Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3803 K.2025/3870
1. Hukuk Dairesi 2025/3803 E. , 2025/3870 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 06.10.2023
SAYISI : 2021/242 E., 2023/95 K.
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı Hazine temsilcisi, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından ve ek karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; ... ili, ... ilçesi, .. köyünde maliki olduğu 1 16... parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu 1 16... parsel sayılı taşınmazı bir bütün olarak 25 yılı aşkın zamandan beri malik sıfatıyla kullandığı halde kadastro sırasında dava konusu 1 16... parsel sayılı taşınmazın köy tüzel kişiliğine bırakıldığını, 01.04.1976 tarih ve 2 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığını, taşınmazın sınırlarının uzun yıllardan beri sabit olduğunu ileri sürerek dava konusu 24 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına kayıtlı 23 parsel sayılı taşınmaz ile birleştirilerek adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.10.2014 tarihli ve 2013/100 Esas, 2014/125 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne, 1 16... parsel numaralı taşınmazın kadastro bilirkişisi ... ... 13.10.2014 tarihli raporunda yeşil renkle gösterdiği 680, 46... 'lik kısmının ve yine aynı raporda (B) harfiyle gösterilen 16.4 42... 'lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; "...çekişmeli taşınmazın bulunduğu İlçe Belediye Başkanlığı ve ... davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, bu yolla taraf koşulu sağlandıktan sonra yasal hasım olan İlçe Belediye Başkanlığı ile .. Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya karşı savunma ve delilleri sorulup saptanmalı, iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi isabetsizdir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin 06.07.2018 tarihli ve 2018/13 Esas, 2018/204 Karar sayılı kararı ile, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 1 16... parsel sayılı taşınmazın 24.05.2018 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen 16.442, 00... 'lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, aynı raporda (A) harfi ile gösterilen 3.316, 86... 'lik kısım yönünden ise iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine temsilcisi ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; "...Mahkemece, hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümü üzerinde davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı ... ..., 1976 tarih ve 2 sıra numaralı 18.500,00 metrekare miktarındaki tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Sözü edilen tapu kaydı, tescil ilamıyla oluşmakla krokisi mevcut olup fen bilirkişi tarafından yapılan uygulama sonucunda bu krokinin çekişmeli taşınmaza komşu olan ve kadastro sırasında davacı adına belgesiz zilyetlik yoluyla tespit ve tescil edilen 1 16... ve 23 parsellere uyduğu tespit edildiğine göre tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. Ne var ki, Mahkemece yapılan zilyetlik araştırmasının hüküm kurmak için yeterli olduğundan söz edilemez. Şöyle ki, çekişmeli taşınmazın, kadastro sırasında mera olarak sınırlandırıldığı ve kadastro tespiti bu şekilde kesinleştiği halde yöntemince mera araştırılması yapılmak suretiyle çekişmeli taşınmazın niteliği kesin olarak belirlenmemiş, dosya arasında yer alan bozma öncesi alınan ziraatçı bilirkişi raporunda taşınmazın % 10 - % 45 arası eğime sahip olduğu ve yüksek yerlerinin tarıma elverişli olmadığı, taşınmazın büyük bir kısmında yeni arpa ekilip işlendiği belirtilmesine rağmen, bozma ilamından sonra alınan ziraatçı bilirkişi raporunda taşınmazın eğiminin % 3 - % 5 arası olduğu, imar - ihyasının tamamlandığı belirtilerek raporlar arasında çelişki yaratıldığı halde söz konusu raporlar arasındaki çelişki yöntemince giderilmemiş, çekişmeli taşınmaz bölümünün, mera parselinin geriye kalan bölümünden toprak yapısı, bitki deseni, eğimi ve diğer yönleri göz önüne alındığında nasıl ayrıldığı belirlenmemiş, taşınmazın meradan sürülerek kazanılan yerlerden olup olmadığını, zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığını açıklamaktan uzak, dosya arasında yer alan önceki tarihli raporla çelişkili ziraatçı bilirkişi raporuna ve yerel bilirkişi ve tanıkların soyut beyanlarına dayanılarak hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zilyetlikle kazanım koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu 1 16... parsel sayılı taşınmazın 06.03.2023 tarihli jeodozi ve fotogrametri bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 16.441, 97... 'lik kısmının ve (B) harfi ile gösterilen 3.316,89 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, karar davalı Hazine temsilcisi, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin 06.10.2023 tarihli ek kararı ile; gerekçeli kararın Hazine temsilcisine 21.