Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3739 K.2025/3875

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3739 📋 K. 2025/3875 📅 22.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3739 E.  ,  2025/3875 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/362 E., 2024/1333 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 40. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/243 E., 2022/155 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; muris annesi ...'un 4 88... parsel sayılı taşınmazdaki 5 numaralı bağımsız bölümünü 28.01.2005 tarihinde satış göstermek suretiyle oğlu olan davalıya devrettiğini, 6 44... parsel sayılı taşınmazdaki 2 numaralı bağımsız bölümünü ise kız kardeşi ...'a devrettiğini, ... tarafından taşınmazın 22.07.2008 davalıya devredildiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, murisin taşınmazlarını satma ihtiyacı olmadığı gibi davalının da alım gücü bulunmadığını, babası ve annesi boşandıktan sonra davalının annesi, kendisinin babası ile yaşadığını, davalının da baskıları sonucu muris annesi ile bağlarının koptuğunu, murisin çocukları arasında ayrım yaptığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; muris ... ile baba .. .. evlilik birliğinin sonlanması üzerine kendisinin velayetinin muris anneye, davacının velayetinin ise babaya verildiğini, ...'ın davacının bakımını üstlenmediğini ve davacıyı babaannesinin yanına gönderdiğini, murisin çocuğunu uzun süre görememesi nedeniyle velayet davası açıldığını ve davacının velayetinin anneye verildiğini, davacın 2-3 yıl birlikte yaşadıktan sonra babası ile yaşamak isteyerek gittiğini, uzun yıllar muris ile görüşmeyen davacının bir süre sonra tekrar görüşmeye başladığını ancak yine murisi terk ettiğini, murisin yaşadığı üzüntüler nedeniyle çeşitli hastalıklar geçirdiğini, bakımı ile kendisinin ilgilendiğini, davacının ise murisin yanında olmadığını, küçük yaşlarda su ve balık ekmek satarak murise manevi desteğin yanında maddi destekte de bulunduğunu, muvazaa iddialarının gerçeği yansıtmadığını, murisin hastalıkları ile ilgilenmesi, tedavi ettirmesi, maddi ve manevi destek vermesi sebebiyle hizmet ve emek karşılığı 5 numaralı bağımsız bölümün kendisine devredildiğini, 2 numaralı bağımsız bölümün ise murisin kız kardeşi ... tarafından bedeli ödenerek satın alındığını ancak henüz reşit olmadığından muris adına tescil edildiğini, reşit olduğunda muris tarafından taşınmazın gerçek malikine devredildiğini, ...'un evlenerek Amerika'ya yerleşmeye ve dava konusu taşınmazı satmaya karar vermesi üzerine de o tarihlerde kendisinin ikamet ettiği taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, murisin başka taşınmazları ve bankada parası bulunduğunu, mal kaçırma amacı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı başka taşınmaz yönünden davacı tarafından açılan tenkis davası eldeki dava ile birleştirilmiş, bilahare tefrik edilerek yeniden ayrı esasa kaydedilmiş, eldeki davada yapılan yargılama sonunda, muvazaa ve mal kaçırma iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin davacı kızından mal kaçırma saiki ile taşınmazları devrettiği hususunun ispat külfeti kendisinde olan davacı tarafından ispat edildiği, bu yönde yapılan belirlemenin yerinde olduğu, ancak 5 numaralı bağımsız bölümde (dosya içeriğine göre 2 numaralı bağımsız bölüm ise de maddi hata yapıldığının anlaşıldığı) murisin 1/2 payı olmasına rağmen Mahkemece taşınmazın tamamı bakımından hüküm tesis edilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak dava konusu 5 numaralı bağımsız bölüm yönünden pay oranı düzeltilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 5 numaralı bağımsız bölümün tamamının muris tarafından davalıya devredildiğini, bu hususta hataya düşüldüğünü bildirerek kararın düzletilerek onanmasını, aksi halde bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflı ve duyumdan ibaret tanık beyanlarına itibar edildiğini, 2 numaralı bağımsız bölüm yönünden devirler arasındaki uzun sürelerin dikkate alınmadığını, tanık ...'un somut beyanlarına itibar edilmediğini, 5 numaralı bağımsız bölüm yönünden davalının bakım görevini ahlaki görevi aşacak nitelikte ifa ettiğinin, söz konusu bakımın anne-çocuk arasındaki olağan bakım olarak değerlendirilemeyeceğinin ve taşınmazın davalının maddi ve manevi desteği karşılığı ivazlı bir şekilde devredildiğinin kabulü gerektiğini, davacının iddiasını ispatlayamadığını, murisin başka taşınmazları ve banka hesabında nakit parası bulunduğunun değerlendirilmediğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1962 doğumlu muris ...'un 17.04.2019 tarihinde ölümü ile geride davacı kızı ve davalı oğlunun mirasçıları olarak kaldığı, muris ... 4 88... parsel sayılı taşınmazdaki 5 numaralı bağımsız bölümünü 28.01.2005 tarihinde satış suretiyle oğlu olan davalıya devrettiği, 6 44... parselin 2 numaralı bağımsız bölümündeki 1/2 payını ise 01.03.1993 tarihinde satış suretiyle ...'a, .. ise muristen devraldığı pay ile birlikte maliki olduğu taşınmazı 22.07.2008 tarihinde yine satış suretiyle davalıya temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin 5 numaralı bağımsız bölüm yönünden temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın gerekçe içeriğinde 2 numaralı bağımsız bölümün 1/2 payının 01.03.1993 tarihinde muris tarafından ara malik ...'a devredildiğine yer verilmesine, devredilen pay yönünden davacının payı oranında iptal-tescil kararı verilmesi gerektiğine değinildiği halde, maddi hata sonucu anılan hususta 5 numaralı bağımsız bölüm yönünden hüküm tesisi isabetsizdir.
Ne var ki; anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına ilişkin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (2) numaralı bendinde yer alan "İstanbul İli, ... İlçesi ... Mah. 4 88... parsel 3 kat 5 nolu bağımsız bölüm" ibaresinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine "İstanbul ili, .. ilçesi ... Mah. 6 44... parsel Zemin kat 2 nolu bağımsız bölüm" ibaresinin eklenmesi, (3) numaralı bendinde yer alan "İstanbul ili, ... İlçesi ... Mah. 6 44... parsel Zemin kat 2 nolu bağımsız bölüm" ibaresinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine "İstanbul ili, .. ilçesi ... Mah. 4 88... parsel 3. kat 5 nolu bağımsız bölüm" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.