici olarak tescil edildiği, taşınmazın gerçek malikinin muris olduğu, davacı tarafından murise verilen vekaletnamenin de bu amaçla düzenlendiği, vekilin yapmış olduğu işlemlerin vekil edenin iradesine aykırı olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; vekaletnamede vekil lehine işlem yapılabileceğine dair bir yetki bulunmadığını, murisin ticari yaşamını sürdürmek için aynı yöntemle el değiştirmiş ve dosyaya yansıtılmış bir başka devir ilişkisi bulunmadığını, murisin vekaletnamedeki temsil yetkilerini ve görevini kötüye kullandığını, davacıya ait taşınmazın davacının haberi ve rızası olmaksızın düzenlenen vekaletname ile temlik edildiğini, murisin, vekil edenin hak ve menfaatini gözetmek yerine kendi menfaatine olarak taşınmazı adına tescil ettirdiğini, davacının murise bu şekilde temlik yapabileceğine dair açık bir yetki vermediğini, taşınmazın resmi akitteki satış bedelinin gerçek değerinden oldukça düşük gösterildiğini, yapılan işlemde menfaat çatışması bulunduğunu, muris ve davalı eşinin davacının menfaatine aykırı hareket ettiklerini, davacının devir tarihinde geliri olmadığı şeklindeki gerekçenin yerinde olmadığını, davacının dava konusu taşınmazı edinmesi sırasında araç alım-satımı işi ile iştigal ettiğini, taşınmazı satın alabilecek durumda olduğunu, davalı tanığı ...’in beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, tanığın davacı ile husumeti bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ile davalılardan ... ve ..’ın İzmir .... Noterliğinin 04.09.1994 tarih ve ... yevmiye nolu, satış ve tevkil yetkisi de içeren vekaletnamesi ile babaları olan .. ..’i vekil tayin ettikleri, ...’in maliki olduğu dava konusu 22 76... parsel sayılı taşınmazı 30.12.1994 tarihinde lehine intifa hakkı tesis ederek davacıya satış suretiyle temlik ettiği ve 01.10.2002 tarihinde yukarıda anılan vekaletnamedeki tevkil yetkisi kapsamında davacı adına davalı ...’i vekil tayin ettiği, davalı ...’nin de dava konusu 22 76... parsel sayılı taşınmazı 01.10.2002 tarihinde satış suretiyle ...’e devrettiği, ...’in 18.12.2014 tarihinde ölümü üzerine geride davacı ve davalıların mirasçı olarak kaldığı anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.