Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3754 K.2025/3891
1. Hukuk Dairesi 2024/3754 E. , 2025/3891 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1300 E., 2024/192 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulanık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/353 E., 2022/71 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve ihbar olunan DSİ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait ... ili, ... ilçesi, .. köyünde bulunan 140 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmalarından sonra ... tarafından kamulaştırıldığını, kamulaştırma işlemi sonrası 140 parsel sayılı taşınmazın 2 73... ; 141 parsel sayılı taşınmazın 2 75... parsel sayılı taşınmazlara ayrıldığı, DSİ tarafından kamulaştırılan 2 75... parsel sayılı taşınmazların 140 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalmasına rağmen 141 parsel sayılı taşınmaz içerisindeymiş gibi 141 parsel sayılı taşınmaz maliki adına tescil edildiğini ve akabinde kamulaştırma çalışmaları sonrası Hazine adına tescil edildiğini, ifraz sonrası taşınmazların tapu kaydındaki yüz ölçümü ile paftadaki yüz ölçümünün de uyumsuz hale geldiğini ileri sürerek 140 parsel sayılı taşınmazın ifrazı sonrası yapılan hataların düzeltilmesini, 2 75... parsel sayılı taşınmazlarda davalılar ..., ... ve Hazine adına yapılan mükerrer kaydın iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
2. İhbar olunan DSİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde, Kurumun Kadastro Genel Müdürlüğünden aldığı projelere göre işlem yaptığını, kamulaştırma işleminin usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarından davacının davasında haklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle .. ili, ... ilçesi, ... köyü 140 parsel sayılı taşınmazın ifraz ile 273, 274, 2 75... parsel sayılarını aldığının tespitine, 273 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarında 33.383,44 m² olarak kayıtlı bulunan yüz ölçümünün 9.146,45 m² olarak düzeltilerek tapu siciline tesciline, 275 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğunun tespiti ile davalılar ... ve ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline, 2 74... parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tescil edilmeden önce davacı ... adına kayıtlı olduğunun tespitine, 141 parsel sayılı taşınmazın 32.900 m² olarak ifraz öncesi malikleri adına tescillenerek eski hale getirilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalılar adına kayıtlı olan eski 141 parsel numaralı taşınmazın barajla alakasının olmadığı, barajla bu taşınmaz arasında 140 parsel numaralı taşınmazın bulunduğu, kayıtlarda her ne kadar 1 40... parsel sayılı taşınmazlar ifraz edilerek 273, 274, 2 75... parsel numaralı taşınmazların oluşturulduğu görünse de, fiili durumda 140 parsel numaralı taşınmazın ifraz edildiği ve 273, 274, 2 75... parsel numaralı taşınmazların oluştuğu, yani 140 parsel sayılı taşınmazın ifraz edilerek 4 parçaya bölündüğü, bu durumun sağlamasının 140 parsel sayılı taşınmazın 138.173,86-m² olan yüz ölçümü ile 273, 274, 2 75... parsel numaralı taşınmazların toplam yüz ölçümlerinin aynı olmasıyla yapıldığı, kayıtlarda 141 parsel numaralı taşınmazın ifraz edilerek 2 75... parsel numaralı taşınmazları oluştuğu görünse de bu parselin halen davalı şahısların tarafından kullanıldığı kayıtlarda görünen durum ile fiili durumun aynı olmadığının anlaşıldığı, böylece İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle, tapu kaydında düzeltim davasının Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesinin davacının talebini aşar şekilde karar verdiğini, kamulaştırma işleminin 1999 yılında yapıldığını terk işlemlerinin ise 2009 yılında yapıldığını, Türk Medeni Kanunu'nun 712. maddesi uyarınca zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. İhbar olunan DSİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle, eksik araştırmaya göre karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu kaydında düzeltim ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro çalışmaları sonucunda .. ili, ... ilçesi, ... köyü 140 parsel sayılı 126.2 50... yüz ölçümlü taşınmazın .. ... .. adına tescil edildiği, davacı ...'ın dava konusu taşınmazı 16.11.1989 tarihinde satın aldığı; DSİ tarafından yapılan kamulaştırma işlemi sonunda tapu kayıtlarında, 140 parsel numaralı taşınmaz ifraz edilerek 2 73... numaralı parsellerin oluşturulduğu, 141 parsel numaralı taşınmaz ifraz edilerek 2 75... numaralı parsellerin oluşturulduğu; 273 parsel sayılı 33.883, 44... yüz ölçümlü çayırlık nitelikli taşınmazın tahsisen davacı adına; 274 parsel sayılı 92.366, 56... yüz ölçümlü taşınmazın baraj niteliğiyle kamulaştırma sonucu Hazine adına; 275 parsel sayılı 25.422, 54... yüz ölçümlü taşınmazın ... ve ... adına; 276 parsel sayılı 11.238, 31... yüz ölçümlü taşınmazın baraj niteliğiyle kamulaştırma sonucu Hazine adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Maliye Hazinesi vekili ve ihbar olunan DSİ Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Hazine vekili ve ihbar olunan DSİ Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz edenler 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.