Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4005 K.2025/3830
1. Hukuk Dairesi 2024/4005 E. , 2025/3830 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2222 E., 2024/1090 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/171 E., 2021/118 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... ili ... ilçesinde bulunan bir işletmeyi 120.000,00 TL karşılığında devralmak amacıyla 11.10.2017 tarihinde dava dışı ... ... ile anlaştığını, taraflar arasında yapılan anlaşma sonrasında dava dışı ... ... davacıyı arayarak söz konusu işletmenin devri için kendisine de ödeme yapılması gerektiğini ileri sürerek davacıyı tehdit ettiğini ve davacıya ait olduğunu iddia ettiği 100.000,00 TL tutarlı senedi ileri sürdüğünü, bunun üzerine davacının 20.10.2017 tarihinde dava dışı ... ... annesine 34... plakalı aracını temlik ettiğini, bu olaylar neticesinde davacının çok kısa bir süre içerisinde mal varlığında büyük kayba uğradığını ve dava dışı şahısların tehditleri nedeniyle kendisinin ve kızının hayatı için endişe duymaya başladığını, bu süreçte davacının uzun süredir tanıdığı ve ... ilçesinde inşaat işleri ile uğraşan davalının davacının zor durumda olmasından yararlanarak ve davacının maliki olduğu taşınmazın kendisine devredilmesi halinde kendisinin davacıyı koruyacağını ve taşınmazda bir yapı inşa etmek suretiyle taşınmazı değerlendireceğini belirtmek suretiyle davacıyı aldatarak davacının maliki olduğu ... ilçesi ... Mahallesi 1 78... parsel sayılı taşınmazı 23.10.2017 tarihinde satış suretiyle temlik aldığını, söz konusu satış işleminde bir bedel ödenmediğini ve temlikin davacının zor durumda bulunmasından yararlanılarak ve aldatma suretiyle gerçekleştiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 23.10.2017 tarihinde 55.000,00 TL karşılığında satın alındığını, satış bedelinden 34.825,00 TL'nin 26.10.2017 tarihinde 19.900,00 TL'nin ise 01.11.2017 tarihinde davacının banka hesabına havale yoluyla gönderildiğini, bu kapsamda bedelsizlik iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının dava konusu taşınmazı bir an önce devretmek istediğini belirterek satmayı teklif ettiğini, davalının ise bu satış karşılığında 55.000,00 TL ödeyebileceğini ifade ettiğini ve tarafların anlaşmaya vardığını, bu süreçte davalının davacının içerisinde bulunduğu iddia edilen durumdan haberdar olmadığını, davacının bilgisiz ve tecrübesiz biri olmadığı gibi ... ilçesinde işletme açabilecek maddi imkana sahipken evini satmak zorunda kalacak kadar zor durumda da olmadığını, davacının dava dışı üçüncü şahıslar tarafından zor duruma düşürüldüğü iddiasının davalıyı bağlamayacağını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın 23.10.2017 tarihinde 55.000,00 TL karşılığında davalıya satış suretiyle temlik edildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda taşınmazın devir tarihi itibariyle 344.292,00 TL değerinde olduğu bu itibarla edimler arasında aşırı oransızlık bulunduğu, davacının işletme devri amacıyla dava dışı üçüncü şahıslara borçlandığı, davalı asılın 07.11.2019 tarihli celsede davacı ile arkadaş olduğunu ve davacının borçlarının bulunduğunu, bu borcu ödeyebilmek için evini ve aracını sattığını beyan ettiği, davacının ilkokul mezunu olduğu, davalının ise inşaat şirketi sahibi olduğu, bu kapsamda davacının zorda kalması ve müzayaka halinden istifade edilmek suretiyle dava konusu taşınmazın ederinin çok altında bir bedelle davalı adına tescil edildiği belirtilerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın 23.10.2017 tarihinde 55.000,00 TL bedelle satış suretiyle davalıya temlik edildiği, davacının ...'da bulunan bir gece kulübü işletmesinin devralınması amacıyla .......................ve ... ... ile görüştüğü ve işletmenin 120.000,00 TL karşılığında devri hususunda anlaşıldığı, davacının işletme devri için 80.000,00 TL nakit ve iki adet 20.000,00 TL bedelli senet verdiği, senet bedellerini ödemesine rağmen 100.000,00 TL bedelli başka bir senet ortaya konulduğu, bu nedenle zor duruma düşün davacının üzerine kayıtlı aracını satmak durumunda kaldığı, dinlenen tanık anlatımlarına göre davalı tarafından davacıya yönelik hileli davranışlar bulunmasa da davalının davacı ile arkadaş olduğu ve davacının zor durumu nedeniyle taşınmazın devri hususunda davacıyı ikna ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesindeki beyanına göre de tarafların 55.000,00 TL bedel ile devir konusunda anlaştıkları ve temlikin bu bedel üzerinden gerçekleştirildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın devir tarihi olan 23.10.2017 itibariyle değerinin 344.292,00 TL olduğu, satış bedeli ile gerçek değer arasında 6 misline yakın fark bulunduğu, gabine ilişkin subjektif ve objektif unsurların gerçekleştiği, bu itibarla İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın satışı için davalı tarafından ödenen 55.000,00 TL bedelin davacı tarafından Mahkeme veznesine depo edilmesi amacıyla kesin süre verilmesi, verilen süre içerisinde davacının bedeli depo etmemesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi halde davalı tarafından ödenen bedelin akıbetinin meçhul olacağını, dava konusu taşınmazın tapuda arsa niteliğinde kayıtlı bir taşınmaz olması sebebiyle davalı ile davacı arasında yapılan satış işleminde, davalının arsanın Belediye rayiç bedelini ödeyerek taşınmazı satın aldığını, davacının ilkokul mezunu olması ile davalının inşaat şirketi sahibi olmasının gabin olgusuna dayanak olarak kabul edilmesine olanak bulunmadığını, dosyada mübrez banka dekontlarına itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, davacının, dava dışı şahıslar tarafından zor duruma düşürülmesinin ve davacının bu sebeple evini satmak zorunda kalmasının sorumluluğunun davalıya yüklenmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, gabin ve hile hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı ve toplanan delillerden; davacının kayden maliki olduğu ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 1 78... parsel sayılı taşınmazı 23.10.2017 tarihinde 55.000,00 TL bedelle satış suretiyle davalıya temlik ettiği, dava konusu taşınmazın devir tarihi itibariyle değerinin 344.292,00 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 6.138,42 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.