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı Hazine temsilcisinin ise temyiz başvuru dilekçesini yasal temyiz süresi geçtikten sonra 13.07.2023 tarihinde verdiği gerekçesiyle Hazinenin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiş, ek karar davalı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı lehine zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığını, dava konusu taşınmazın mera olduğunu, taraf tanıkları ve mahalli bilirkişilerin çelişkili beyanlarda bulunduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişsiz olduğunu, mera vasfındaki taşınmazın ancak imar ve ihya suretiyle kazanılabileceğini, ancak imar - ihya olgusunun davacı lehine oluşmadığını, bilirkişi raporunda imar - ihyanın ne zaman başladığı ne zaman tamamlandığı konusunda açıklama yapılmadığını, davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının da doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davacı lehine imar - ihya koşullarının gerçekleşmediğini, bilirkişi raporlarının hüküm vermeye elverişli olmadığını, imar - ihyanın ne zaman tamamlanıp son bulduğu konusunda ayrıntılı belirleme yapılmadığını, imar - ihya durumunun net olarak belirlenmesi gerektiğini, eksik inceleme sonucunda karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı Hazine vekili ek kararı temyiz ettiği dilekçesinde özetle; verilen ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Hazine vekilinin dosyaya eklenmediğini, gerekçeli kararın usule aykırı biçimde Hazine vekiline değil de Mal Müdürlüğüne tebliğ edildiğini, bu şekilde Mal Müdürlüğüne çıkarılan tebligatın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Hazinenin gerekçeli karardan yeni haberdar olduğunu, süreden redde ilişkin ek kararın kaldırılması gerektiğini; işin esası bakımından ise Mahkemece mera tahsis kararı bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, mera olan dava konusu taşınmazın öncesinde 01.04.1976 tarihli ve 2 sıra numaralı kayıt ile tapuya kayıtlı olduğunu, mera tahsis kararı var ise 5 yıl içinde dava açılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğini, bilirkişi raporlarının hüküm vermeye elverişli bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucunda, .. ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 16... parsel sayılı 19.758, 86... yüzölçümündeki taşınmaz, kamu orta malı - mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir. Davacı, dava konusu 1 16... parsel sayılı taşınmazın, maliki olduğu komşu 1 16... parsel sayılı taşınmaz ile bir bütün olup kendi kullanımında bulunduğunu ileri sürerek tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu kaydının iptali ve adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 06.03.2023 tarihli jeodozi ve fotogrametri bilirkişisi raporunda (A) ve (B) harfi ile gösterilen kısımlar bakımından tapu iptal-tescile karar verilmiş, davalıların hükmü temyiz etmesi üzerine Mahkemece 06.10.2023 tarihli ek karar ile davalı Hazinenin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, gerekçeli kararın davalı ... Mal Müdürlüğü'ne 21.06.2023 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise Hazine temsilcisi Mal Müdürü tarafından yasal süre geçirildikten sonra 13.07.2023 tarihinde verildiği, Mahkemenin temyiz dilekçesinin süreden reddine ilişkin 06.10.2023 tarihli ek kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı Hazine vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile 06.10.2023 tarihli ek kararın onanması gerekmiştir.
Davalılar ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; Mahkemece, hükme esas alınan 06.03.2023 tarihli jeodozi ve fotogrametri bilirkişisi raporu ve krokisinde (A) harfi gösterilen 16.441, 97... 'lik kısım yönünden iddianın ispatlandığı ve davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalılar ... vekili ve davalı ... vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Ancak Mahkemece 06.03.2023 tarihli jeodozi ve fotogrametri bilirkişisi raporu ve krokisinde (B) harfi gösterilen 3.316,89 m²'lik kısım yönünden de davanın kabulüne karar verilmişse de Mahkemenin 06.07.2018 tarihli kararında anılan 3.316,89 m²'lik kısım yönünden davanın reddine karar verildiği, bu kararın sadece davalı Hazine ve davalı ... Belediyesi tarafından temyiz edildiği, davacı tarafından temyiz edilmediği, dolayısıyla davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu açık olup Mahkemece (B) harfi ile gösterilen kısım yönünden usuli kazanılmış hak olgusu göz ardı edilerek davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamıyla (B) harfi ile gösterilen taşınmazın dik ve uçurum alanda bulunduğu, tarıma ve imar - ihyaya elverişli olmadığı, davacı yararına zilyetlikle kazanım şartlarının da oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, 06.03.2023 tarihli jeodozi ve fotogrametri bilirkişisi rapor ve krokisinde (B) harfi gösterilen 3.316,89 m²'lik kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi için hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Mahkemenin 06.10.2023 tarihli ek kararının ONANMASINA,
Davalılar ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının
değinilen yönden kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden Belediyelere iadesine, temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Gevaş Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
22.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.