Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2020 K.2025/3849

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2020 📋 K. 2025/3849 📅 18.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/2020 E.  ,  2025/3849 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/502 E., 2023/481 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalılar Hazine temsilcisi, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/283 Esas ve 1999/309 Karar sayılı dosyasında bulunan krokide (B) harfi ile gösterilen yaklaşık 6.000 m² lik yerin kadastro çalışmaları esnasında tespit harici bırakıldığını, bu bölüme davacının zilyet olduğunu ileri sürerek taşınmaz bölümünün imar - ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davacı adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Yargılama sırasında davacı vefat etmiş ve mirasçıları davaya devam etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde; dava konusu yerin mera vasfında olduğunu, tespit öncesi ve tespit sonrası davacı tarafından kullanılmadığını, davacı tarafından daha önce açılan Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/283 Esas sayılı dosyasındaki Yargıtay bozma ilamında, tespit dışı bırakılma tarihinden itibaren 20 yıl boyunca gayrimenkulün bilfiil kullanılması gerektiğinin belirtildiğini, bu sürenin dolmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz ile ilgili açılan ilk davanın takipsiz kaldığını, bu nedenle davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu yerin aşırı eğimli, mera vasıflı bir yer olduğunu, kullanım açısından tarım arazisi olmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde ve yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.02.20 15... /28 Esas ve 2015/75 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi raporunda B2 harfi ile gösterilen 5.215. 10... lik kısmın davacılar adına veraset ilamındaki paylar oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Kararın, bir kısım davacılar vekili, davalı Hazine temsilcisi ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.06.2020 tarihli 2016/16212 Esas ve 2020/2055 Karar sayılı ilamı ile; “6360 sayılı Kanun gereğince ... Büyükşehir Belediyesinin ilgili tüzel kişi olarak davaya dahil edilmesi gerektiği, taraf teşkilinin sağlanması ondan sonra tescil davalarında TMK’nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince yerel ve gazete ilanlarının yapılması gerektiği” belirtilerek sair yönler incelenmeksizin karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmaz bölümünün toplam 6.0 13... olduğu, 5.618, 60... lik kısmın Hazine adına tescil edilen 2 54... parsel içerisinde kaldığı, 394, 40... lik kısmının yolda kaldığı, çekişmeli taşınmaz içerisinde kalan bölümün 1972 yılından günümüze kadar tarımsal amaçlı kullanıldığı, taşınmaz bölümüne ... ve mirasçılarının zilyet olduğu ancak 394, 40... lik kısmın evveliyatında yol olarak kullanılıp imar - ihyaya konu olmadığı, ilk açılan davada da yol olarak kullanıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 19.06.2022 tarihli fen bilirkişi raporunda çekişmeli 2 54... parsel sayılı taşınmazda (B) harfi ile gösterilen 5.618, 60... lik kısmın tapu kaydının iptali ile davacılar adına veraset ilamındaki payları oranında tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı taraf lehine zilyetlik koşullarının gerçekleşmediğini, taşınmazın mera vasfında olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı taraf lehine zilyetlik koşullarının gerçekleşmediğini, bilirkişi raporuna itiraz ettikleri halde itirazlarının karşılanmadığını, ilk kararda 5.215, 10... 'lik kısım için kabul kararı verildiği halde en son kararda 5.618, 60... 'lik kısım hakkında kabul kararı verildiğini, dava konusu taşınmaz ... ... olup kaplıca suyunun çıkış alanı içinde bulunduğunu, bu sebeple taşınmazın değerinin çok yüksek olduğu halde değerinin az belirlendiğini, turizm bölgesi olarak kabul edilip değerinin belirlenmesi gerektiğini, taşınmazın komşularında mera olduğunu, mera vasfı taşıdığını belirterek ve re'sen görülecek eksiklikler nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı taraf lehine zilyetlik koşullarının gerçekleşmediğini belirterek ve re'sen görülecek eksiklikler nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tescil isteğine ilişkin olup tapu iptali - tescil isteğine dönüşmüştür.
Temyize konu bölüm, ... ilçesi ... Mahallesinde 1991 yılında yapılan kadastro çalışmalarında taşlık olarak tespit harici bırakılmış; daha sonra ihdasen 12.11.2019 tarihinde Hazine adına ham toprak vasfı ile tescil edilmiştir.
Somut olayda; Mahkemece (B) harfi ile gösterilen kısımda davacı taraf lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek kabul kararı verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Kabul kararı verilen bu kısım 19 72... yılı hava fotoğraflarında kullanılıyor iken 1991 yılında yapılan kadastro çalışmalarında taşlık vasfı ile tespit harici bırakılmıştır. Mahalli bilirkişi beyanlarına göre taşınmaz bölümünün 17-22 yıldır ekilmediği, taşınmazın bir kısmının mera parseli içerisinde kaldığının belirtildiği, dosyaya eklenen fotoğraflardan da taşınmaz bölümünün uzun süredir kullanılmadığı, komşu sınırda bulunan mera vasıflı taşınmaz ile aynı görünüme sahip olduğu, yine davacının komşu sınırda bulunan taşınmaza karşı açtığı davada taşınmazın mera vasfında olduğunun tespit edildiği, tek kişilik ziraat bilirkişi raporu ile harita mühendisi bilirkişi raporunda taşınmaz bölümünün önceki vasfının belirlenmediği, sadece şimdiki vasfı ile kullanıma ilişkin bilgiler bulunduğu, öte yandan bilirkişi raporları ile mahalli bilirkişi beyanları arasında zilyetlik hususunda çelişki oluştuğu görülmektedir.
Öte yandan; taşınmazın davacı tarafından ilk önce imar-ihya edilip sonrasında taşınmaza 20 yıl zilyet olunması ve bu 20 yıllık zilyetliğin taşınmazın imar planı kapsamına alındığı 1997 yılına kadar dolmuş olması gerektiği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde; imar - ihyanın ne zaman tamamladığı dosya kapsamından belirlenemediğinden, davacı tarafın 1997 yılına kadar taşınmaza 20 yıl aralıksız zilyet olduğunu ispatlayamamıştır.
Hâl böyle olunca; temyize konu taşınmaz bölüm yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar Hazine temsilcisi, ... vekili ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ... ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına iadesine,
Dosyanın Ilgın 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
18.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.