Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3743 K.2025/3906
1. Hukuk Dairesi 2025/3743 E. , 2025/3906 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3026 E., 2025/1387 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/689 E., 2023/671 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı ... Belediyesinin mülga 3030 sayılı Kanun uyarınca devretmekle yükümlü olduğu dava konusu 3302, 3362, 3446, 81 64... , 81 69... , 81 69... , 83 51... , 83 52... , 82 16... , 81 77... , 82 58... , 81 27... , 81 94... , 81 94... , 81 94... , 82 56... , 82 57... ve 82 57... parsel sayılı taşınmazları devretmediğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... Belediyesi adına tescilini istemiş; aşamada davalı adına kayıtlı olmadığı anlaşılan 81 69... parsel sayılı taşınmaz yönünden davayı atiye bıraktıklarını bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; idari başvuru yapılmaksızın doğrudan tapu iptali ve tescil davası açılmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu, 3030 sayılı Kanun'da düzenlenen 1 yıllık sürenin çoktan geçtiğini, davanın idari yargı yoluna tabi olduğunu, 3030 sayılı Kanun yürürlükten kalktığından uygulama yerinin bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; 81 69... parsel sayılı taşınmaz bakımından davanın atiye bırakılmasına, geriye kalan 17 parça taşınmaz bakımından, taşınmazların mülga 3030 sayılı Kanun'un 6 (A) maddesinde sayılan yerlerden olmayıp geçici 2. madde kapsamında ilçe belediyesine devri gerekeceği gerekçesiyle davanın esastan kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın idari yargının görev alanına girdiğini, yürürlükten kaldırılan 3030 sayılı Kanun'un uygulama alanının bulunmadığını, davanın süre aşımından reddinin gerektiğini, taşınmazların davalı ... tarafından kamu hizmetinde kullanılmakta olduğunu, davacı Belediyenin davayı açmakta hukuki yarar ve aktif husumet ehliyetinin olmadığını, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu ... ili, .. ilçesi, ... Mahallesinde yer alan 3302, 3362, 3446, 81 64... , 81 69... , 83 51... , 83 52... , 82 16... , 81 77... , 82 58... , 81 27... , 81 94... , 81 94... , 81 94... , 82 56... , 82 57... ve 82 57... parsel sayılı taşınmazların davalı ... Belediyesi adına kayıtlı oldukları sabittir.
Bilindiği üzere, 3030 sayılı Kanun 10.07.2004 tarihli 5216 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ise de 3030 sayılı Kanun'un yürürlüğü tarihi itibarıyla gerçekleşen olaylara uygulanması gerektiği açıktır. Eldeki davada, 3030 sayılı Kanun hükümlerine bağlı kalınarak çekişmenin buna göre çözülmesi gerekmektedir.
3030 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinde; bu Kanun ile büyükşehir belediyesi statüsüne dönüştürülmüş bulunan belediyelerin, ana hizmet bina ve tesisleri ile 6/A maddesinde belirtilen hizmetlere bırakılması gerekenler hariç, her türlü tesis, araç, gereç, taşınır ve taşınmaz mallar ile bunlara ait hak ve borçların belediye sınırları esas alınmak suretiyle ilçe belediyelerine devredileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Mahkemece, taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının dosya içerisine getirtilmediği gibi her ne kadar keşif yapılmış ise de taşınmazların 3030 sayılı Kanun'un 6/A maddesi kapsamında kalıp kalmadığı, bir başka ifade ile iadesi gerekmeyen taşınmaz olup olmadıkları yönünde araştırma yapılmaksızın neticeye gidildiği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; öncelikle dava konusu taşınmazların güncel tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle ve dayanak belgeleriyle (üzerindeki şerhleri de gösterir biçimde, kütük sayfaları, kadastro tespit tutanakları, imar uygulamaları, ifraz-tevhit-taksim belgeleri, mahkeme kararı, resmi akitler vb.) birlikte (birbirini takip edecek, denetlenecek ve tamamının okunaklı olmasına dikkat edilecek şekilde) ilgili mercilerden temini, daha sonra, 3030 sayılı Kanun'un 6/A hükmü kapsamı içerisinde kalıp kalmadıklarını denetlemeye imkan verecek şekilde detaylı bilirkişi raporu alınması, Mahkemece her bir taşınmazın anılan Kanun’un 6/A maddesi kapsamında kalıp kalmadığı hakkında değerlendirme ve gerekçelendirme yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.