Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3984 K.2025/3859

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3984 📋 K. 2025/3859 📅 22.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3984 E.  ,  2025/3859 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2385 E., 2023/903 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/46 E., 2021/326 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından süresinde duruşma istekli ve dahili davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.07.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı ... vekili Avukat ..., davalılar ... ve ... vekili Avukat ... ve davacı vekili Avukat ... ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen dahili davalı ... ve davalı ... gelmediler. Yokluklarında duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçelerinin kabulü ile önceki günlü geri çevirme kararı ile belirtilen eksikliklerin giderildiği görülmekle ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, uzun süredir bir çok rahatsızlığı bulunduğunu, bu nedenle işlerini takip etmekte zorlandığını ve ekonomik olarak sıkıntıya düştüğünü, o dönemde davalılardan ... ile dostluk kurduğunu, ...’ın kendisine borç para bulabileceğini, ancak bunun ipotek karşılığı olabileceğini, bunun için de vekaletnameye ihtiyacı olduğunu söyleyerek kendisini vekalet vermeye ikna ettiğini, vekaletnameye her nasılsa satış yetkisinin de eklendiğini, vekil ...’ın kendisinin bilgisi ve rızası dışında maliki olduğu 1922 (yeni 30 73... ) parsel sayılı taşınmazı davalı ...’ye, 1923 (yeni 30 73... ) parsel sayılı taşınmazdaki payını ise davalı ...’e satış suretiyle devrettiğini, ..’un da taşınmazı ...’ya, O’nun da davalı ...’ye satış suretiyle devrettiğini, davalı ...’ın vekalet görevini kötüye kullandığını, diğer davalıların ise vekil ... ile el ve iş birliği içerisinde hareket ettiklerini, kendisine herhangi bir satış bedeli ödenmediğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında dava konusu 1923 (yeni 30 73... ) parsel sayılı taşınmazın dava dışı ...’a devredilmesi üzerine, HMK’nın 125. maddesi uyarınca seçimlik hakkını tapu iptali ve tescil yönünden kullandığını bildirmiş ve anılan kişi davaya dahil edilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ... ve ..., dava konusu 1922 parsel sayılı taşımazın ... tarafından 4.860.000,00 TL bedelle, 1923 parsel sayılı taşınmazın ise 900.000,00 TL bedelle davalı ... tarafından satın alındığını, 1922 parsel sayılı taşınmazın satış bedelinin 3.295.000,00 TL'lik kısmının talebi üzerine makbuz karşılığı elden nakit olarak vekile ödendiğini, kalan 1.565.000,00 TL'lik kısmının ise 24.07.2017 tarihinde vekilin talimatı üzerine ... isimli şahsın banka hesabına havale yapıldığını, 1923 parsel sayılı taşınmazın satış bedelinin bir kısmının satıcının talebi üzerine makbuz karşılığı nakit olarak, kalan kısmının ise satıcının banka hesabına EFT yoluyla ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
2. Davalı ..., davacının kendisine birden fazla satış vekaleti verdiğini, işlemlerin davacının bilgi ve rızası ile gerçekleştiğini, davacıya ödemelerin .... vasıtasıyla yapıldığını, tapu devri sırasında Tapu Müdürü tarafından davacının bizzat aranarak taşınmazların vekaletname ile satışının gerçekleştirildiği ve satış hakkında bilgisi olup olmadığı sorularak teyit alındığını, davacının satış tarihinden 5 ay sonra hastalanmış olup ölüm tehlikesi olduğunu bilen yakınlarının sırf kendisini zarara sokmak kastı ile bu davayı açtırdıklarını, vekillik görevinin gereğini yerine getirdiğini, davacının da aldığı satış bedelleri ile borçlarını ödediğini ve rahata erdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. Dahili davalı ..., davacının taşınmazlarının satışı için iradi olarak vekaletname verdiğini, bu vekaletname gereğince gerekli evrak işlemlerinin takibini yaptığını, satış bedelinin davacıya ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
4. Dahili davalı ..., maliki olduğu 56 (yeni 30 93... ) parsel sayılı taşınmazını satmaya karar verdiğini, ancak diğer davalı ...’nin bu taşınmaz karşılığı olarak dava konusu 1923 (yeni 30 73... ) parsel sayılı taşınmazdaki payını kendisine devretmeyi teklif ettiğini, bu teklifi kabul ettiğini ve dava konusu taşınmazı trampa yoluyla satın aldığını, iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddine savunmuştur.
