Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3897 K.2025/3899

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3897 📋 K. 2025/3899 📅 22.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3897 E.  ,  2025/3899 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1112 E., 2024/919 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/234 E., 2023/87 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; davalılar ile yakın akraba olduklarını, 49 38... parsel sayılı taşınmazdaki paylarının vekil kıldıkları davalı ... tarafından vekalet görevi kötüye kullanılarak dava dışı ...'e satış yoluyla düşük bedelle temlik edildiğini, kendilerine herhangi bir ödeme yapılmadığını, daha sonra vekil ... babası olan diğer davalı ...'ın bu payları dava dışı ... aleyhine önalım davası açmak suretiyle muvazaalı şekilde edindiğini, aile apartmanı olarak kullanılan taşınmaz üzerinde daireler mevcut olup paydaşlar arasında fiili taksim bulunduğunu, davalıların yakın arkadaşı olan ara malik ...'in daireleri görmeden satın aldığını, davacılardan kira talep etmediğini, davalılar ile el ve iş birliği içerisinde hareket ettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescile, mümkün olmazsa bedele karar verilmesini istemişlerdir. Davacı ...'ın yargılama sırasında ölümü üzerine davasını mirasçıları takip etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ...; satış işlemlerinin davacıların istek ve iradesi doğrultusunda gerçekleştirildiğini, iddiaların doğru olmadığını, satış bedelinin dava dışı ... tarafından Tapu Müdürlüğünde kendisine ödediğini, kendisinin de bizzat davacılara elden teslim ettiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ...; oğlu davalı ... ile dargın olduklarını, birlikte hareket etmediklerini, taşınmazın vekil ... tarafından dava dışı ...'e satışı gerçekleştikten sonra dava açarak kanuni önalım hakkını kullandığını, böylelikle taşınmazın adına hükmen tescil edildiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, kayıt maliki davalı ...'ın iyiniyetli sayılamayacağı, ediniminin korunamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile tapu iptali ve tescile karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; satış bedellerinin davacılara ödendiğinin ispatlanamadığı, ara malik dava dışı ...'in taşınmazı satın aldıktan sonra davacıların tahliyesi için herhangi bir girişimde bulunmadığı, aleyhine açılan önalım davasında satış bedellerinin elden verildiği ve emlak komisyon bedeli karşılığında makbuz alınmadığı gibi tüm anlaşmaların sözde olduğu, taşınmazı satın aldığı bedelin çok altında bir bedele hükmedilmesine rağmen istinaf hakkını dahi kullanmadığı, kayıt maliki davalı ... ile vekil davalı ...'ın baba-oğul oldukları, davalı ...'ın önalım hakkını kullanmasından eldeki dava tarihine kadar iki yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen davacıların dava konusu taşınmazda ikamet ettikleri, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalıların iş birliği içinde davacıları zararlandırma kastıyla hareket ettikleri, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili; davacıların vekaletnameleri taşınmazın satışı için verdiklerini, taşınmazın 2015 yılında satılığa çıkarıldığını, satış sürecinin neredeyse iki yıl sürdüğünü, bu hususların tanık beyanları ile de sabit olduğunu, bu süreçte emlakçılar ile davalı ... ve davacı ...'ın oğlu olan .... birlikte hareket ettiklerini, davalı ...'ın yasal önalım hakkını kullanarak taşınmazı hükmen temlik aldığını, hüküm iptal edilmeden tapu iptali ve tescile karar verilemeyeceğini, davalı tanığı olarak dinlenen dava dışı ...'in beyanının dikkate alınmadığını, davalı ...'ın, kendilerine yeni daire satın alana kadar aralarındaki kardeşlik ve akrabalık bağı hatırına davacıların taşınmazda oturmalarına izin verdiğini, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacıların 10.09.2015 tarihli vekaletname ile yakın akrabaları olan davalı ...'ı vekil tayin ettikleri, vekil ...'ın davacıların 49 38... parsel sayılı taşınmazdaki paylarının tamamını 11.12.2017 tarihinde 89.000,00 TL bedelle dava dışı ...'e satış yoluyla temlik ettiği, taşınmazın satış tarihindeki keşfen saptanan değerinin 872.542,00 TL olduğu, taşınmazda paydaş olan davalı ...'ın (vekilin babası) tarafından ...'e karşı yasal önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davası açıldığı, yargılama sırasında taşınmazın satış bedeli olan 89.000,00 TL'nin anılan davada davacı ... tarafından Mahkeme veznesine depo edildiği, Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.07.2018 tarihli ve 2017/611 Esas, 2018/256 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilememesi üzerine 08.09.2018 tarihinde kesinleştiği ve satışa konu payların 12.09.2018 tarihinde davalı ... adına tescil edildiği, böylelikle davalı ...'ın taşınmazın tamamına malik olduğu, 24.12.2018 tarihinde taşınmazda kat mülkiyeti tesis edildiği, 7 parça bağımsız bölümün davalı ... adına kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 86.200,98 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.