Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2150 K.2025/3482

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2150 📋 K. 2025/3482 📅 03.07.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2150 E.  ,  2025/3482 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/14 E., 2025/119 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/350 E., 2024/837 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların kardeş olduğunu ve ... Kuruyemiş Ltd. Şti. isimli şirket ünvanı altında ticaretle uğraştıklarını, davalının ise görünürde hayvan yemi ticareti ve süt toplama işi ile iştigal etmekte olup bu vesile ile tanışık olduklarını, davacıların kriz döneminde ekonomik darboğaza düştüklerini, nakit akışı durarak borçlandıklarını, bankalardan kredi de temin edemediklerini, bu durumu bilen davalı ...'in davacılara üstlerindeki tarla, iş yeri ve dükkanları teminat olarak kendine vermeleri karşılığında faiz karşılığı borç para verebileceği ve kredi temin edebileceği teklifinde bulunduğunu, davacıların dönem dönem şahsa teminat amaçlı tapu devrederek faiz karşılığı şahıstan borç para aldıklarını, en son davacı ...'in kayden maliki olduğu ... ada 9 parsel sayılı taşınmazdaki 8 numaralı bağımsız bölümünü faiz karşılığı borç para almak için teminat maksatlı olarak davalıya 12.04.2019 tarihinde devrettiğini, davalıdan alınan borç, faizi ile beraber ödenmesine ve davacıların defalarca devir işleminin dayanağının kalmadığını belirterek taşınmazın iadesi konusunda sözlü uyarıda bulunmalarına rağmen davalı tarafından davacılara herhangi bir cevap verilmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça iddia edilen hususların gerçeğe aykırı olduğunu, davacıların davalıya karşı azımsanamayacak miktarlarda borçlandığını, zaman ilerledikçe de borç miktarının artmaya devam ettiğini, bu borçların ödenmemesi neticesinde davalının birçok kez davacıları ikaz ettiğini fakat ödeme yapılmadığını, ardından borçların bir kısmını karşılaması adına bahse konu taşınmazın, 12.04.2012 tarihinde davalıya devredildiğini, fakat bu taşınmazın değerinin dahi davacıların davalıya olan borçlarını karşılamaya yetmediğini, keza davalı ile davacılar arasındaki borç ilişkisinin hali hazırda devam etmekte olduğunu, davalının alacağının tamamına kavuşamadığını, davacılar ... ve ...'in davalıya olan diğer borçlarından kaçınmak ve borçlarına karşılık devredilmiş taşınmazı haksız olarak tekrar alabilmek adına asılsız ve mesnetsiz iddialar ile eldeki davayı ikame ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama esnasında 08.02.2024 tarihli duruşmanın üçüncü maddesinde "Davacı vekiline harçlar kanunu 30. maddesi gereğince 5.000.000,00 TL üzerinden 85.387,00 TL eksik harcı tamamlamak üzere gelecek celseye kadar süre verilmesine, gelecek celseye kadar harcın tamamlanmaması halinde HMK 150. Gereğince dosyanın işlemden kaldırılacağı ve şartlar oluştuğu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,(ihtar edildi.)" şeklinde ara karar oluşturulduğu, yine 28.03.2024 tarihli duruşmada herhangi bir harcın yatırılmadığı anlaşılmakla HMK'nın 150/1. madde ve fıkrası uyarınca dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilince 29.04.2024 tarihinde yenileme dilekçesi verildiği, 21.05.2024 tarihli yenileme tensip zaptı yapıldığı, ancak o tarihten bu güne kadar aradan 3 aydan fazla süre geçmiş olmasına rağmen eksik harcın yatırılmadığı gerekçesiyle HMK'nın 150/5. madde ve fıkrası gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; çekişme konusu taşınmazın dava tarihindeki değerine göre peşin harcı tamamlamak üzere davacı tarafa 08.02.2024 tarihli oturumda süre verildiği, harç eksikliğinin giderilmemesi üzerine 28.03.2024 tarihli oturumda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı tarafça dosyanın ilk kez işlemden kaldırıldığı 28.03.2024 tarihinden itibaren üç aylık sürenin geçmiş olmasına karşın tamamlama harcı yatırılmadığı ve davanın açılmamış sayılması gereken konuma düştüğü gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme neticesinde hatalı gerekçe ile karar verildiğini, Mahkemece yenileme duruşmasında harç eksikliği için yeniden taraflarına süre verilmesi gerektiğini, son celse sundukları mazeretlerinin reddedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; İlk Derece Mahkemesince 08.02.2024 tarihli duruşmada " Davacı vekiline Harçlar Kanun'u 30. maddesi gereğince 5.000.000,00 TL üzerinden 85.387,00 TL eksik harcı tamamlamak üzere gelecek celseye kadar süre verilmesine, gelecek celseye kadar harcın tamamlanmaması halinde HMK'nın 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılacağı ve şartlar oluştuğu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, (ihtar edildi.)" şeklinde 3 nolu ara karar oluşturulduğu, 28.03.2024 tarihli celsede eksik harcın ikmal edilmemesi nedeniyle HMK'nın 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacılar vekili tarafından sunulan 29.04.2024 tarihli dilekçe ile davanın yenilenmesinin talep edildiği, 21.05.2024 tarihinde yenileme tensip tutanağı düzenlendiği ve 10.10.2024 tarihli son duruşmada ise ara karar uyarınca harcın yatırılmadığı gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.