Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3761 K.2025/3902
1. Hukuk Dairesi 2024/3761 E. , 2025/3902 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/259 E., 2023/333 K.
BİRLEŞTİRİLEN (2015/175 E.) DAVADA
BİRLEŞTİRİLEN (2020/204 E.) DAVADA
Mahkemece, bozmaya uyularak verilen karar davacı ... vekili, davacı ... vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacılar .., .. ve ...; birleştirilen davada (2020/204 Esas) davacı ...; murisleri ... ve .... 57... parsel sayılı taşınmazı önce 02.08.1999 tarihli vasiyetname ile oğulları davalı ...'ye bağışladıklarını ancak daha sonra muris .... taşınmazdaki payını davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı olduğunu ileri sürerek muvazaa sebebiyle tapu kaydının ve vasiyetnamenin iptali ile muris ... adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir. Birleştirilen davada (2020/204 Esas) davacı ..., 22.10.2021 tarihli dilekçesi ile; davalılar ..., ... ve ... yönünden sehven dava açıldığını belirterek adı geçenler hakkındaki davasından feragat ettiğini beyan etmiştir. Dava dışı mirasçılar .. ve ..., bozmadan sonra duruşmada alınan beyanlarında davaya muvafakat ettiklerini bildirmişlerdir.
2.Birleştirilen davada (2015/175 Esas) davacı ...; murisi ... 57... parsel sayılı taşınmazını davalıya vasiyet edip daha sonra satış yoluyla temlik ettiğini, temlikin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
3.Birleştirilen davada (2015/152 Esas) davacılar .. ve ..; .. dışındaki davalılar ile ana bir baba ayrı kardeş olduklarını, .. ise gelinleri olduğunu, muris anneleri ...'in 1 18... , 1 27... ve 6, 1 81... ve 3, 3 74... ile 1 77... parsel sayılı taşınmazları muvazaalı şekilde davalılara temlik ettiğini, bunlardan bazılarının davalılar tarafından 3. kişilere devredildiğini, saklı paylarına tecavüz edildiğini ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali - tescile, mümkün olmazsa tenkise karar verilmesini istemişler; 30.03.2011 tarihli dilekçeleri ve aynı tarihli duruşmadaki beyanlarında davaya tenkis davası olarak devam etmek istediklerini belirtmişlerdir.
II. CEVAP
1.Asıl ve birleştirilen davalarda davalı ... ve .. vekili; davaların süresinde açılmadığını, murisin mal kaçırma kastı olmadığını, satışın bedeli karşılığında yapıldığını, davalı ...'nin murisin bakımı ile ilgilendiğini, murisin minnet duygusu ile hareket ettiğini ve sağlığında paylaştırma kastı ile davacılara da taşınmaz verdiğini belirtip davaların reddini savunmuşlardır.
2.Diğer davalılar .. ve ..; davanın süresinde açılmadığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece; asıl davada muvazaa iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle vasiyetnamenin iptali, tapu iptali ve tescil taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 07.06.2018 tarihli ve 2015/12165 Esas, 2018/11113 Karar sayılı kararı ile; muris .. ölüm tarihi itibarıyla terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu ve davaya katılmayan mirasçılarının bulunduğu gözetilerek, davaya katılmayan ortakların olurunun alınması ya da miras şirketine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi ve murisin iradesinin açıklığa kavuşturulması bakımından eldeki davanın 21.01.2015 tarihli celsede tefrik kararı verilen dosya ile HMK'nın 166. maddesi gereğince birleştirilerek görülmesi gerektiğine değinilerek karar bozulmuş; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde bozma kararında anılan dava (2015/152 Esas) eldeki dava ile birleştirilip tekrar tefrik ile başka esasa kaydedilmiş, davacı ... tarafından açılan dava (2020/204 Esas) ve davacı ... tarafından açılan dava (2015/175 Esas) eldeki dava ile birleştirilmiş, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muvazaa iddiasının ispatlandığı, vasiyetnamenin iptaline yönelik olarak TMK'nın 557. maddesinde belirtilen sebeplerden hiç birine dayanılmadığı, dosyada vasiyetnamenin iptalini gerektirecek herhangi bir delilin de mevcut olmadığı gerekçeleriyle asıl dava ile birleştirilen 2015/175 Esas, 2020/204 Esas sayılı davalarda vasiyetnamenin iptaline yönelik talebin reddine, tapu iptali ve tescil isteğinin kabulü ile dava konusu 57... parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına olan 1/2 payın iptali ile muris Hanife adına tesciline karar