Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4618 K.2025/3457

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4618 📋 K. 2025/3457 📅 01.07.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/4618 E.  ,  2025/3457 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/867 E., 2023/1181 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/121 E., 2022/663 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilleri tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.07.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen asıl ve birleştirilen davalarda davalı ... vekili Avukat ... ile birleştirilen davada davalı ... Gıda İnş. Petrol Orman Ür. Nak. Oto. Emlak Teks. İmalat San. Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar asıl davada; mirasbırakınları ...’ün maliki olduğu 169 ada 4, ... ada 1, ... ada 4 parsel sayılı taşınmazlar ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki 2, 4, 7 ve 8 nolu bağımsız bölümleri oğlu ...’ün borçları yüzünden ileride miras payına düşecek kısma haciz gelmesini engellemek amacıyla eşi ...’nın akrabası olan davalı ...’a satış suretiyle temlik ettiğini, ...’un kardeşi ...’dan olan alacağını talep etmesi üzerine ...’ın bu paraya karşılık ...’a devredilen taşınmazlardaki miras payından vazgeçmesini şart koştuğunu, ...’dan payları oranında taşınmazların iade edilmesinin talep edilmesine rağmen, ...’ın taşınmazları iade etmediğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
2.Davacılar, birleştirilen 2016/369 Esas sayılı davada; asıl davada belirttikleri nedenlerle mirasbırakanları ...’ün maliki olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki 2 ve 9 nolu bağımsız bölümleri davalı ...’a satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
3.Davacılar, birleştirilen 2016/373 Esas sayılı davada; asıl davada belirttikleri nedenlerle mirasbırakanları ...’ün ... ada 5 parsel sayılı taşınmazını davalı ...’a satış suretiyle devrettiğini, ...’ın da taşınmazı muvazaalı olarak diğer davalı ... Gıda İnşaat Petrol Orman Ürünleri Nakliyat Ltd. Şti’ne devrettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde miras payları oranında bedelin davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
1. Asıl ve birleştirilen davalarda davalı ...; iddiaların haksız ve yersiz olduğunu, taşınmazları bedeli karşılığı satın aldığını, ...’ün üzerine kayıtlı pek çok taşınmazının bulunduğunu, haciz gelmesinden korkarak taşınmazlarını devretseydi üzerinde kalan diğer taşınmazları da devretmesinin gerekeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Birleştirilen 2016/373 Esas sayılı davada davalı ... Gıda İnşaat Petrol Orman Ürünleri Nakliyat Ltd. Şti; iddiaların haksız ve yersiz olduğunu, taşınmazın ...’tan 750.000,00 TL bedelle satın alındığını, satın alma işlemleri sırasında taşınmaz ipotek edilerek kredi kullanıldığını, satış bedelinin banka yoluyla ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Ankara Batı 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli 2016/352 Esas, 2019/535 Karar sayılı kararı ile; davanın inançlı temlik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olduğu, bu iddianın da 05.02.1947 tarihli 20/6 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca yazılı delille kanıtlanamadığı, davacının dava dilekçesi ile delil listesinde açıkca yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, dava ve birleşen davaların, iddianın ileri sürülüş biçiminden ve özellikle dava dilekçesi içeriğinden muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkin olduğu, somut olayda Mahkemece muris muvazaasına dayalı bir inceleme yapılmadığı, davaların inançlı işlem hukuki nedenine dayalı olarak değerlendirildiği ve hatalı nitelendirme ile sonuca gidildiği, oysa davacılarca miras paylarına hasren babaları adına kayıtlı taşınmazların davalı ...'a temlikinin muvazaalı olduğu ve kendilerine payları oranında geri verilmesi gerektiğini iddia ettikleri, Mahkemece muris muvazaası bakımından taraf iddia ve delilleri toplanarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, kabule göre de eldeki davada mirasbırakan ...'ün ölüm tarihi itibariyle terekesi elbirliği mülkiyetine tabi olup davacılar dışında başka mirasçısının bulunduğu, bu durumda inançlı işlem hukuki nedenine dayalı olarak mirasçı olmayan kişiye karşı miras payları oranında açılan tescil istemli davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, öte yandan tereke adına dava açılmadığına göre terekeye mümessil tayin edilerek yargılamaya devam edilmesinin de pay oranında açılan davanın dinlenmesini mümkün hale getirmediği, pay oranında açılan davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesinin de doğru olmadığı, muris muvazaasına dayalı olarak belirtilen ilke ve kurala göre açılan dava ve birleşen davaların çözümlenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle taraf vekilleinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesi kararı gereğince davanın muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel isteği olarak değerlendirildiği, asıl davada davacılar, muris ...' ün ....08.2010 tarihinde vefat ettiğini, murisin sağlığında oğlu ...'