Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4846 K.2025/3466
1. Hukuk Dairesi 2023/4846 E. , 2025/3466 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1836 E., 2023/1313 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaburun Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/160 E., 2021/52 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usuli eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.07.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacılar vekili Avukat ... ve Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; muris ...'ın maliki olduğu 12 adet taşınmazı mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak davalıya temlik ettiğini, davalının bir taşınmazı 3. kişiye temlik ettiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının miras payları oranında iptali ile adlarına tescile, üçüncü kişilere satışı yapılan 240 ada 7 parselde kayıtlı taşınmazın satış tarihindeki gerçek bedelinin miras hisseleri oranında yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemişler, bilahare dava dilekçesinde hataen “37 ada 30” şeklinde belirtilen taşınmazın “67 ada 30 parsel” olduğunu bildirmişler, davacı ...’nin yargılama sırasında ölümü ile mirasçısı davaya dahil edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı; davacının iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, murisin sadece davalıya değil birçok kişiye taşınmaz sattığını, davacıların tüm satış işlemlerinden haberlerinin olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmazların imar nedeniyle değerlenmesi neticesinde davacıların bu davayı açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin 1997 yılında oturduğu evi temlik etmesine rağmen ölene kadar oturmaya devam ettiği, satış bedelinin ödendiğinin kanıtlanmadığı, murisin sağlık harcamalarının taşınmaz satmayı gerektirecek nitelikte olmadığı, devirlerin mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararda isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazların satışa çıkarıldığı ancak başka müşteri olmadığından satın alındığını, tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, murisin taşınmaz satmaya ihtiyacı olduğunu, taşınmazların sit alanında kaldığından değerlerinin düşük olup alıcı bulunamadığını, murisin başkalarına da taşınmaz sattığını, geride başkaca taşınmazları da kaldığını, murisin mirasçıları ile arasında sorun olmadığını, mal kaçırması için sebep bulunmadığını, murisin banka hesabında bulunan miktarın hatalı değerlendirilerek murisin paraya ihtiyacı olmadığı kabulünün yerinde olmadığını, tarih itibariyle banka yoluyla ödemenin yaygın olmadığını, murisin pasif kayıtlarının eksik incelendiğini, alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuksal nedeni dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; muris 1934 doğumlu ...’ın 04.03.2013 tarihinde ölümü ile geride kardeşi davacı ... ile yeğenleri davacı ..., dava dışı ... ve ...’nın mirasçı olarak kaldığı, davalı ...’un murisin kendisinden önce ölen eşi ...’in yeğeni olduğu, 67 ada 30 parsel sayılı 553 m2 miktarlı iki kargir ev ve arsası nitelikli taşınmazın muris tarafından 04.04.1997 tarihinde satış akdi ile davalıya devredildiği, 240 ada 7 parsel sayılı 380 m2 miktarlı arsa, 4 ada 5 parsel sayılı 1.380 m2 miktarlı tarla, 4 ada ... parsel sayılı 1.830,29 m2 miktarlı tarla, 4 ada 28 parsel sayılı 1.150 m2 miktarlı tarla, 4 ada ... parsel sayılı 775,41 m2 miktarlı tarla, 6 ada 1 parsel sayılı 960 m2 miktarlı zeytin ağaçlı tarla ve 6 ada 4 parsel sayılı 5.130 m2 miktarlı zeytin ağaçlı tarla nitelikli taşınmazların 18.12.2003 tarihli satış akdi ile muris tarafından davalıya temlik edildiği, davalının 240 ada 7 parsel sayılı taşınmazı 09.08.2016 tarihinde dava dışı ...’ya temlik ettiği, 6 ada 1 ve 4 parsel sayılı taşınmazların 20.11.2013 tarihli imar işlemi neticesinde 335 ada 1, 4, 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlara gittiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 213.412,90 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacılar vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.