Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4541 K.2025/3320

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4541 📋 K. 2025/3320 📅 26.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/4541 E.  ,  2025/3320 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2155 E., 2024/1029 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Düzce ili, Yığılca ilçesi, ... köyünde bulunan 301 ada 27 parsel içerisinde, 301 ada 26 parselin hemen altında bulunan 300 metrekare taşınmazı 25-30 yıl önce ... ...’dan satın aldığını, o zamandan beri taşınmazda zilyet olduğunu, miras paylaşımı yaparken taşınmazı kendisine bıraktığı halde kadastro tespiti sırasında vefat eden oğlu ve torunları adına kayıtlandığını belirterek çekişmeli taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; çekişmeli taşınmazın dedesi ile ilgisi olmadığını, dava konusu taşınmazın 25-30 yıl önce ... tarafından babasına verildiğini, davanın kızlardan mal kaçırmak amacıyla danışıklı olarak açıldığını, taşınmazın babasına ait olduğunu ve kendileri tarafından kullanıldığını, çekişmeli taşınmazın dedesi tarafından babasına verildiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...; dava konusu taşınmazın muris eşi ... ...’dan kendisine intikal ettiğini, 25 yılı aşkın süredir kendisi tarafından kullanıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...; dava konusu taşınmazın dedesi tarafından paylaştırıldığını, çekişmeli taşınmazın babasına verildiğini, davacının baskı altında olduğu için dava açtığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; davacının dava konusu taşınmazın bulunduğu mevkide kendi adına tapu çıkmadığını bilmediği iddiasının iyi niyetli olmadığı, dava konusu yerin önceden ...'ya ait olduğu, davalıların babası ... ...'nın taşınmazı ...'dan aldığı, ... ...'nın burayı aldıktan sonra hayvancılık yaptığı dönemde ve ölene kadar komple kendisinin kullandığı, buraya mısır, ..., ot gibi hayvanların yiyeceği şeyleri ektiği, ... ... öldükten sonra ... ...'nın eşi ... ve çocuklarının burayı kullanmaya devam ettikleri ve halen de burayı kullandıkları, dava konusu yerin bir kısmını iki-üç sene davalıların izniyle davacının erkek torunu olan İbrahim ...'nın kullandığı, dava açıldıktan sonra davalıların ...'ya bir daha kullandırtmadıkları, davacının dava konusu yeri kadastro tespiti öncesinde zilyetliğinde bulundurmadığı, taşınmazın bir bütün halde kullanıldığı sabit iken davacının 1.382,99 m² yerden sadece 348 m² yeri dava konusu yaptığı ve taşınmazın talep edilen kısmı üzerinde mülkiyete ilişkin zilyetliğini ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu parselin ...'ya ait iken davalıların murisi ... ... ile yapılan anlaşma doğrultusunda ...'nın zilyetliğini ... ...'ya devrettiği, ... ...'nın 2005 yılında vefat ettiği, taşınmazın devralındığı tarihten tespit tarihi olan 2008 yılına kadar davalıların murisi ... ... tarafından kullanıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca zilyetliğin tespit tarihi itibariyle davalılarda olduğu, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesini tekrar etmiş, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf taleplerinin karşılanmadığını, taşınmazın (A) ve (B) ile gösterilen bölümlerinin edinim ve kullanım durumuna ilişkin tanık ve bilirkişi sözleri arasındaki çelişkinin giderilmediğini, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin kesin olarak belirlenmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; Düzce ili, Yığılca ilçesi, ... köyünde bulunan 301 ada 27 parsel sayılı 1.382,99 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit hisselerle ... oğulları ... ve ... adına tespit edildikten sonra, komisyon kararı sonucunda 1/3'er hisselerle ... ..., ... ve ... adlarına tescil edilmiş, ... ... hissesi mirasçıları adına kayıtlanmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın Yığılca Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.