verilmiş, birleştirilen 2020/204 Esas sayılı davada davalılar ..., ... ve ... yönünden dava feragat sebebiyle reddedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar ... ve ... vekilleri temyiz dilekçeleri ile; dava dilekçesindeki iddialarını yinelemişler; vasiyetnamenin iptaline ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirtip kararın bu yönden bozulmasını istemişlerdir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesi ile; cevap dilekçesindeki savunmalarını yinelemiş, temliklerde muvazaanın bulunmadığını, davacıların iddialarını ispatlayamadıklarını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, öte yandan hükmün 12. bendinde hatalı olarak aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen davalar, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ile terekeye iade, mümkün olmazsa tenkis ve vasiyetnamenin iptali isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Ayvacık Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/76 Esas, 2008/289 Karar sayılı kararı ile 16.06.2008 tarihinde açılan 02.08.1999 tarihli vasiyetnamede murisler ... ve ...'in 57... parselde (ifraz sonrası 57... parsel) bulunan 2 katlı ev ve evin de içinde bulunduğu 3 00... 'lik arsayı oğulları davalı ...'ye vasiyet ettikleri, muris ... 57... parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payını 19.07.2006 tarihinde davalı ...'ye satış suretiyle devrettiği, taşınmazda kalan 1/2 payın halen muris ... adına kayıtlı olduğu; muris .. 05.01.2008 tarihinde öldüğü geriye ilk eşinden olan çocukları ... ve ... ile ikinci eşi .. olan çocukları .., ..., .. ve ... kaldığı, tüm mirasçıların davada taraf olarak yer aldıkları anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Bilindiği üzere, kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. HMK'nın 297/2. maddesi hükmüne göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
Öte yandan, TMK'nın 28. maddesi hükmü uyarınca ölümle şahsiyet son bulmakla; Mahkemece, tapu kaydının iptali ile muris ...'in dosyada yer alan veraset ilamına göre mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerekirken, ölü kişi adına tescil kararı verilmiş olması doğru değildir.
Diğer taraftan, HMK'nın 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderlerinden sayılmış, aynı Kanun'un 326/1. maddesinde; “Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.” denilmek suretiyle yargılama giderleri ve bunlardan olan vekalet ücretinden kimin sorumlu olacağı tereddüte yer vermeyecek şekilde hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda; birleştirilen 2020/204 Esas sayılı davanın .. tarafından ..., ..., ... ve ... aleyhine açıldığı, aşamada davacının davalılar .., ... ve ... yönünden davasından feragat ettiği, adı geçen davalılar bakımından davanın feragat nedeniyle reddedildiği anlaşılmakla Mahkemece hükmedilen vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak yargılama sırasında kendilerini vekille temsil ettiren davalılar .., .. ve ... verilmesi gerekirken, hükmün 12. bendinde "12- Birleşen 2020/204 esas sayılı davada feragat yönünden davalılar ..., ... ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre belirlenen 18.800,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak adı geçen asıl dosya davacılarına verilmesine," şeklinde karar verilmesi de doğru değildir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanun’un 438/7. maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davacılar ... ve ... vekilleri ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönlerden kabulü ile;
Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan "muris ... adına tapuya kayıt tesciline," ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine; “Ayvacık Sulh Hukuk Mahkemesinin 29.02.2008 tarihli ve 2008/107 Esas, 2008/116 Karar sayılı mirasçılık belgesindeki ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline" ibaresinin yazılması; hükmün 12. Bendinde yer alan cümlenin tümden hükümden çıkartılarak yerine; "Birleştirilen 2020/204 Esas sayılı davada davalılar ..., ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 18.800,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak adı geçen davalılara verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
22.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.