Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2992 K.2025/3327
1. Hukuk Dairesi 2025/2992 E. , 2025/3327 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2009/203 E., 2011/36 K.
Mahkeme kararı davacı mirasçılarından ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... 30.12.2009 tarihli dava dilekçesinde; Diyarbakır ili, Kulp ilçesi, ... köyü çalışma alanında, sınırları dava dilekçesi ekindeki krokide gösterilen ve 1937 tarih 234 tahrir numaralı vergi kaydının kapsamında kalan taşınmazı 50 yıl önce kayıt maliki ...'dan satın aldığını, 1993 yılına kadar ekip biçerek kullandığını, 1993 yılında köylerin güvenlik nedeniyle boşaltılması nedeniyle kullanmaya ara verdiğini, 2003 yılında 5233 sayılı Yasa'ya göre köye dönüşlerin serbest bırakılması ile aynı taşınmaza ceviz ve meyve ağaçları dikerek araziyi 50 yıldır davasız ve aralıksız kullandığını ileri sürerek belirtilen taşınmaz bölümünün adına tescilini talep etmiştir.
Müdahiller ..., ..., ...ve ... 22.10.2010 tarihli müdahale dilekçesinde; sınırları dava dilekçesinde belirtilen ve vergi kaydı kapsamında kalan ekilebilir alanın ... tarafından çok sayıda tanık huzurunda davacı ...'e satıldığını, bu taşınmazın kuzeyinde yer alan yabani fıstık ağaçlarının ve mera olarak kullanılan yerin İşiyok ailesine ait olduğunu, davacı ...'in fıstık ağacının kök kısmına asma fidesi dikerek susuz yetişen fıstık ağacını kuruttuğunu, köy heyetinin olay yerinde yaptığı incelemeler neticesinde arazinin ekilebilir olmayan kuzey kısmının İşiyok ailesine ait olduğunun belirlendiğini, bu hususu kabul etmeyen davacının müdahalesine devam ettiğini, eldeki davada ise satın almış olduğu parsel ile birlikte İşiyok ailesine ait yeri de talebine konu ettiğini, bu nedenle davaya katılmaktan menfaatlerinin bulunduğunu belirterek müdahale taleplerinin kabulünü istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama sırasında ... köyünde kadastro çalışmaları yapılarak tespitlerin askı ilanına çıkarıldığı, davacının Kulp Kadastro Mahkemesinin 2011/73 Esas ve 2011/78 Esas sayılı davalarında davaya konu taşınmazın kadastro tespitine itiraz ettiğini beyan ettiği, anılan dosyaların incelenmesinden davacılarının eldeki davadaki davacı ..., davalılarının eldeki davadaki bir kısım müdahiller ve üçüncü kişiler olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Kulp Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Yargılama sırasında ölen Davacı ... mirasçılarından ... temyiz dilekçesinde; davanın 2009 yılında açıldığını, 2010 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında Kadastro Müdürlüğünün Kadastro Mahkemesine yazı göndererek çekişmeli taşınmaz bulunup bulunmadığını sorduğunu, mahkeme hakimince cevap verilmediği hususunun 2014 yılında yapılan teftişle ortaya çıktığını, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davalar Kadastro Müdürlüğüne bildirilmediğinden açılan davaların sümen altı edildiğini, mirasbırakanlar arasında husumet bulunmazken kadastro heyetinde bulunan çocuklarının görevini kötüye kullanması nedeniyle 234 numaralı vergi kaydı 3'e bölünerek 172 ada 5 parselin müdahiller ... ve ... adına, geriye kalan 172 ada 3 parselin Hazine adına, 172 ada 6 parselin ise ... adına kaydedildiğini, usulsüz tespit yapıldığını, bu hususta davacı ...'ın suç duyurusunda bulunduğunu, eldeki davada vergi kaydı kapsamındaki taşınmazın ...'a devredildiğinin köy muhtarı ve müdahil davacılar tarafından da beyan edildiğini, görevsizlik kararının 2011 yılında verilmiş olmasına rağmen davacının vefat ettiği 2021 yılı ve daha sonrası olan 2024 yılına kadar mirasçılarına tebligat yapılmayarak yargılamanın sürüncemede bırakıldığını, verilen kararın usule aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; davanın 3,.12.2009 tarihinde vergi kaydı, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak açıldığı, davaya konu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında yargılama sırasında kadastro çalışmaları tamamlanarak 31.12.2010-31.01.2011 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığının bildirildiği, davacının, 24.03.2011 tarihli duruşmada dava konusu taşınmazın tespit gördüğü ve taşınmazlar hakkında Kulp Kadastro Mahkemesinin 2011/73 ve 2011/78 Esas sayılı dosyalarıyla dava açtığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı mirasçılarından ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı mirasçısından alınmasına,
Dosyanın Kulp 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.