Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1576 K.2025/3754
1. Hukuk Dairesi 2024/1576 E. , 2025/3754 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1165 E., 2024/68 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/322 E., 2023/187 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1 39... parsel sayılı taşınmazın davacıların babaları ... intikal ettiğini, taşınmaz üzerinde 2 katlı kargir ev ve bahçesi bulunduğunu, davalının kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmazı kendi adına tam hisse olarak tespit ettirdiğini, oysa taşınmazın mirasa konu bir taşınmaz olup davacılara eşit miktarda müşterek olarak tespit ve tescilinin yapılması gerektiğini, davalının davacıları taşınmaza ve taşınmaz içinde bulunan eve yaklaştırmadığını, yapılan tespitin yasal olmadığını, çekişmeli taşınmazın müştemilatıyla birlikte müşterek olarak tespit edilmesi gerektiğini belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacıların hisseleri oranında müşterek olarak tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacılara murisleri ... ... intikal eden bir taşınmaz ve miras payı bulunmadığını, murisin sağlığında sahibi olduğu 1 39... parsel sayılı taşınmazın üzerindeki tüm haklarını ...'e hibe yoluyla devir ve teslim ettiğini, davalının dava konusu taşınmazı devraldıktan sonra üzerine ev yaptığını, çekişmeli taşınmaz üzerinde zilyetlikle edinim koşullarının kadastro tespitinden önce davalı lehine gerçekleştiğini, davanın haksız olduğunu belirterek reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ve davalıların kardeş oldukları, kök murislerinin ... ... olduğu, kök murisin vefat etmeden önce sağlığında tüm mirasını mirasçıları arasında paylaştırdığı, bu paylaşımın kadastrodan önce yapıldığı, kök murisin mirasçılarına yerlerini gösterdiği, davalıya da dava konusu yeri verdiği, kök muris zamanında dava konusu yerde eski bir ev bulunduğu, davalının sonrasında buraya ev yaptırdığı, henüz tamamlamadığı, yapılan keşifte inşaatın devam ettiğinin gözlemlendiği, davacılara da kök murisin bu paylaşımla yer verdiği, tüm bu hususların mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarının somut olaya dayalı ve birbirleriyle uyumlu olarak alınan beyanları ile sabit olduğu, bu hâli ile dava konusu yerin kök muris tarafından hibe edilip, zilyetliği de davalı yana teslim edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın kök muristen gelmekle birlikte kök murisin sağlığında kendisinden kalan taşınmazı paylaştırdığı ve bu taşınmazın zilyetliğini devrettiği, buna göre de kullanımın devam ettiği, kök murisin sağlığındaki paylaşımın bağış olarak kabulünün gerektiği ve bu şekilde kadastro öncesi tapusuz olup menkul niteliğinde olan taşınmaz bölümünün kök murisin terekesinden çıktığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik incelemeyle karar verildiğini, kök murisin sağlığında rızai paylaşım yapmadığını, muris vefat ettikten sonra mirasçılar arasında rızai paylaşım yapıldığını ancak dava konusu taşınmazın ev olması, davacıların da il dışında ikamet etmeleri nedeniyle kalacak yerlerinin bulunmaması da gözetilerek dava konusu taşınmaz üzerinde rızai taksim yapılmadığını, çekişmeli taşınmazda davacıların miras hakkı bulunmasına rağmen il dışında bulunmaları nedeniyle davalının taşınmazı kendi üzerine yazdırdığını, eksik araştırma ile karar verildiğini, çekişmeli taşınmazın davalıya bağışlandığının ispat edilemediğini, öyle bile olsa bu durumun mirastan mal kaçırma olgusunu ortaya koyduğunu, davalının kök murisin yanında köyde ikamet ettiğini, davacıların ise il dışında olmaları nedeniyle davalı tarafın kök murisin iyi niyetini kötüye kullanarak bu şekilde sözlü bağış yaptığını ortaya koymasının bağışın asli şartlarını oluşturmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince davanın içeriğine girmeden subjektif değerlendirmeyle ret kararı verildiğini, verilen kararın Anayasal hak kaybına sebebiyet verdiğini belirterek ve re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali-tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1 39... parsel sayılı 108,37 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir .
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi