Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1993 K.2025/3341

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1993 📋 K. 2025/3341 📅 26.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/1993 E.  ,  2025/3341 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/23 E., 2025/78 K.
Mahkeme kararı davacı vekili, davalı ... Başkanlığı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Sivas ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi 652 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinde davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazın kısmen sahibinin babası olduğunu, kendisine harici senetle satarak zilyetliğini devrettiğini, kendisinin ve babasının 40 yılı aşkın süredir nizasız fasılasız taşınmazı kullandıklarını ileri sürerek kullandıkları kısmın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, aşamada taşınmazın ... Başkanlığına devri üzerine ... Başkanlığını davaya dahil etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine; zilyetlik şartlarının gerçekleşmediğini, taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... Başkanlığı; dava konusu yerin mülkiyetini kanunla bedelsiz olarak kazandığını, iyi niyetli olunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.03.1992 tarihli ve 1988/177 Esas, 1992/105 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 18.11.2013 tarihli ve 2013/11700 Esas, 2013/16832 Karar sayılı kararı ile; davacının babasının da paydaş olduğu komşu parselin tapu kaydında dava konusu taşınmazın ... olarak okunduğu, ... İç Anadolu Bölgesinde mera olarak da nitelendirildiği, davanın reddi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, davacı vekilinin karar düzeltme başvurusu üzerine kapatılan Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 23.02.2016 tarihli ve 2015/17234 Esas, 2016/1673 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın mera olup olmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmadığı ve eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle 8. Hukuk Dairesinin bozma kararının ortadan kaldırılmasına ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 30.01.2019 tarihli ve 2016/1199 Esas, 2019/64 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 20.09.2019 tarihli ve 2019/3398 Esas, 2019/5489 Karar sayılı kararıyla; eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 19.07.2022 tarih ve 2020/121 Esas, 2022/451 Karar sayılı kararı ile; fen ve jeodezi bilirkişileri raporları ile mahalli bilirkişi anlatımları birlikte değerlendirilerek kabul edilen taşınmaz kısmı yönünden zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Sivas ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi 652 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı İdare adına olan tapu kaydının kısmen iptali ile dosya içerisinde mevcut fen bilirkişisinin 02.10.2021 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 35.007,60 m² yüz ölçümlü taşınmazın kendi içinde (C) ve (D) harfleri ile gösterilen kısımlarının tamamı ile (E) harfi ile gösterilen kısmın bir kısmını içine alacak şekilde 28.762,60 m² yüz ölçümlük kısmının dava konusu 652 ada 2 parsel sayılı taşınmadan ifrazı davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın davalı İdare üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 26.03.2024 tarih ve 2022/7291 Esas, 2024/2485 Karar sayılı kararıyla; "Sivas ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi 652 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 23.07.1970 tarihinde taşınmazın boz ve hali yerlerden olduğu belirtilerek Hazine adına yapıldığı, tespitin 12.01.1971 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın 20.02.2014 tarihinde ...'ye devredildiği görülmüştür. Davalı Hazinenin Mahkemenin 30.01.2019 tarihli kararını temyiz etmediği gözetilerek temyiz isteğinin reddine, davacının ve davalı ...'nin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; somut olayda, 21.03.2022 tarihli ziraat bilirkişi kurulu raporunda dava konusu yerde davacının zilyetliğinde olduğu belirtilen 652 ada 25 parsel sayılı taşınmaza bitişik ve bütün olarak sürekli ve düzenli kullanılan 8.238,15 m² alanın toprak yapısının ekonomik tarım yapmaya uygun olduğu ve özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğu, geriye kalan 34.619,22 m² alana sahip kısmın ise 5403 sayılı Toprak Koruma Kanunu'nun ilgili hükümlerince tarifi yapılan tarım arazisi sınıflandırmalarına uymayan, zilyetlikle edinebilecek kültür arazisi niteliği bulunmayan özel mülkiyete konu olamayacak Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan boz ve hali arazi vasıflı olduğunun bildirildiği, nitekim dava konusu taşınmaza ait dosya arasında yer alan fotoğraflarda olduğu gibi hava fotoğraflarında da aynı durumun görüldüğü, 8.238,15 m²'lik kısım dışındaki yer yönünden imar-ihya ile zilyetlikten kazanım şartlarının oluşmadığı, her ne kadar, Mahkeme kararında 21.03.2022 tarihli raporun ikinci sayfasında keşif tarihinden 50-70 yıl öncesi için değerlendirme yapılamayacağının belirtilmesine rağmen raporun üçüncü sayfasında yapılan değerlendirmenin zilyetlikle edinme koşullarının arandığı dönemde de geçerli olduğunun belirtildiği ve rapor içerisinde çelişkiye düşüldüğü, ziraat bilirkişilerinin raporları yalnızca keşif tarihi itibariyle geçerli görülerek zilyetlikle edinme koşullarının arandığı dönem için hükme esas alınmadığı belirtilmiş ise de anılan raporun ikinci sayfasında genel olarak 50-70 yıl öncesi kullanıma ilişkin görüş bildirilmesinin mümkün olmadığı, mevcut toprak yapısına göre son 15-20 yıl için kullanım durumları ile ilgili görüşleri olduğunun bildirildiği, raporun sonuç kısmında ise boz ve hali arazi olarak belirlenen arazilerin