ün borçları nedeniyle ileride mirastan payına düşecek kısma haciz gelmesini önlemek amacıyla eşi ...'nın akrabaları olan davalı ...'a dava konusu 169 ada 4, ... ada 1, ... ada 4 parseller ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki 2, 4, 7 ve 8 no.lu bağımsız bölümleri satış suretiyle devrettiğini, satışların gerçek olmadığını, bedeli karşılığı yapılmadığını, taşınmazlardan alınan kira bedellerinin dava dışı ... ve ... 'e ödenmesinin muvazaanın kanıtı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istedikleri, birleştirilen 2016/369 Esas sayılı dosyada davacıların aynı iddialarını yineleyerek ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki 2 ve 9 nolu bağımsız bölümler yönünden iptal-tescil isteklerinde bulundukları, yine davacıların 2016/373 Esas sayılı davada da asıl davadaki iddialarını yineleyerek davalı ...’ın muristen temlik aldığı ... ada 5 parsel sayılı taşınmazı muvazaalı olarak diğer davalı ... Gıda İnş. Petrol Orman Ürünleri Nakliyat Ltd.Şti’ne devrettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde davalı ...’dan bedel talebinde bulunduklarını, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak eldeki davaların değerlendirildiğini, davacıların murisine ait dava konusu 169 ada 4 parsel ve ... ada 4 parsel sayılı taşınmazların 06.03.2008 tarihinde davalı ...'a satış suretiyle devredildiği, dava konusu ... ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki 2, 4, 7 ve 8 numaralı bağımsız bölümlerin davalı ... tarafından 3. kişiden satın alındığı, muristen temlik alınmadığı, 2016/369 Esas dosyadaki dava konusu taşınmazlar olan ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki 2 ve 9 nolu bağımsız bölümlerin de muris tarafından 06.03.2008 tarihinde davalı ...'a satış suretiyle devredildiği, dava konusu ... ada 1 parsel, ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki 2, 4, 7 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin muris tarafından devredilmediği, davalı ... tarafından 3. kişilerden satın alındığı bu nedenle bu taşınmazlar yönünden muris muvazaasının koşullarının oluşmadığı, diğer dava konusu taşınmazlar yönünden ise taşınmazlar muris tarafından davalı ...’a devredilse de temliklerdeki amacın mirasçılardan mal kaçırmak olmayıp muris ...'ün sağlığında, oğlu ...'ın borçları yüzünden ileride mirastan payına düşecek kısma haciz gelmesini engellemek düşüncesi ile eşi ...'nın akrabası olan davalı ...’a devrettiği, murisin mirasçılarından mal kaçırma kastının bulunmadığı, davacılar tarafından temliklerin mal kaçırma kastı ile yapıldığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların dava dilekçelerinde hukuksal neden belirtmedikleri, Mahkemece taraflar arasında uyuşmazlığın 25.05.2017 tarihli ön inceleme duruşmasında muris muvazaasına dayalı olduğunun kabul edildiği, yargılama esnasında aykırı bir değerlendirmede bulunulmadığı, bu nedenle eldeki davanın muris muvazaası kapsamında incelenebileceği, muris 1939 doğumlu ...'ün ....08.2010 tarihinde ölümü üzerine geriye mirasçı olarak ..., ..., ve ... 'ın kaldıkları, çekişme konusu edilen ... ada 1 parsel ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki 2, 4, 7 ve 8 numaralı bağımsız bölümlerin muristen temlik alınmadığı, 3. kişiden davalı ... tarafından satın alındığı anlaşılmakla muristen temlik alınmadığından bu parseller yönünden muris muvazaası iddiasıyla açılan davanın dinlenemeyeceğinden davanın anılan gerekçelerle reddedilmesinin doğru olduğu, 169 ada 4, ... ada 4 parsel, ... ada 5 parsel, ... ada ... parsel 2 ve 9 numaralı bağımsız bölümlerin ise muris tarafından davalı ...'a devredildiği, daha sonrasında ... ada 5 parselin de davalı ... tarafından diğer davalı şirkete bedeli mukabilinde satıldığı, davalıların satış bedelinin ödendiğine ilişkin savunmalarının ispatının yapıldığı, tanık beyanlarından anlaşıldığına göre murisin oğlunun borçlarının ödenmesi amacıyla çıkan ekonomik sıkıntının giderilmesi amacıyla taşınmazların satıldığının anlaşıldığı, muris adına kayıtlı başkaca taşınmazlar olduğu, davalı ...'ın taşınmazları alabilecek bir gelirinin bulunduğu, taşınmazların keşfen belirlenen değerleri ile akitte gösterilen değerler arasında fahiş fark bulunmadığı, mirasbırakan tarafından davalı ...'a yapılan temliklerin, 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olmadığı benimsenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilleri tarafından duruşma istekli temyiz edilmiştir.
