Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4227 K.2025/3904
1. Hukuk Dairesi 2025/4227 E. , 2025/3904 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/1 E., 2025/28 K.
Mahkemece, bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı ...; kadastro sonucu davalı Köy Tüzel Kişiliği adına tespit ve tescil edilen ... ili, ... ilçesi, .... köyü 1 02... parsel sayılı taşınmazın muris babasının malı olup ölümüyle yapılan rızai taksim neticesinde kendisine isabet ettiğini, babadan kalma ahır ve samanlıkta gerek babasının yaklaşık 90 yıl gerekse kendisinin yaklaşık 35 yıl malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız zilyetliğinin bulunduğunu ileri sürerek taşınmazın arz üzerinde göstereceği kısmının tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
2. Birleştirilen davada davacı ...; kadastro sonucu davalı Köy Tüzel Kişiliği adına tespit ve tescil edilen ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 02... ve 102 parsel sayılı taşınmazların arz üzerinde göstereceği kısımlarının irsen ve rızai taksimler sonucunda kendisine intikal ettiğini, taşınmaz bölümlerinde muris babasının en az 60 sene nizasız fasılasız malik sıfatıyla, devamında da kendisinin aynı şekilde zilyetliğinin bulunduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının kısmen iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Köy Tüzel Kişiliği vekili davaya süresinde cevap vermemiş; aşamada, taşınmazların mera niteliğinde olduklarını belirtip asıl ve birleştirilen davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda 1 02... parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümleri üzerinde, 1 02... parsel sayılı taşınmazın ise (D) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne, 1 02... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 15.08.2014 havale tarihli fen bilirkişi raporunun krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.368,62 metrekarelik kısmının davacı ... adına; (B) harfi ile gösterilen 4.844,11 metrekarelik kısmının davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline; (C) harfi ile gösterilen 3.253,06 metrekarelik kısmının ise aynı ada- parsel numarası ile tapu maliki üzerinde bırakılmasına; çekişmeli 1 02... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile aynı raporda (D) harfi ile gösterilen 3.571,37 metrekarelik kısmının aynı ada son parsel numarası ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline; (E) harfi ile gösterilen 9.700,20 metrekarelik kısmının ise aynı ada-parsel numarası ile tapu maliki üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.10.2018 tarihli ve 2017/5388 Esas, 2018/5670 Karar sayılı kararı ile; taşınmazların niteliğinin belirlenmesinde esaslı unsur olan hava fotoğraflarından yararlanılmadığı, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının getirtilmediği, taşınmazın bulunduğu bölgede tahsisli mera bulunup bulunmadığının ilgili kurumlardan sorulmadığı, tek kişilik ziraat bilirkişi raporunda çekişmeli 1 02... parsel sayılı taşınmazın davaya konu teknik bilirkişi raporunda (D) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde uzun yıllar tarım yapıldığı, mutlak tarım arazisi olduğu, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı; çekişmeli 1 02... parsel sayılı taşınmazın ise teknik bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerinin 30 yıl öncesinde ve yaklaşık 65-70 yılı aşkın süredir tarım alanı olarak kullanıldığı, üzerlerinde binaların bulunduğu, (A) harfi ile gösterilen bölüm üzerinde yaşları 5 ila 27 arasında değişen değişik türde meyve ağaçlarının bulunduğu belirtilmesine rağmen, raporun sonuç kısmında sözü edilen taşınmaz bölümlerinin imar-ihya yolu ile kazanılmış/kazanılacak yerlerden olmadığı belirtilerek kendi içinde çelişkiye düşüldüğü halde bu çelişkinin Mahkemece giderilmediği gibi yetersiz ziraat bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, yöntemince mera araştırması yapılmadığı, yerel bilirkişi ve tanıkların soyut ve yetersiz beyanlarına dayanılarak eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 18. maddesinde sayılan yerlerden olmadığı, mülkiyetlerinin zilyetlikle kazanılabileceği, alınan bilirkişi raporu ekindeki krokide (A), (B) ve (D) harfi ile gösterilen alanlar yönünden davacıların davasını ispat ettiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen şartların davacılar yararına oluştuğu, krokide (F) harfi ile gösterilen kısım yönünden ise davacı ...'ın davasını ispat edemediği gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 1 02... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile fen bilirkişisi .... ... tarafından dosyaya sunulan 06.09.2024 tanzim tarihli rapor ve ekli krokisinde (A) harfiyle gösterilen 1.368, 62... 'lik kısmın aynı ada son parsel numarası verilerek davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan kısmın maliki üzerinde bırakılmasına, davacı ...'nın fazlaya ilişkin talebinin reddine; birleştirilen davanın kabulü ile 1 02... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile fen bilirkişisi raporu ve ekli krokisinde (B) harfiyle gösterilen 4.844, 11... 'lik kısmın aynı ada son parsel numarası verilerek davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 1 02... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile fen bilirkişisi raporu ve ekli krokisinde (D) harfiyle gösterilen 3.571, 37... 'lik kısmın aynı ada son parsel numarası verilerek davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların geriye kalan kısımlarının maliki üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili; savunmalarını yinelemiş; asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, asıl davada lehlerine eksik vekalet ücretine hükmedildiğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
03.10.2006 tarihinde kesinleşen Kadastro çalışmaları sonucu ... ili, ... ilçesi, .... köyü çalışma alanında bulunan 1 02... parsel sayılı 9465,79 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, arsa vasfıyla; 1 02... parsel sayılı 13271,57 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ise aynı nedenle, tarla vasfıyla davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacılar, çekişmeli taşınmaz bölümleri hakkında irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmışlar, Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş; karar, asıl ve birleştirilen davada davalı Köy Tüzel Kişiliği vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak birleştirilen davada dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporu ve ekli krokisinde (D) harfiyle gösterilen 3.571, 37... 'lik kısmı bakımından davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi asıl davada dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporu ve ekli krokisinde (F) harfiyle gösterilen 211, 76... 'lik kısmı yönünden davanın reddine karar verildiğine göre davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin dava değerini geçemeyeceği gözetilerek 72,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; Mahkemece, asıl ve birleştirilen davada dava konusu edilen 1 02... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporu ve ekli krokisinde (A) harfiyle gösterilen 1.368, 62... 'lik kısmı ile (B) harfiyle gösterilen 4.844, 11... 'lik kısmı bakımından davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Somut olayda; dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmaz bölümlerinin üzerinde keşif tarihinde 30 - 35 yaşlarında (dava tarihinde 13-18 yaşlarında) olan armut ve kiraz ağaçlarının bulunduğu; incelenen 1975, 1986, 19 90... yıllarına ait hava fotoğraflarından taşınmazda 1986 yılından bu yana yapılaşma olduğu, ekim-dikim yapılmadığı, (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün sınırlarının oluşmadığı, (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün ise sadece güney sınırının oluştuğu; mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıkların beyanlarından taşınmazın evler ve ahır dışındaki kısmında davacıların herhangi bir kullanımının bulunmadığı, 1980'li, 90'lı yıllarda taşınmazın köylü tarafından hayvan otlatılmak suretiyle kullanıldığı, taşınmaza köylü tarafından imece usulü kapari denilen bitkinin ekildiği, köyün merası denilen taşınmazın köye ait olduğunun bilindiği anlaşılmakla, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde 1 02... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporu ve ekli krokisinde (A) harfiyle gösterilen 1.368, 62... 'lik kısmı ile (B) harfiyle gösterilen 4.844, 11... 'lik kısmı yönünden davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğunu söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmaz bölümleri yönünden asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönlerden kabulü ile hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın Koyulhisar Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
22.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.