Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1351 K.2025/3520
1. Hukuk Dairesi 2024/1351 E. , 2025/3520 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/179 E., 2023/542 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçelerinde; Erzurum ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan ve tespit harici bırakılan tahmini olarak 3.600 - 4.000 metrekarelik dava konusu yerin 1/3 oranında ..., öncesinde baba ve dedeleri tarafından, kalan 2/3 oranının ... ve aile fertleri tarafından kullanıldığını ve kullanılmaya devam edildiğini belirterek dava konusu taşınmazın 1/3 oranındaki kısmın davacı ..., 2/3 oranındaki kısmın ise davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI , BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 11.09.2014 tarihli ve 2013/622 Esas, 2014/642 Karar sayılı kararıyla; ihdasen oluşan 1103 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ve fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile 3.925,00 metrekare yüz ölçümlü olarak gösterilen kısma yönelik davanın kabulüne, bu kısmın tapusunun iptali ve 1103 parsel sayılı taşınmazdan tefriki ile 1/3 hissenin davacı ... ve 2/3 hissenin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.05.2016 tarih ve 2016/6021 Esas, 2016/5324 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaz bölümlerinin tümünün 1103 parselde kalmadığı, tescil harici bölüm yönünden de ... ile taşınmazın bulunduğu yer İlçe Belediye Başkanlığının davada taraf olmaması nedeniyle taraf koşulunun oluşmadığı gerekçesi ile hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; Mahkemenin 28.11.2017 tarih ve 2016/313 Esas, 2017/262 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, çekişmeli 1103 parsel sayılı taşınmazın 10.03.2017 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 3.168,19 metrekarelik bölümünün tapu kaydının iptali ile hükümde belirtilen pay oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen 526,03 ve (C) harfiyle gösterilen 230,78 metrekarelik bölümlerin hükümde belirtilen pay oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.11.2020 tarih ve 2018/1467 Esas, 2020/4988 Karar sayılı kararıyla; yapılan araştırmanın eksik olduğu belirtilmiş, Mahkemece çekişmeli taşınmazın hangi nedenle tescil harici bırakıldığı hususunun belirlenmesi, hava fotoğraflarından yararlanılmak ve 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle taşınmazla ilgili zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların ve miras bırakanlarının (babalarının) dava konusu yeri en az 1984 yılından beri çayır olarak kullandıkları, dava konusu yerin "çayır vasfında'' olduğu, davacının zilyetliğinin ''hayvan otlatmak'' şeklinde bir zilyetlik olmadığı, taşınmazı çayır olarak ekip biçtikleri, dava konusu yerden ekonomik gelir elde ettikleri , davacıların dava konusu yeri dava tarihinden geriye doğru nizasız ve fasılasız ekonomik amaca uygun zilyetlikle 20 yıldan fazla süre ile kullandıkları, dosya kapsamında TMK'nın 713/1. maddesine göre davacılar adına tescil şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, Erzurum ili ... ilçesi ... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'ın 30.05.2022 tarihli raporunda (B) harfi ile belirtilen 3.169.35 m2'lik kısmının tapu kaydının iptali ile 1/3 hissesinin davacı ... 2/3 hissesinin ... adına tapuya kayıt ve tesciline, (C) harfi ile gösterilen 542,11 m2 ve (D) harfi ile gösterilen 251,28 m2 taşınmazın 1/3 hissesinin davacı ... 2/3 hissesinin ...adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılmadığını, davacılar lehine zilyetlikle edinim koşullarını oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davacılar lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını, taşınmazın kamu malı vasfında olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmazların çevresindeki araziler ile benzer olmasının yeterli olmadığını, zilyetlikle edinim koşullarının davacılar lehine oluşmadığını, taşınmazın kamu malı niteliğinde olup özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava,tapu iptali ve tescil ile tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda, Erzurum ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan taşınmaz kadastro sırasında tespit harici bırakıldıktan sonra yargılama sırasında bir kısmı idari yoldan 1103 parsel numarası ile 4.960,67 metrekare yüz ölçümlü olarak ham toprak vasfı ile Hazine adına tescil edilmiştir.
Davacılar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmaz bölümünün adlarına tescili istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş ise de dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve niteliği kesin olarak belirlenmemiş, taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmamış, yetersiz hava fotoğrafı uygulaması ile yetinilmiş, usuli kazanılmış hakka aykırı olarak davacılara önceki hükümden daha fazla yer verilmiş, uyuşmazlığın çözümünde komşu parsel tutanak ve dayanaklarından usulünce yararlanılmamış, bilirkişi raporuna göre 1103 parsel sayılı taşınmazın (E) harfi ile gösterilen bölümü 2'ye ayrıldığı halde güneyde kalan bölüm hakkında hüküm kurulmayarak infazı kabil olmayacak şekilde karar verilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz bölümünün imar planı kapsamında kalıp kalmadığı, kalıyor ise imar planı kapsamına alınma ve planın onaylanma tarihi ilgili Belediye Başkanlığı ve İl İdare Kurulundan sorularak belirlenmeli, dava konusu taşınmaza komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ve dayanakları getirtilmeli, Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek taşınmazın bulunduğu bölgeyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya arasına alınmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre taşınmaz imar planı kapsamında ise imar tarihinden, imar planı kapsamında değilse dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik ve bindirmeli hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden, bu fotoğraflardan yararlanılarak üretilmiş memleket haritaları ile en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları ise ilgili kurumlardan getirtilmeli, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, davacılar ve mirasbırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak varsa bu şekilde tespit edilen taşınmazların kesinleşme durumlarını da gösterir biçimde tespit tutanaklarının onaylı örnekleri, kesinleşmiş olanların kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları, hükmen kesinleşenler bulunmakta ise tescil ilamları getirtilerek dosya içine konulmalı, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanılmalı, Mahkemece mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan nizalı taşınmaz bölümünün öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ne suretle intikal ettiği, kim tarafından ne sıfatla ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın imar-ihya edilip edilmediği, edilmişse imar-ihya faaliyetinin ne zaman tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalıdır.
Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmaz bölümünün toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, bitki örtüsünü, imar-ihyaya konu edilmişse özellikle imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını içerir, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.
Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinden hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılmak suretiyle dava konusu taşınmaz bölümlerinin sınırını ve niteliğini, taşınmaz bölümlerinde imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarihi ve üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın konumunu hava ve uydu fotoğrafları üzerinde göstermesi istenmelidir.
Fen bilirkişisine ise keşfi takibe ve denetlemeye elverişli, dava konusu taşınmazı komşularıyla birlikte gösterir krokili rapor düzenlettirilmelidir.
Bundan sonra, toplanan ve toplanacak tüm delillere göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, bu hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olması isabetsizdir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Belediyelere iadesine,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Erzurum 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.