Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3066 K.2025/3313

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3066 📋 K. 2025/3313 📅 26.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3066 E.  ,  2025/3313 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/49 E., 2024/388 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların 03.08.2009 tarihinde vefat eden ... ...'nin çocukları olduğunu, Sinop ili Gerze ilçesi ... köyünde 2010 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 125 ada 5 ve 9, 127 ada 11, 132 ada 2 parsel sayılı taşınmazların davalı ..., 125 ada 6 ve 11, 127 ada 10, 132 ada 3 parsel sayılı taşınmazların davalı ..., 115 ada 21, 125 ada 7 ve 29, 207 ada 6 parsel sayılı taşınmazların ise 1/2 paylarla her iki davalı adına tespit ve tescil edildiğini, muris ... ...'den intikal ettiğini, taşınmazların davalılar adına tescilinin hatalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının davacıların miras payları oranında iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; murisin sağlığında köy muhtarı ve azaların şahitliğinde vasiyetname başlıklı bir yazı ile ölümünden sonra mirasının paylaşımına ilişkin iradesini ayrıntılı olarak açıkladığını, söz konusu belgede murisin; ... köyünde yer alan 135 dönüm taşınmazın oğulları arasında, aynı yerde ... ve ... yanı mevkiilerinde bulunan 100 dönüm miktarındaki taşınmazların kızları arasında paylaştırılmasını arzuladığını, murisin ölümünden sonra çocuklarının taşınmazları kendilerine bırakıldığı şekliyle kullanmaya devam ettiğini, kadastro çalışmalarında da bu fiili kullanım ve paylaştırmanın nazara alındığını, murisin sağlığında açıkladığı iradesi ile tüm mirasçıları
arasında hak dengesini gözeten bir paylaştırma yaptığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2019 tarih ve 2018/361 Esas 2019/325 Karar sayılı kararı ile; dosya kapsamında mevcut vasiyetname başlıklı belgeden ve tanık ile mahalli bilirkişi beyanlarından dava konusu taşınmazların muris ... ... tarafından sağlığında davalılara hibe edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2019 tarih ve 2018/361 Esas 2019/... Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 16.10.2020 tarih ve 2020/542 Esas 2020/1196 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm vermek için yeterli olmadığı belirtilerek öncelikle davacılara bırakıldığı ve ... mevkiinde kaldığı belirtilen taşınmazların ada ve parsel bilgileri tespit edilerek bu taşınmazların tutanaklarının dosya içerisine alınması, sonrasında mahallinde keşif icra edilerek muris ... ...'nin dava konusu taşınmazları sağlığında davalılara bağışlayıp bağışlamadığı, bağışlamış ise bağışlamanın hangi tarihte yapıldığı, taşınmazların zilyetliğinin devredilip devredilmediği, bağışlama tarihinden itibaren taşınmazları kimin kullandığı, taşınmazlar üzerinde mirasbırakanın bağışlama tarihinden sonra bir kullanımı mevcut ise bu kullanımının asli zilyet olarak kendi adına mı yoksa feri zilyet olarak davalılar adına mı olduğu, murisin ölümünden sonra çekişmeli taşınmazlar ve ... mevkiinde bulunan taşınmazların kimin tarafından kullanıldığı, ... mevkiinde bulunan taşınmazların davacılar tarafından kullanılarak kök muris tarafından yapılan taksime muvafakat verilip verilmediği hususlarının araştırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
3.Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların kök muris ... ...'den kaldığı, davalıların hibe savunması karşısında ispat yükünün davalılar üzerinde olduğu, dosya kapsamında dinlenen tanık ve mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazları ölene kadar murisin kullandığını beyan ettikleri, murisin kullanımının asli zilyet sıfatıyla kendi adına olduğu, bu haliyle murisin kadastro öncesi davaya konu taşınmazları miras paylaşım amaçlı davacılar ve davalılara paylaştırdığından ya da bağışladığından söz edilemeyeceği, davacıların kadastro sonucunda kendileri adına tespit edilen taşınmazları kullanmadığı ve söz konusu paylaşıma muvafakat ettiklerine dair başkaca bir delil de bulunmadığı, bu kapsamda davalılarca hibe savunmasının ispatlanamadığı, dava konusu taşınmazların ölene kadar murisin uhdesinde kalması karşısında bu taşınmazların murisin terekesine dahil olduğu ve davacıların miras hisseleri oranında pay talep edebilecekleri belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki davada uyuşmazlığın dava konusu taşınmazların murisin sağlığında davalılara bağışlanıp bağışlanmadığı, bağışlanmış ise zilyetliğin devredilip devredilmediğine ilişkin olduğu, bu kapsamda ispat yükünün bağışa dayanan davalı taraf üzerinde olduğu, çekişmeli taşınmazların öncesinde muris ... ...'ne ait olduğu, dosya kapsamında dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazların muris tarafından davalılara bağışlanıp zilyetliğinin devredildiğinin davalılar tarafından ispatlanamadığı, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince icra edilen keşifte dinlenen tanık ve mahalli bilirkişiler tarafından murisin yaptığı paylaşıma çocukları tarafından itiraz edilip edilmediği hususunda bir bilgilerinin bulunmadığının beyan edildiğini, davacıların il dışında yaşaması nedeniyle kendi adlarına tescil edilen taşınmazları kullanmadığını, murisin düzenlediği vasiyetname başlıklı belge ile dava konusu taşınmazların ölene kadar kendisi, ölümünden sonra da yaptığı paylaşım doğrultusunda çocukları tarafından kullanılacağını beyan etmekle kendi iradesini ve arzusunu açıkladığını, murisin açık arzusu ortada iken dava konusu taşınmazların muris tarafından asli zilyet sıfatıyla kullanıldığını kabul etmenin dosya kapsamına aykırı düştüğünü, bu kapsamda murisin kullanımının feri zilyet olarak kabulünün gerektiğini, söz konusu vasiyetname başlıklı belge ile davacılar ve dava dışı kızlara bırakılan taşınmazların da adı geçenler adına tescil edildiğini, dava dışı çocukların murisin sağlığında yaptığı paylaşımı kabul ettiğini ve bu paylaşıma karşı çıkmadığını, murisin çocuklarının paylaşım iradesi doğrultusunda taşınmazları kullanmaya başladıklarını, kadastro tespitinin de murisin yaptığı paylaşım doğrultusunda yapıldığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya kapsamı ve toplanan delillerden; 01.07.1925 doğumlu muris ... ...'nin 03.08.2009 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak davalı oğulları ... ve ..., davacı kızları ... ve ... ile dava dışı kızları ..., ..., ... ve ...'ın kaldığı, Sinop ili Gerze ilçesi ... köyünde 2010 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda; 125 ada 9, 127 ada 11 ve 132 ada 2 parsel sayılı taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı ve hibe sebebiyle davalı ...; 125 ada 6, 125 ada 11, 127 ada 10 ve 132 ada 3 parsel sayılı taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı ve hibe sebebiyle davalı ...; 115 ada 21, 125 ada 7, 125 ada 29 ve 207 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ve hibe sebebiyle 1/2 paylarla davalılar ... ve ... adına; dava konusu 125 ada 5 parsel sayılı taşınmazın ise dava dışı ... oğlu ... ... adına tespit ve tescil edildiği, kadastro tespitinin 31.12.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dava konusu 115 ada 21; 125 ada 6, 7, 9, 11, 29; 127 ada 10, 11; 132 ada 2, 3 ve 207 ada 6 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalılar vekilinin çekişmeli 125 ada 5 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosya arasına getirtilen tapu kayıtlarının ve kadastro tutanaklarının incelenmesinden 125 ada 5 parsel sayılı taşınmazın dava dışı "... oğlu ..." adına tespit ve tescil edildiği, taşınmazın halen dava dışı üçüncü şahıs adına kayıtlı olduğu görülmektedir.
Bilindiği üzere, tapu iptali ve tescil davalarında husumetin tapu kayıt malikine yöneltilmesi zorunludur. Bu kapsamda, dava dışı "... oğlu ..." adına kayıtlı taşınmaz yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davalı ... adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin 115 ada 21; 125 ada 6, 7, 9, 11, 29; 127 ada 10, 11; 132 ada 2, 3 ve 207 ada 6 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün bu parseller yönünden ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 3.097,52 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, bozma yönünden iade edilecek harç bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davalılar vekilinin 125 ada 5 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının 125 ada 5 parsel sayılı taşınmaz yönünden 6100 sayılı HMK’nın 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın karar veren Gerze Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.