Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1435 K.2025/3850
1. Hukuk Dairesi 2024/1435 E. , 2025/3850 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27.06.2019
Taraflar arasındaki tescil, tapu iptali ve tescil davasından dolayı Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 27/06/2019 tarih 2012/235 Esas ve 2019/389 Karar sayılı kararın temyizen incelenmesi, asıl davada davacı Hazine vekili ile birleştirilen davada davacı ...mirasçıları vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği görüşüldü.
Asıl dava, tapu iptali ve tescil; birleştirilen dava, tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, birleştirilen Sultanhisar Asliye Hukuk Mahkemesinin bozma öncesi 20.09.2011 tarihli, 2006/64 Esas, 2011/101 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş; temyiz üzerine karar, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.10.2012 tarihli, 2012/1985 Esas, 2012/8915 Karar sayılı ilamıyla araştırma ve incelemenin hüküm için yeterli olmadığı belirtilerek bozulmuş; Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, Mahkemenin 21.05.2015 tarih 2013/87 Esas, 2015/232 Karar sayılı kararıyla davanın, Mahkemenin 2012/235 Esas sayılı dosyasında görülen asıl dava ile birleştirilmesine karar verilmiş, Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, asıl dava ile birleştirilen davanın ayı ayrı reddine karar verilmiş, karar asıl davada davacı Hazine vekili, birleştirilen davada davacı ...mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiş, dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Daireye gönderilmiş, Dairenin 26.01.2023 tarih, 2021/5454 Esas, 2023/518 Karar sayılı kararı ile; davaların birleşmekle bağımsız dava olma özelliğini kaybetmedikleri gözetilerek ''istinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılan asıl dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi, sonucunda verilen kararın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi (asıl dosyada verilen karar temyiz edilmese dahi temyize tabi olan birleştirilen davanın gönderilmesi) için dosyanın Mahkemesine tetkiksiz iadesine karar verilmiş, bunun üzerine Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/35 Esas sayılı dava dosyasının istinaf incelemesi yapılması amacıyla dosyayı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine göndermiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 07.12.2023 tarih, 2023/1767 Esas, 2023/1674 Karar sayılı kararı ile, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesindeki "Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 444. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez" şeklindeki düzenlemeye göre hükmün istinaf yoluna tabi olmayıp değişiklikten önceki HUMK hükümlerine göre temyize tabi olduğu gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf dilekçesinin görev yönünden reddi ile temyiz hükümlerine göre gereği yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiği görülmüştür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin birinci fıkrasında Bölge Adliye Mahkemelerinin Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin ikinci fıkrasında ise Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 427 ilâ 444. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir.
Bu durumda 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 ilâ 444. maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tâbi olup dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir.
Buna karşılık, 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilen temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı kanun yoluna gidilmesi halinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ilâ 360. maddelerindeki istinafa ilişkin hükümlerinin uygulanması için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi zorunlu olup daha önce Yargıtay denetiminden geçen birleştirilen davanın “istinaf” kanun yoluna tâbi olmadığı açık ise de asıl dava ile ilgili daha önce Yargıtayın bir denetiminin bulunmadığı gözetildiğinde, asıl davanın ''istinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Adil yargılanma hakkı”na ilişkin 6. maddesinde öngörülen “Davanın makul süre içinde görülmesi” kavramının zorunlu içeriğinden birisi de dosyaların temyiz incelemesi için süresinde ve eksiksiz biçimde Yargıtaya gönderilmesidir. Bu nedenle hem iç hukuk açısından hem de Türkiye’nin tarafı olduğu uluslararası sözleşmeler bakımından uyuşmazlığın kesin hükümle sonuçlanmasına kadar geçen tüm süreçlerin titizlikle ve hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi bu işle görevli olanların sorumluluğu altında olup bu yönü itibariyle yargılama sürecini geciktirmeye yönelik kasıtlı davranışların suç oluşturabileceği de açıktır.
Tüm bu hususlar ve özellikle asıl davanın konusu, dava ve karar tarihleri ile asıl davada davacının talebi ayrıntılı olarak Dairenin 26.01.2023 tarihli kararında belirtilmesine rağmen 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi gerekçe gösterilerek asıl davada davacı Hazine vekilinin istinaf dilekçesinin görev yönünden reddi ile temyiz hükümlerine göre gereği yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmesi doğru olmadığı gibi HMK’nın 373. maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin hangi koşullarda direnme kararı verebileceği açıkça düzenlenmiş olup Dairenin 26.01.2023 tarihli “tetkiksiz iade” kararına karşı asıl dava yönünden kararda belirtildiği şekilde istinaf incelemesi yapılması gerekirken HMK’nın 373. maddesine aykırı şekilde işlem yapılması da doğru değildir.
Hal böyle olunca, davaların birleşmekle bağımsız dava olma özelliğini kaybetmedikleri gözetilerek ''istinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılan asıl dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi, sonucunda verilen kararın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi (asıl dosyada verilen karar temyiz edilmese dahi temyize tabi olan birleştirilen davanın gönderilmesi) için dosyanın Mahkemesine iadesi gerekmektedir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dosyanın Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesine TETKİKSİZ İADESİNE,
18.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.