5.Dahili davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; vekil ... tarafından 21.07.2017 tarihinde davacıya ait 1922 parsel sayılı taşınmazın davalılardan ...'ye, 1923 parsel sayılı taşınmazın ise davalı ...’a satış suretiyle devredildiği, ...’un taşınmazı ...’a, onun da davalı ...’ye satış göstererek devrettiği, ...’ın da yargılama sırasında 12.12.2018 tarihinde taşınmazı trampa yoluyla dahili davalı ...’a devrettiği, dava konusu taşınmazların satışına ilişkin bu davaya konu 21.07.2017 tarihli vekaletname haricinde 18.07.2017 tarihinde ... ... Noterliği tarafından düzenlenen ... yevmiye numaralı vekaletname ile de davalılardan ... ., ... ve dava dışı ... ... vekil tayin edildiği, davacının iddiasının ipotek tesisi için vekaletname verdiği yönünde olsa da, temlike dayanak vekaletnameden 3 gün önce de davacının dava konusu taşınmazların satışı için vekaletname verdiği, bu durumun davacının iradesinin satış yönünde olduğunu gösterdiği, davacının fiil ehliyetini haiz olmadığı yönünde herhangi bir belge bulunmadığı, okuma - yazma bildiği, davalı ...’nin de arsa alım - satım işlemleri ile meşgul olduğu ve alım gücü bulunduğu, davalılardan ...'nin alım gücüne sahip olup ödemeye ilişkin dekontlar sunduğu, yargılama sırasında ...’ın taşınmazı dahili davalı ...’e ait taşınmaz ile trampa yaptığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190. maddesi ve TMK'nın 6. maddesi gereği ispat külfetinin davacı tarafa ait olduğu ancak davacı tarafça vekalet görevinin kötüye kullanıldığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 1923 parsel sayılı taşınmazın davacı ...'na vekâleten davalı ... tarafından 21/07/2017 tarih ve ... yevmiye sayılı resmi senet ile davalı ...'a, davalı ... tarafından davalı ...'ya, ... tarafından ise davalı ...'ye satış suretiyle temlik edildiği, iş bu taşınmazın yargılama sırasında ise 12.12.2018 tarihinde trampa yolu ile dahili davalı ...'a temlik edildiği; dava konusu 1922 parsel sayılı taşınmazın ise davacı ...'na vekaleten davalı ... tarafından 21.07.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı resmi senet ile davalılardan ...'ye satış suretiyle temlik edildiği, karı - koca olan davalılar ... ve ...'nin bölgede taşınmaz alım - satım işi yaptıkları, yine vekaleten işlem yapan davalı ...'ün de bölgede bu işlerle ilgilendiği, davacı ...'nun davalı ...'ün teminat vererek borç para bulacağı düşüncesi ile hareket ederek satış vekaleti verdiği, davacının uyku apnesi rahatsızlığı nedeniyle işlerini zor takip ettiği, bu nedenle ekonomik olarak zor durumda kaldığı, kısa sürede davacının güvenini kazanan davalılardan ...'ün davacıyı ikna ettiği, davacının da dava konusu taşınmazlar teminat gösterilmek suretiyle borç temin edilmesi amacıyla davalı vekil ...'e vekâlet verdiği, davacının davaya konu taşınmazlardaki hisselerinin satışı yönünde iradesi bulunmadığı, teminat vererek borç para bulmak amacıyla işlem yaptığı, okur - yazar olan davacının sağlık durumu ''fiil ehliyetini engeller'' nitelikte olmamakla birlikte işlerini yürütmesinde sıkıntı yarattığı, ekonomik olarak zora düşen davacının borç para bulmak amacıyla arayış içerisine girdiği, davacının satış amacıyla değil borç temini için teminat gösterilmek üzere satış yetkisini içerir şekilde vekalet verdiğini davalı vekil ...'ün bildiği, davalıların birbirlerini tanıdıkları, el ve iş birliği içerisinde hareket ettikleri, dava konusu 1923 parsel sayılı taşınmazın devredildiği yeni maliki ...'un davaya dahil edildiği, yeni malikin 30 93... parsel sayılı taşınmaza karşılık davalı ...'la dava konusu parseli trampa etmiş ise de basit bir araştırma ile davaya konu olayları bilebilecek konumda olduğu; davacı tarafça vekaletin kötüye kullanıldığı, tarafların el ve iş birliği içerisinde hareket ettikleri yönündeki iddiasının kanıtlandığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalılar ..., ..., ... ve ... vekilleri duruşma istekli ve dahili davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz isteminde bulunmuştur.
1. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ...’ün kendisine vekalet verilen emlakçı, davalıların ise bölgede yatırım yapan yatırımcı olarak hareket ettiklerini, davalının kötü niyetli olduğuna dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığını, davalıların ... ve ...’de yatırım amaçlı arsa alım - satım işi yaptıklarını, davalıların daha önceden vekil ile hiçbir tanışıklıkları olmadığını, tanık beyanları ile de satış sırasında Tapu Müdürlüğünce davacı tarafın arandığını ve yapılan satış işlemi konusunda bilgilendirildiğini, vekaletnamede satış yetkisi bulunduğunu ve vekaletin de bu amaçla verildiğini, davacı tarafça satış işleminde kullanılan vekaletnameden üç gün önce de yine bir kısım davalılara satış yetkisi içerir şekilde vekaletname verildiğini, yani davacı tarafından üç gün ara ile dava konusu parsellere yönelik iki adet satış yetkisi içeren vekaletname verildiğini, davacının okur - yazar, üniversite mezunu ve bilinçli bir şahıs olduğunu, vekaletnameyi verirken noter huzurunda satış yetkisini açıkça teyit ettiğini, davalıların taşınmazları alım gücü bulunduğunun ortada olduğunu, vekilin satış bedellerinin tümünü tahsil ettiğini beyan ettiğini, bu durumda davalıların herhangi bir sorumlulukları olmadığını, 1923 parsel sayılı taşınmazın ise davalı ... tarafından tapu maliki görünen ...’dan satın alındığını, satış bedelinin bir kısmının nakit olarak ödendiğini, kalan kısmının ise satıcının banka hesabına havale yapıldığını, dava konusu 1923 parsel sayılı taşınmazın ise davacıdan vekaletnameye istinaden satın alınan bir yer olmadığını, doğrudan kayıt maliki ....’dan satın alındığını, davacının iddiasının aksine vekaletnamede ipotek verme veya kredi alma gibi konularda herhangi bir yetki verilmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, maddi olguların dışında faraziyelere dayanılarak verildiğini, davacının satışa dayanak vekaletnameden üç gün önce de yine taşınmazların satışı için vekaletname verdiğini, bu durumun zaten davacının iradesinin satış olduğunu gösterdiğini, dava konusu 1923 parsel sayılı taşınmazı davalı ...’dan trampa yoluyla satın aldığını, diğer davalılar ile davacı arasında yapılan işlemlerle ilgili hiçbir bilgi ve alakasının olmadığını, iyi niyetli olduğunu, kaldı ki davacı tarafça kötü niyetli olduğunun da ispat edilemediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafça iddianın ispat edilemediğini, davacının okur - yazar ve lisans mezunu olduğunu, vekaletnameleri satış yetkisi olduğunu bilerek verdiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
4. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının iradi olarak satış işlemlerinin yapılması için vekaletname verdiğini, davacı tarafça iddianın ispat edilemediğini, davacının okur - yazar ve lisans mezunu olduğunu, yaptığı işlemlerin bilincinde bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacı ...‘nun ... .... Noterliğinin 20.07.2017 tarih ve 6513 yevmiye nolu vekaletnamesi ile maliki olduğu 19 22... parsel sayılı taşınmazlardaki hak ve hisselerinin tamamını veya bir kısmını dilediğine dilediği bedelde satması ve gerekli işlemleri yapması için davalı ...’ü vekil tayin ettiği, vekil ...’ın da 21.07.2017 tarihinde ... yevmiye nolu resmi senetle davacının çekişme konusu 1922 parsel (yeni 30 73... parsel) sayılı taşınmazdaki 991/8640 payını davalı ...’ye, 1923 (yeni 30 73... parsel) sayılı taşınmazdaki 383/4320 payını davalı ...’a satış suretiyle devrettiği, davalı ...’un temlik aldığı payı 22.09.2017 tarihinde dahili davalı ...’ya, onun da 27.09.2017 tarihinde davalı ...’nin eşi olan davalı ...’ye satış suretiyle devrettiği, ...’ın da yargılama sırasında 12.12.2018 tarihinde davalı ...’a trampa yoluyla devrettiği, davacının 6100 sayılı Kanun’un 125. maddesi gereğince davaya yeni malik ...’e karşı tapu iptali ve tescil olarak devam ettiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 103.797,85 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’den, 168.334,66 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’ten, 29.937,53 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’den, 64.806,66 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’dan, 64.536,81 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’tan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılar ..., ..., ..., ... ve ...’tan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.