Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2423 K.2025/3773

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2423 📋 K. 2025/3773 📅 17.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2423 E.  ,  2025/3773 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/601 E., 2024/1902 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/39 E., 2023/55 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 12... parsel, 1 12... parsel, 1 14... parsel, 1 14... parsel, 1 16... parsel, 1 18... parsel, 1 19... parsel, 1 23... parsel, 1 24... parsel, 1 42... parsel, 1 49... parsel, 1 60... parsel, 1 60... parsel, 1 61... parsel sayılı taşınmaların babaları muris Mehmet Kaya'ya ait olduğunu ve ölümü ile tüm mirasçılara intikal etmesi gerektiğini ancak kadastro sırasında abisi davalı ...'nın taşınmazları kendi adına tespit ve tescil ettirdiğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı bulunan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile veraset ilamındaki payları oranında Mehmet Kaya mirasçılarına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; tapu iptali ve tescil davaları için öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürerek süresinde açılmayan davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin 31.01.2008 tarihinde kesinleştiği, dava tarihinin 06.07.2023 olduğu, davacının iddiasının kadastro öncesi hukuki sebeplere dayandığı, açıklanan bu niteliğine göre davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabi olduğu, kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıldan fazla sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; çekişmeli taşınmazların kadastro tespitinin kesinleştiği 31.01.2008 tarihi ile dava tarihi olan 06.07.2023 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, netice itibariyle İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve esas yönünden hukuka ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin mülkiyet hakkının ihlali anlamına geleceğini, askı ilanından haberdar olmadığını, taşınmazlar ile aynı il sınırında ikamet etmediklerini, mirastan doğan haklarına müdahale edilebileceğini düşünmediklerini, zira bu hususları düşünmelerinin de kendisinden beklenemeyeceğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalıma alanında bulunan 1 12... parsel, 1 12... parsel, 1 14... parsel, 1 14... parsel, 1 16... parsel, 1 18... parsel, 1 19... parsel parsel, 1 23... parsel, 1 42... parsel, 1 49... parsel sayılı taşınmazların davalı ..., 1 24... parsel sayılı taşınmazın ise ... ... adına tespit edildiği, tutanakların 31.12.2007- 30.01.2008 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmadığından 31.01.2008 tarihinde kesinleşerek taşınmazların tapuya tescil edildiği, eldeki davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 06.07.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına;
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.