sınıfının belirlenmesinde, arazilerin kullanım durumlarından ziyade arazinin toprak ve topografik yapılarının tarıma uygun olmadığı kanaati ile karar verildiğinden arazilerin toprak ve topografik yapılarının kısa sürelerde değişmeyeceğinden bu yapıların yüzlerce hatta binlerce yılda oluşabileceği belirtilerek dava konusu yerlerin zilyetliğe konu 1950-1970 yılları arasında da toprak ve topografik yapılarının bugünkü gibi olduğu ve 1950-1970 yılları arasında bu durumun değişmeyeceği bildirildiğinden raporda herhangi bir çelişki olmadığı, kullanım durumundan değil taşınmazın toprak ve topografik yapılarından yola çıkılarak değerlendirme yapıldığının açık olduğu, hal böyle olunca; 21.03.2022 tarihli ziraat bilirkişisi kurulu raporunda belirtilen 8.238,12 m²'lik kısım yönünden (fen bilirkişisine kroki hazırlattırmak suretiyle) davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma kararına karşı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine, Dairenin 25.11.2024 tarih ve 2024/4369 Esas, 2024/6330 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine, davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin ise Mahkemenin 30.01.2019 tarihli kararının davalı Hazineye tebliğ edilmediği gözetildiğinde Dairenin 26.03.2024 tarihli bozma kararı ile davalı Hazine vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteğinin değinilen bu yönden kısmen kabulüne, davalı Hazine vekilinin temyiz talebi de kabul edilerek Mahkemenin 19.07.2022 tarihli hükmünün 26.03.2024 tarihli Daire kararındaki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Üçüncü Bozma Kararına Uyularak Verilen Temyize Konu Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyarak Sivas ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi 652 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı İdare adına olan tapu kaydının kısmen iptali ile dosya içerisinde mevcut 07.02.2025 tarihli fen bilirkişisi ...'in raporunda (A) harfi ile gösterilen 8.238,12 m² yüz ölçümlü kısmının dava konusu 652 ada 2 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile aynı pafta ve ada numarası ile ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın davalı İdare üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda 34.500 m2'lik kısım için dava açıldığını, Mahkemece sadece 8.238,12 m²'lik kısım için davanın kabulüne, kalan kısımlar için davanın reddine karar verildiğini, bu kararın dosyadaki delillere ve maddi gerçekliklere aykırı olduğunu, 11.10.2021 tarihli harita mühendisi bilirkişi raporunda tarla ile hava fotoğrafının çakışmasının hatalı olarak yapıldığını ve 8.238,15 m²'lik alanın kültür arazisi, diğer alanların ise tarım arazisi vasfında olmadığının ileri sürüldüğünü, sundukları uzman görüşünde dava konusu yerlerin tarım arazisi olarak kullanıldığının sabit olduğunu, keşif esnasında bir ölçüm yapılmadığını, ziraat bilirkişilerinin raporlarının hava fotoğrafları ile örtüşmediğini, özellikle 1949 ve 1965 yılı hava fotoğraflarında imar-ihyanın gerçekleştiği net bir şekilde görülmesine rağmen, ziraat bilirkişilerinin arazinin tarım arazisi olmadığına dair beyanlarının hukukla bağdaşmayacağını, dava konusu taşınmazın imar-ihyasının ve zilyetlikle edinme koşulunun varlığının 1949-1971 yılı içinde aranması gerekirken bilirkişilerce ısrarla bu tarihten sonraki dönem değerlendirilerek rapor düzenlendiğini, mahalli bilirkişi ve tanıklar tarafından dava konusu taşınmazın 70 yıldan fazla süredir eklemeli zilyetlik yoluyla davacı tarafından tarla olarak kullanıldığı belirtilmiş iken ve hava fotoğraflarında tarlanın ekilip sürüldüğü belirgin iken ziraat bilirkişilerinin taşınmazın bir kısmının tarla vasfında olmadığı yönündeki görüşlerinin inandırıcılıktan uzak olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, Kadastro Kanunu'nun geçici 4. maddesinin 3. fıkrası ile getirilen 1 yıllık ek dava açma süresinin bu davada uygulanmasının mümkün olmadığını, benzer davada hak düşürücü süreden davanın reddine karar verildiğini, (A) harfi ile gösterilen alanın özel mülkiyete konu olmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, bu kısım için davanın reddi gerektiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının bilimsellikten uzak olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, Kadastro Kanunu'nun geçici 4. maddesinin 3. fıkrası ile getirilen 1 yıllık ek dava açma süresinin bu davada uygulanmasının mümkün olmadığını, karara dayanak bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen alanın özel mülkiyete konu olmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, dayanak bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bedelsiz olarak taşınmazın kendilerine Kanun hükmü gereğince devredildiğini, tapulu taşınmazların zamanaşımı ile kazanılmasının mümkün olmadığını, iyi niyetli olarak taşınmazın iktisap edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; Sivas ili, Merkez ilçesi ... Mahallesi 652 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 23.07.1970 tarihinde taşınmazın boz ve hali yerlerden olduğu belirtilerek Hazine adına yapıldığı, tespitin 12.01.1971 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın 20.02.2014 tarihinde ...'ye devredildiği anlaşılmıştır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili, davalı ... Başkanlığı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili, davalı ... Başkanlığı vekili ve davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından davacıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı 12.584,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ... Başkanlığından alınmasına,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
26.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.