Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4144 K.2025/3867
1. Hukuk Dairesi 2025/4144 E. , 2025/3867 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/664 E., 2024/893 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2006/603 E., 2023/258 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili; mülkiyeti Hazineye ait dava konusu 243, 244, 245, 247, 254, 255, 263, 3 24... parsel sayılı taşınmazların 3646 sayılı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü Adına Tescil Edilecek Taşınmaz Mallar Hakkında Kanun uyarınca davalıya tahsis suretiyle devredildiğini, taşınmazların tapu kayıtlarına ise “Maliye Bakanlığının izni alınmaksızın üçüncü kişilere devri ve mülkiyetten gayri ayni hak tesis edilemeyeceğine” dair şerh verildiğini, taşınmazların Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yol ve emniyet sahası olarak kamulaştırılmasına karar verilmesi üzerine, taşınmazların Hazineye geri devredilmesi için davalı Kurumla yazışmalar yapıldığını, ancak davalının kamulaştırma bedellerinin hesaplarına yatırılması halinde taşınmazların geri devredilmesine muvafakat verileceğinin belirtildiğini, dava konusu taşınmazların 3646 sayılı Kanun'daki amaçların gerçekleştirilmesi amacıyla davalıya devredildiğini ve bu amaç dışında bu yerlerin kullanılmasının mümkün olmadığını, taşınmazların yol olarak kamulaştırılmaları nedeniyle artık anılan Kanun'daki amacın gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, taşınmazlar üzerindeki şerh nedeniyle Hazineye geri devrinin gerektiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; dava konusu taşınmazların 3646 sayılı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü Adına Tescil Edilecek Taşınmaz Mallar Hakkında Kanun uyarınca davalı Kuruma devredildiğini, anılan Kanun'da taşınmazların davalı adına tescilinde hiçbir kayıt ve şarta yer verilmediğini, taşınmazlar üzerine hukuki dayanağı olmaksızın “Maliye Bakanlığının izni alınmaksızın üçüncü kişilere devri ve mülkiyetten gayri ayni hak tesis edilemeyeceğine” dair şerh konulduğunu, taşınmazların kamulaştırılmasına karar verildiğini ancak şerh sebebiyle Karayollarına devrin gerçekleştirilemediğini, mülkiyet hakkının Anayasal bir hak olduğunu, taşınmazın davalı Kuruma devredilmesiyle mülkiyet hakkının da devredildiğini, taşınmazlarda bulunan şerhin Hazineye geri devrini sağlamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların 3646 sayılı Kanun gereğince davacı Hazine tarafından davalı TİGEM'e tahsis suretiyle devredildiği, tapu kayıtlarına ''Maliye Bakanlığının izni alınmaksızın üçüncü kişilere satışı devri veya mülkiyetten gayriayni hak tesis edilmeyeceğine'' dair şerh konulduğu, anılan şerhin kaldırılması amacıyla davalı TİGEM tarafından İdare Mahkemesinde açılan dava sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşınmazlara konulan şerh nedeniyle davacı Hazinenin tapu iptal-tescil talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı, İdare Mahkemesinde taşınmazların tapu kaydındaki şerhin kaldırılması için açılan dava sonucunda Mahkemece hizmet gereği ve kamu yararı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiği, o halde tapu kaydındaki şerhin kamu yararının korunması amacı ile konulduğunun kabulünün gerektiği, somut olayda Karayolları tarafından kamu yararı kararı alınmadan kamulaştırma işleminin yapılamayacağı değerlendirildiğinde, davalı Kurum tarafından üçüncü kişilere bir satış veya devrin söz konusu olmadığı, dava dışı Karayolları tarafından kamu yararı gereğince kamulaştırma işleminin yapılmak istendiği ancak şerh nedeni ile yapılamadığı, davacı Hazine her ne kadar bu şerh sebebi ile taşınmazların Hazine adına tescilini istemişse de yukarıda izah edildiği şekilde şerhlerin kamu yararı gereğince konulduğu, davalı TİGEM'in şerhin amacı ile bağdaşmayacak kamu yararına aykırı herhangi bir işleminin bulunmadığı, ayrıca 3646 sayılı Kanun'da yalnızca taşınmazın davalı Kurum adına tesciline dair hüküm bulunduğu, taşınmazların hangi durumda tekrar Hazine adına tescil edileceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığı, şahsi hak olan şerhe karşı mülkiyet hakkının korunması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazlarda bulunan ''Maliye Bakanlığının izni alınmaksızın üçüncü kişilere satışı, devri veya mülkiyetten gayri ayni hak tesis edilmeyeceğine'' dair şerh konulduğunu, davalı tarafından anılan şerhin kaldırılması için İdare Mahkemesinde açılan davanın reddine karar verildiğini, taşınmazlar hakkında Karayolları tarafından kamulaştırma kararı alınması üzerine davalı Kurum ile yazışmalar yapıldığını ancak davalının kamulaştırma bedelinin kendilerine ödenmesi halinde taşınmazları davacı Hazineye devredileceğini bildirdiğini, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından taşınmazın yol ve emniyet sahası olarak kamulaştırılmasına karar verildiğini, kamulaştırma kararı ile davalı Kurumun amaç ve faaliyetlerinin bağdaşmasının mümkün olmadığını, kamulaştırılan dava konusu taşınmazlarda davalının kuruluş amaçlarını gerçekleştirme imkanının bulunmadığını, dolayısıyla davacı Hazine tarafından 3646 sayılı Kanun gereğince davalı Kuruma tahsis edilen taşınmazların devir amacının ortadan kalktığını, taşınmazların Hazineye geri iade edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, davalı Kurum lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu 243, 244, 245, 247, 254, 255, 263, 3 24... parsel sayılı taşınmazlar Hazine adına kayıtlı iken 3646 sayılı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü Adına Tescil Edilecek Taşınmaz Mallar Hakkında Kanun uyarınca tahsis suretiyle 23.05.2000 tarihinde davalı TİGEM'e devredildiği, taşınmazların tapu kaydında "Maliye Bakanlığının izni alınmaksızın üçüncü kişilere devri ve mülkiyetten gayri ayni hak tesis edilemeyeceğine" dair şerh bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.