Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/5195 K.2025/3469

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/5195 📋 K. 2025/3469 📅 01.07.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/5195 E.  ,  2025/3469 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2445 E., 2023/1145 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/249 E., 2020/169 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.07.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacılar vekili Avukat ... geldiler, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; ... ada 4 parsel sayılı taşınmazın murisleri ... 'tan miras kaldığını, murisin ölümünden kısa süre önce iflas ettiğini, davalı ...'nın taşınmazın tapudaki kayıtlarında haciz olduğunu, kendisine vekalet verildiği takdirde bu taşınmazı satarak borçtan kurtaracağını vaad ederek kendilerinden satış yetkisini içerir şekilde vekalet aldığını, hacizlerin 1981-1985 yıllarına ait olduğunu, yapılan araştırmalar sonucu haciz dosyalarının ortada olmadığını ve hacizlerin düştüğünü öğrendiklerini, davalı ...'nın taşınmazı kime ve ne kadara sattığını söylemediğini, taşınmaza bedelsiz sahip olma iradesiyle muvazaalı şekilde annesi olan davalı ... 'e devrettiğini, piyasa rayiç değerinin çok altında bir bedelle devrin yapıldığını, haciz şerhlerine ilişkin dosyalara herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline, olmazsa bedele karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar; yaklaşık 15 yıldır ailece tanışıklığı olan taraflar arasında güvene dayalı ticaret ilişkisi kurulduğunu, davacıların davalı ...’tan borç aldıklarını, muris ... 'ın mirasını borçlarından dolayı kabul etmediklerini ve dava konusu tarla nitelikli taşınmazın masrafları, vergi borçlarının ödenmesi ve bu ödemelerden sonra kalan miktarın da kendilerine verilmesi halinde satmak istediklerini belirttiklerini, daha önce kendisinden aldıkları borçların bir kısmını da böylece mahsup edebileceğini beyan ettiklerini, hacizlerin kaldırılması, vakıf şerhi ve veraset ilamı çıkartılıp intikal işlemleri yapılması için dava dışı kişilere vekalet verildiğini, bu işlemler için gereken ücretlerin vekil ... tarafından ödendiğini, satış işleminden sonra bakiye kalan tutarın avukat huzurunda davacılara teslim edildiğini, en son kalan bakiyenin 11.06.2015 tarihinde davalı ... hesabından gönderildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ve 2017/249 Esas, 2020/169 Karar sayılı kararıyla; murisin iflas etmiş olması ve taşınmaz üzerinde haciz olmasının davacılar için aşırı yararlanma sebebi olmadığı, icra müdürlüklerinden gelen müzekkerelerden taşınmaz üzerinde hacizlerin bulunduğu, haciz ve satış şerhlerinin kaldırıldığının görüldüğü, davacıların satış için vekalet verdikleri, taşınmaz üzerinde bulunan hacizlerin davalı tarafından kaldırıldığı, davacıların davalıdan aldıkları borç ve davanın satış tarihinden 2 yıl sonra açılması dikkate alınarak davalılar arasında muvazaa olmadığı, davacıların taşınmazın satışı için vekalet verdikleri, davalının annesine taşınmazı satışının vekalet görevine kötüye kullanmaya girmeyeceği, satışının iptalinin gerekmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.11.2021 tarihli ve 2020/1126 Esas, 2021/1550 Karar sayılı kararıyla; davalı vekil ... ile diğer davalı ... arasında gerçekleştirilen satış işleminin vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle geçersiz olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 14.06.2022 tarihli 2022/1694 Esas, 2022/4832 Karar sayılı kararı ile; eldeki davada tarafların tanık deliline dayandıkları, davacının 11.08.2017 tarihli dilekçesi ile tanık isimlerini bildirdiği, davalı tarafa ise tanık isimlerini bildirmek üzere usulüne uygun şekilde süre verilmediği, davalı tarafa tanıklarını bildirmek üzere usulüne uygun şekilde süre verilmesi, davacılar tarafından bildirilen ve davalılar tarafından bildirilecek tanıkların usulünce dinlenmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, davalı ...’nin de iyiniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın rayiç değerden satıldığının bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, satıldıktan 1.5 yıl sonra imar uygulaması yapıldığını, bu durumdan haberdar olmadığını, taşınmazdan imar geçse dahi halen tarla vasfında olduğunu, satış için vekalet verildiğini ve taşınmazın kime satıldığının önemli olmadığını, davacıların zararına işlem yapılmadığını, davalı ...’nin alım gücü olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; ... ada 4 parsel sayılı 17.020 m2 miktarlı tarla nitelikli taşınmazın 3179/165888 payı muris ... adına kayıtlı iken 13.05.2015 tarihinde mirasçıları olan davacılara vekaleten vekil ... tarafından davacılar adına intikalen tescil edildiği, ... Noterliği 05.03.2015 tarih ... ve ... yevmiye numaralı dava konusu taşınmazın satışı ve satış bedelinin alınması yetkisini de içeren vekaletnameler ile vekil davalı ... tarafından davacılar adına iştirak halinde kayıtlı payın 27.05.2015 tarihinde 230.000,00 TL bedelle davalı olan vekilin annesi...’ye temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 33.674,92 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacılar için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.