1.Asıl ve birleştirilen davalarda davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, asıl ve birleştirilen davaların muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkin olduğunu, davacı tarafça muris tarafından oğlu ... lehine mal kaçırıldığının ileri sürüldüğü, satışların hiçbirisinin gerçek olmadığını, mirasçılardan ...’ın diğer mirasçılara karşı kollandığını, bu amaçla da terekeye kalması gereken malların ... ’a kaçırıldığını, İlk Derece Mahkemesince de temliklerin murisin oğlu ...’ın borçlarından dolayı haciz gelmesinin önlenmesi amacıyla bedelsiz olarak yapıldığının kabul edildiğini, taşınmazların devredildiği tarihte mirasçılardan borç içinde olan tek kişinin ... olduğunu, hiçbir surette davalı ... tarafından taşınmazlar için satış bedellerinin ödendiğinin ispat edilemediğini, dava konusu taşınmazların devir tarihlerindeki gerçek değerleri ile resmi senette gösterilen değerleri arasında fahiş fark bulunduğunu, ortada bir neden yokken dava konusu taşınmazların aynı gün aynı kişiye devrinin yapılmasının muvazaa iddiasını güçlendirdiğini, murisin eşi olan davalı tanığı ...’nın da muris tarafından yapılan temliklerin muvazaalı olduğunu belirttiğini, bu tanığın beyanına itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, davalı ... Gıda Tic. Ltd. Şti’nin de temlik aldığı dava konusu taşınmaza komşu olan taşınmazda faaliyette bulunduğunu, davalı şirket yetkililerinin muris ... ile yakın arkadaş olduklarını, taşınmazın gerçekte kime ait olduğunu ve yapılan danışıklı işlemleri bildiğini, taşınmazların kira gelirlerinin ... ve ... tarafından tahsil edildiğini, davacı ...’un kardeşi ...’dan olan 800.000,00 TL alacağını talep etmesi üzerine, ...'ın bu paraya karşılık ...’a devredilen taşınmazlardaki miras payından vazgeçmesini şart koştuğunu, bunun üzerine davacıların ...’a müracaat ederek taşınmazları geri istediklerini, ancak ...’ın ... ve ...’dan izin almadan taşınmazları devredemiyeceğini beyan ettiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Asıl ve birleştirilen davalarda davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaların muris muvazaası hukuki nedine dayalı tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkin olduğu, murisin terekeden dava dışı mirasçı ... yararına, diğer mirasçıların zararına olacak şekilde mal kaçırdığını, dava konusu taşınmazların resmi senette gösterilen değerleri ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunduğunu, davalı ...’ın satış bedellerini ödediğini ispat edemediğini, Mahkemece davalı tanığı ... ’ün beyanlarına itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, dava konusu ... ada 5 parsel sayılı taşınmazı kayıt maliki ...’dan temlik alan diğer davalı ... Gıda Ltd. Şti’nin ise dava konusu taşınmazın komşu taşınmazında faaliyet gösterdiğini, ayrıca bu şirketin sahiplerinin murisin yakın arkadaşları olduğunu, bu davalının da iyi niyetli sayılamayacağını, kendisine yapılan devrin muvazaalı olduğunu, davaların kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen davalar, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1939 doğumlu mirasbırakan ...’ün ....08.2010 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacı kızları ... ve ... ile dava dışı eşi ..., kızı ... ve oğlu ...’ın kaldıkları, davalı ...’un mirasçı sıfatının bulunmadığı, mirasbırakanın maliki olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki 2 ve 9 nolu bağımsız bölümler ile, ... ada 5, 169 ada 4 parsel sayılı taşınmazları ve ... ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki 1269/2394 payını 06.03.2008 tarihinde eşi ...’nın akrabası olan davalı ...’a satış suretiyle devrettiği, ...'ın da ... ada 5 parsel sayılı taşınmazı 26.10.2016 tarihinde davalı ... Gıda İnşaat Petrol Orman Ürünleri ve Nakliyat Ltd. Şti’ne satış suretiyle devrettiği, dava konusu ... ada 1 parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki 2, 4, 7 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin mirasbırakana ait olmadıkları anlaşılmaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 1.306,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davalarda davacı ...’den, 573,15 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davalarda davacı ...’den alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmaya gelen temyiz edilen asıl ve birleştirilen davalarda davalı ... vekili ve birleştirilen 2016/373 Esas sayılı davada davalı ... Gıda İnş. Petrol Orman Ür. Ltd. Şti vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden asıl ve birleştirilen davalarda davacılar ... ve ... ’den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.