Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3421 K.2025/3377
1. Hukuk Dairesi 2024/3421 E. , 2025/3377 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2193 E., 2024/1343 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/259 E., 2022/370 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ...'a vesayeten ... vekili dava dilekçesinde; davacı ... ile davalının 1984 ilâ 1996 tarihleri arasında evli olduklarını, davacının ... hastalığının nüksettiği, akli melekelerinin olmadığı bir dönemde dava konusu İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesi 1383 ada 6 parseldeki mesken niteliğindeki FC blok 2 nolu bağımsız bölümü 31.12.2008 tarihinde davalıya sattığını, davacının ehliyetsiz olduğunu, bedel ödenmediğini, davacının kızı ...'in de işlemi 2013 tarihinde tahliye ihtarnamesiyle öğrendiğini, tahliye ihtarnamesine dayanak protokolün de davacı tarafından hatırlanmadığını, davacının kısıtlanması için açılan vesayet davasının derdest olduğunu ileri sürerek taşınmazın davalı adına tapu kaydının iptali ile kısıtlı adayı davacı ... adına tescilini, olmazsa bedelini talep etmiş, aşamada İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.06.2014 tarihli ve 2013/1473 Esas, 2014/579 Karar sayılı kararıyla davacı ...'a yasal danışman olarak kızı ... ...'nin atanmasına, ...'e eldeki davayı takip yetkisi verilmesine; İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.07.2016 tarihli ve 2015/1090 Esas, 2016/810 Karar sayılı kararıyla da davacı ...'un TMK'nın 405/1. maddesi uyarınca kısıtlanmasına, vasi olarak kızı ...'in atanmasına karar verilmiş, karar 09.09.2016 tarihinde kesinleşmiş, davacı kısıtlı ...'un 30.04.2018 tarihinde ölümü üzerine mirasçıları ... ve ... davayı takip etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ... henüz kısıtlanmadığından kızı ...'in aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davacı ... ve davalının ayrıldıktan sonra aynı evde yaşamadıklarını, davacının ehliyetli olduğunu, ... dava konusu taşınmazın kredisini ödemekte zorlanması sebebiyle davalıya 30.12.2008 tarihli yazılı anlaşmadaki şartlarla 180.000,00 TL bedelle sattığını, davacının evde 5 yıl kiracı kalıp sonra tahliye edeceği hususunda anlaştıklarını, satış bedelinin 84.000,00 TL'siyle davacının kredi borcunun ödendiğini, 96.000,00 TL'sinin davacı ...'e elden ödendiğini, ertesi gün 31.12.2008 tarihinde de tapuda satış işlemi yapıldığını, davacının sonradan başka bir taşımazını da sattığını, davacı işlemi hatırlamasaydı site aidatı, kredi taksidi ve emlak vergisi ödeme günlerinde dava konusu satışı hatırlaması gerektiğini, daireyi tahliye etmemek için kötüniyetle dava açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2016 tarihli kararı ile; dava tarihinde davacı ...'un kısıtlı olmadığı, dava tarihi sonrasında davacıya yasal danışman olarak atanan kızı ...'in aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV.KALDIRMA KARARI VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Kaldırma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.04.2017 tarihli kararıyla; İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/1090 Esas, 2016/810 Karar sayılı kararıyla davacı ...'un fiil ehliyeti bulunmaması nedeniyle kısıtlandığı ve vasi olarak kızı ...'in atandığı, Mahkemece vasiye vesayet makamından husumete izin alması ve davacı vekiline vasiden alacağı vekâletnameyi sunması için süre verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrası Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 13.07.2021 tarihli raporunda davacı müteveffa ...'un dava konusu 31.12.2008 tarihli işlem tarihinden yaklaşık 5 ve 7,5 yıl sonra düzenlenen sağlık raporlarının mevcut olduğu, ancak işlem tarihinde veya yakın tarihlerde kognitif durumunu gösteren bilgi ve belge bulunmadığından işlem tarihinde akli melekelerinin yerinde olup olmadığına ilişkin tıbbi kanaat edinilemediği, işlem tarihinde fiil ehliyetini haiz olup olmadığının bilinemeyeceğinin bildirildiği, davacı tarafın satış tarihinde ehliyetsiz olduğuna dair iddiasını ispata yarar delil sunmadığı, ehliyetsizlik iddiasının ispatlanmadığı, satışın gerçek olmadığı iddiası yönünden dinlenen tanıkların görgüye dayalı bilgisi olmadığı, bu iddiayı ispata yarar delilin de sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararına karşı davacı mirasçıları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumu raporu uyarınca müteveffa davacı ...'un satış esnasında fiil ehliyetinin olup olmadığı yönünde kanaat edinilememiş olduğu, ...'un satış sırasında ehliyetsiz olduğu iddiasını ispata yarar delil sunulmadığı, ehliyetsizlik iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; davalının kumar bağımlılığı olduğunu, taşınmaz bedeli için hesabından çektiğini savunduğu paranın da bu sebeple çekilmiş olabileceğini, davalının sonraki eşinden boşanma sebeplerinden birinin davacı ile dava konusu taşınmaza gelip gitmesi olabileceğini, dosyaya sundukları davalıya ait ses kayıtlarının Mahkemece incelenmediğini, bilirkişi incelmesine dahi gönderilmediğini, Adli Tıp Kurumu raporunun çelişkili olduğunu, çelişkinin Mahkemece üniversite hastanelerinden rapor alınmak suretiyle giderilmediğini, davacı tanıkları Hatice Mine ve Taceddin Taje'nin beyanlarıyla davacının satışın yapıldığı 2008 yılında ehliyetsiz olduğunun ispatlandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ehliyetsizlik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ile tescil istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosya kapsamından; davacı müteveffa ...'un dava konusu İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesinde kain ... ada 6 parseldeki ... blok 2 nolu mesken niteliğindeki bağımsız bölümün tamamını 31.12.2008 tarihinde bizzat 57.000,00 TL bedelle davalıya sattığı, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 18.06.2019 ve 07.05.2020 tarihli raporlarıyla davacının akit tarihine yakın tarihlerde sağlık raporu, tedavi, ilaç, muayene evrakı bulunmadığı gerekçesiyle taraflardan, yakınlarından ve çevre sağlık kuruluşlarından akit tarihine yakın ilgili evrakın temininin istendiği, davacı tarafça sunulan ve Mahkemece temin edilen evraklara istinaden 4. İhtisas Kurulunca tanzim edilen 02.07.2021 tarihli rapor ile satış tarihinden yaklaşık 5 ve 7,5 yıl sonrası tarihli test ve sağlık raporlarının mevcut olduğu, satış tarihinde ya da yakın tarihlere dair bilgi ve belge bulunmadığından davacının satış tarihinde akli melekelerinin yerinde olup olmadığına dair tıbbi kanaat edinilemediği, işlem tarihinde fiil ehliyetini haiz olup olmadığının bilinemeyeceğinin bildirildiği, öte yandan davacı ve mirasçıları vekilince dava ve cevaba cevap dilekçesinde delil olarak dayanılmayan ses kaydı içeren flaş belleğin 18.04.2018 tarihli beyan dilekçesi ekinde sonradan dosyaya sunulduğu, davalı vekilinin 02.01.2019 tarihli dilekçesiyle yeni delil olarak sunulan ses kaydının ikamesine muvafakat etmediği, 07.02.2019 tarihli 6. celsede de süresinde sunulmadığı ve davalı tarafça muvafakat edilmediğinden Mahkemece davacı vekilinin isteminin reddine dair ara karar kurulduğu anlaşılmaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı mirasçıları vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı mirasçıları ... ve ...'tan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.