Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5427 K.2025/3328

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5427 📋 K. 2025/3328 📅 26.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/5427 E.  ,  2025/3328 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1937 E., 2024/1022 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; Kocaeli ili, Kandıra ilçesi, ... köyünde bulunan 107 ada 104 parsel ve 152 ada 52 sayılı taşınmazların zemindeki fiili sınıra ve kullanıma aykırı olarak davalılardan ... adına tespit edildiğini; kendisine ait 107 ada 105 parsel, 152 ada 51 parsel sayılı taşınmazların devamı niteliğinde olup zeminde amca payı olarak sınırları sabit ve ayrı olan sırasıyla 200 m2 ve 300 m2’lik kısımların davalıya ait parsellere hatalı olarak katıldığını, yine 159 ada 54 parselin davalı ..., 159 ada 49 parselin davalı ... adına tespit edildiğini, açıklandığı şekilde kendisine ait 159 ada 50 parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde olan 700 m2 kısmın davalı ..., 400-450 m2’lik kısmın davalı ...’a ait parsellere hatalı olarak dahil edildiğini, yine 118 ada 55 parselin davalı ..., 118 ada 53 parselin davalı ... adına tespit edildiğini, açıklandığı şekilde kendisine ait 118 ada 54 parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde olan 500 m2 kısmın davalı ..., 450 m2’lik kısmın davalı ...’a ait parsellere hatalı olarak dahil edildiğini, bu taşınmazları kadastro öncesinde ve halen 80-100 yılı aşkın zamandır sabit sınırlarla kendisinin kullandığını, davalıların da bu yanlışlığı kabul edeceğini ileri sürerek tüm taşınmazlarda yapılan hataların düzeltilip belirtilen alanların komşu olarak adına kayıtlı alanlara ilave edilmek suretiyle adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ... ve ... cevap dilekçelerinde; taşınmazların komşu olup sınırlarının sabit olduğunu, sınırlarında ark dedikleri çizgilerin bulunduğunu, davacının haksız olarak fazla yer talep ettiğini ve sınırlara uymadığını, kendilerinin de taşınmazları babalarından bu sabit sınırlarla aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Davalı ... davaya süresi içerisinde cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan delillere göre teknik bilirkişi raporunda A ve C1 harfleri ile gösterilen kısımların raporda gösterildiği şekilde davacı tarafından mevcut sınırlarla kullanıldığı, kullanımın davasız aralıksız ve malik sıfatıyla olduğu, ancak kadastro sırasında hataen davalılar ... ve ... adına kayıtlı taşınmazlara dahil edilerek tescil gördüğü, 118 ada 55 parsel, 159 ada 49 ve 54 parsel ve 152 ada 52 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konuyu 118 ada 53 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 278,26 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacıya ait 118 ada 54 parsele eklenerek tapuya tesciline, davaya konu 107 ada 104 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda C1 harfi ile gösterilen 105,74 m2’lik kısmın tapu kaydının iptali ile davacıya ait 107 ada 105 parsel sayılı taşınmaza eklenerek tapuya tesciline, 118 ada 55, 49, 54 ve 52 parseller yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ispat yükünün davacı tarafta olduğu, dosya kapsamı ve keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile sabit olduğu üzere davacının 118 ada 55 parsel, 152 ada 52 parsel, 159 ada 49 ve 54 parsel sayılı taşınmazların sınırındaki kısımların kendisine ait olup zilyetliğinde bulunduğunu ispatlayamadığı, Mahkemece bu taşınmazlar hakkında davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükmün açık ve anlaşılır olmasının zorunlu olduğu, reddine karar verilen taşınmazların parsel numaralarının hatalı belirtilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık nedeniyle kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne, 118 ada 53 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 278,26 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacıya ait 118 ada 54 parsel sayılı taşınmaza eklenerek tapuya tesciline, davaya konu 107 ada 104 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda C1 harfi ile gösterilen 105,74 m2’lik tapu kaydının iptaliyle davacıya ait 107 ada 105 parsel sayılı taşınmaza eklenerek tapuya tesciline, dava konusu 118 ada 55 parsel, 159 ada 49 ve 54 parsel ile 152 ada 52 parsel yönünden açılan sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; fen bilirkişi raporu ve ziraat bilirkişi raporunun ayrıntılı inceleme ve araştırma yapılmadan hazırlandığını, davacının gerek keşif sırasında gerekse keşiften sonra sunduğu dilekçede taşınmazların kendi kullanımında olan kısımlarını gösterdiğini, yerel bilirkişi ...'ün davacı ile uzun zamandır husumetli olduğunu, bu nedenle yerel bilirkişinin yanlı davrandığını, bilirkişi raporlarının davalı tarafın ve tanıkların yanlı anlatımlarına göre düzenlendiğini, 159 adada bulunan parseller bakımından kadastro tespiti sırasında davacıya ait taşınmaza tecavüz edilerek bu kısımların davalılara ait taşınmazlara eklendiğini, davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiş; davacı asıl, süresinden sonra sunduğu ek beyan dilekçesinde, bilgilerine başvurulan ... ve...'ün kardeş çocukları olup davalılar ... ve ...'ın öz dayı çocukları olduğunu, bilirkişileri yönlendiren mahalle muhtarının ise diğer davalı ...'in damadı olduğunu, bu şahıslarla babası ve kendisinin sınır uyuşmazlıklarının yıllardan beri süregeldiğini, kadastro sırasında da ağız birliği yaparak aleyhine tespit yaptırdıklarını, taşınmazların sırasıyla dedesi, babası ve amcasından tarafına ve davalılara intikal ettiği göz önüne alındığında yüz ölçümlerinin miras paylarına göre taksim edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali-tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; kadastro çalışmaları sırasında davaya konu 107 ada 104 parsel, 152 ada 52 parsel, 159 ada 54 parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına, 159 ada 49 parsel, 118 ada 53 parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına, bu taşınmazlara komşu 107 ada 105 parsel, 152 ada 51 parsel, 159 ada 50 parsel ve 118 ada 54 parsel sayılı taşınmazların davacı adına tespit edildiği, tespitlerin tamamının irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayandığı ve kadastro tespitinin 31.08.2007 tarihinde kesinleştiği, davanın 11.08.2017 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 118 ada 53 parselin kabule konu 278,26 m2’lik kısmı teknik bilirkişi raporunda "A1" ibaresi ile gösterilmiş ise de hükümde "A" harfiyle belirtilmesinin maddi hata teşkil etmesi ve yerinde düzeltilebilir olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.