Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5416 K.2025/3478
1. Hukuk Dairesi 2024/5416 E. , 2025/3478 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1456 E., 2024/1328 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasra Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/299 E., 2021/447 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; davalılar ile kardeş olduğunu, Bartın ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan ... ada 1, 190 ada 1, ... ada 6, ... ada 3, 192 ada 13, ... ada 3, 193 ada 7, ... ada 1, ... ada 8, ... ada 1, ... ada 1, ... ada 5, ... ada 1, 212 ada 2, 213 ada 1, ... ada 3 parsel sayılı taşınmazların davalılar ile ortak muristen intikalen gelmiş olmasına rağmen 2008 yılında yapılan kadastro çalışmalarında davalılar adına müştereken yazıldığını, dava konusu taşınmazlarda, babadan gelen miras hissesi olduğunu ileri sürerek taşınmazların miras hissesi oranında tapu kaydının iptali ile adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı ile kardeş olduğunu, davacının halalarına evlatlık verilmesi nedeniyle ileride mağdur olmaması için babası tarafından davacıya miras payına karşılık olarak ... ada 1 parsel ile ... ada 3 parsel sayılı taşınmazların verildiğini, zilyetliğin devir edildiğini, davacının bu taşınmazları daha sonra kendisine satıp zilyetliği devir ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, çekişmeli ... ada 1 parsel sayılı taşınmazın “ ...” ismiyle 30.07.1994 tarihli satış satış senedi ile davacı tarafından taşınmazdaki payının davalılardan ...’e satıldığı, 205 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tam hisse ile kayıtlı olduğu, miras yoluyla muristen intikal ettiği hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle çekişmeli ... ada 1 ve 205 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davanın reddine, diğer çekişmeli taşınmazların muris ... 'ten intikalen gelen taşınmazlar olduğu, davacının ... mirasçısı olduğu ve veraset ilamına göre 12/72 payı olduğu gerekçesiyle bu taşınmazlar hakkındaki davanın kabulüne; çekişmeli taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacının miras hissesi oranında tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının halasına evlatlık verildiği, bilahare muris babası ... tarafından miras payına karşılık olarak davacıya 2 adet taşınmaz verildiği, davacının uzun süre bu taşınmazları ekip biçtiği, daha sonra kadastro tespitinden önce abisi ...'e sattığı, davacının iki taşınmazın zilyetliğini devir ve teslim almak sureti ile muris ...'un terekesinden çıktığı, miras payını aldığı, kadastro çalışmalarının 2008 yılında yapıldığı, murisin 1987 tarihinde öldüğü, taksim ve anlaşma olgusunda eşitlik ilkesinin aranmayacağı ilkesi gereğince davalı tarafta olan ispat yükümlülüğü gereğince davalı tarafça iddia ve savunmasının ispatlanmış olduğu gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; TMK hükümlerine göre evlatlık olarak verilen şahsın hem anne-babasının, hem de evlat edinenin mirasçısı olduğunu, çekişmeli taşınmazların muris ... ‘ten intikalen geldiğinin sabit olmasına ve davacının da miras hissesi olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesinin ret gerekçesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, varılan sonucun dosyada toplanan delillere aykırı olduğunu, İstinaf Mahkemesince delillerin takdirinde hataya düşüldüğünü, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 05.03.2018 tarihli raporu ile 30.07.1994 tarihli senet altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığının tespit edilemediğini, ...’a baba ... tarafından iki veya üç adet taşınmaz verilmiş olmasının davacının diğer yerlerdeki miras haklarını ortadan kaldırmayacağını, senedin tek taraflı olarak davalı ... tarafından düzenlenmiş olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu belirterek ve re'sen tespit edilecek nedenlerle ret kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu kaydının iptali-tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda, temyize konu Bartın ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 186 ada 1, 193 ada 7, 196 ada 1, 212 ada 2, 213 ada 1, ... ada 3 parsel sayılı sırasıyla 439.03, 1.900.81, 5.917.31, 8.949.26, 969.96, 3.757.58 m2 yüz ölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve mirasçılardan ...’in hissesini diğer mirasçı ...’a hibe etmesi nedeniyle ... hariç ... mirasçıları adına, 192 ada 3, 13, 193 ada 3, 201 ada 8, 205 ada 1, 206 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 1.802.25, 643.72, 380.99, 2.232.80, 1.355.01, 4.472.48 m2 yüz ölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve mirasçılardan ... ve ...’in hissesini diğer mirasçı ...’a hibe etmesi nedeniyle ... ile ... hariç ... mirasçıları adına, 190 ada 1 parsel sayılı 87.99 m2 ile 191 ada 6 parsel sayılı 397.18 m2 yüz ölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Mahkemece, davacıya miras payına karşılık olarak baba ... tarafından 2 adet taşınmaz verildiği, bu taşınmazların tapusuz olup zilyetliğinin davacıya devir edildiği, tekrar bu taşınmazların kadastrodan önce davalılardan ...’a satılıp zilyetliğinin devir edildiği, bu sebeple temyize konu çekişmeli taşınmazlarda davacının miras payı olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de varılan sonucun dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Davacı taraf taşınmazların kök muristen geldiği, kök murisin terekesinin taksime ya da paylaşıma konu edilmediği ve davacının da miras payı olduğu iddiası ile dava açmış, davalı taraf ise taşınmazların kök muristen kaldığını ancak davacıya muris tarafından sağ iken miras payına karşılık olarak 2 adet taşınmaz verildiği, bu iki taşınmazın da davacı tarafından davalı kardeşi ...’a satıldığı savunulmuştur. Bu durumda, dosyada ispat külfeti davalı taraftadır. Davalı taraf ilk olarak davacıya muris tarafından sağ iken miras payına karşılık iki adet taşınmaz verildiğini, daha sonra da bu taşınmazların tekrardan kadastrodan önce davacı tarafından davalı ...’a satıldığının ispatlanması gerekmektedir.
Dosya kapsamından; çekişmeli taşınmazların muris ...'dan geldiği ve ...’un terekesinin paylaşıma ya da taksime konu olmadığı sabittir. Davacıya babası tarafından 2 adet taşımazın zilyetliğinin devir edildiği anlaşılmış ise de bu taşınmazların davacıya miras payı karşılığı olarak verildiğinin ispat külfeti üzerinde olan davalı tarafından ispatlanamamıştır. Kaldı ki davalı tarafından satın almaya ilişkin sunulan senedin davacı tarafından imzalanmadığı, senette yazılan taşınmazların hangi taşınmazlar olduğunun tam olarak belirlenmediği, zilyetliğin devir edilip edilmediği, taşınmazların kadastroda kimin adına yazıldığının bilinemediği, Kadastroda davacı adına herhangi bir taşınmaz tescil edilmediği, anlaşılmaktadır.
Öte yandan; davalı ...’ın, savunmasında satın aldığını belirttiği ... ada 1 parsel ile ... ada 3 parsel sayılı taşınmazların savunmanın aksin kadastroda davacı hariç ... mirasçıları adına verasette iştiraken tespit ve tescil edildiği, davalının bugüne kadar tespite herhangi bir itirazının bulunmadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde bu taşınmazların murisin terekesinden hiç çıkmadığının kabulü gerekir.
Hâl böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince verilen kabul kararı doğru olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince kabul kararının kaldırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371/1-a maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
HMK’nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.