Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4892 K.2025/3330

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4892 📋 K. 2025/3330 📅 26.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/4892 E.  ,  2025/3330 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/996 E., 2024/1105 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Zonguldak ili, Devrek ilçesi, ... köyünde bulunan 111 ada 21 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalı ... adına tespit edildiğini ancak taşınmazın 1/2 hissesinin ...’a aitken ölümü ile tek mirasçısı olan oğlu ...'ya, onun ölümüyle de davacılara kaldığını, taşınmazın eskiden davalılarla birlikte ortak kullanılmaktayken bölgedeki tarım işlerinin yavaşlaması nedeniyle uzun süredir boş durduğunu, davacı ...'in bir ara ev yapmak için inşaat malzemesi getirdiğini ancak imkanı olmadığından ev yapamadığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptaliyle 1/2 payının hisseleri oranında davacılar adına tescilini talep etmiştir. Yargılama sırasında taşınmazın devredildiğinin anlaşılması üzerine dava yeni kayıt maliki ...’a yöneltilmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın 3. kişiye devredilmesi nedeniyle husumetlerinin bulunmadığını, davacılardan ... tarafından aynı taşınmaz hakkında Devrek Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/979 Esas sayılı dosyasında açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek kesinleştiğini, taşınmaz değerinin düşük olması nedeniyle görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, davaya konu taşınmazın davalının babası ...'a ait iken 20.04.1981 tarihli zilyetlik devir senedi ile taşlı tarla çay mevki olarak davalıya devredildiğini, 100 yılı aşkın zamandan beri davalının babasının zilyetliğinde bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın dava dilekçesinin tebliğinden önce iyi niyetle devredildiğini bildirmiş ve önceki cevap dilekçesindeki savunmaları tekrarlayarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların ortak kök murisinin ... olduğu, ...'nın ...ve ... adındaki çocuklarının bulunduğu, ...'nin oğlu ...'ın mirasçılarının davacılar olduğu, ...'ın ise ... ..., ... ve ... isimli erkek çocuklarının bulunduğu, davalı ...'ın ... oğlu ...'ın oğlu olduğu, davacıların kök muris ...'dan itibaren dava konusu yer ve komşu parsellerin fiilen taksim edildiğini iddia ettiği, komşu parsellerin bir kısım ... mirasçılarına ait olduğunun anlaşıldığı ancak ...ve ...'nin çocukları arasında taksim yapıldığının ispat edilemediği zira bu parsel malikleri dışında mirasçıların da bulunduğu, komşu taşınmazların edinme sebeplerinde kök mirasbırakan ...'ye ilişkin herhangi bir açıklamanın olmadığı ve tespitin zilyetliğe dayalı olarak yapıldığı, 25.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu yerin yıllar önce iki kişi tarafından kullanıldığına işaret edecek şekilde doğal bir set oluştuğu bildirilmişse de bu hususun davanın ispatı için yeterli görülmediği, tanık ve yerel bilirkişi beyanları incelendiğinde taşınmazın kök mirasbırakan ...'den silsile yoluyla davacılara gittiğine dair bilgi ve görgüsü olan kimsenin bulunmadığı, davacıların babasının burayı ektiğini gördüklerine dair beyanlar bulunsa da taşınmazların mirasbırakan ...'den davacıların babası ...'ya intikal ettiğine ilişkin açık görgü ve bilgilerinin bulunmadığı, tüm dosya kapsamına göre davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanlarına göre dava konusu yerin 20-30 yıldır ekilip biçilmediği, 50 yıl kadar önce kardeşlerin birlikte kullandığı, tarafların mirasbırakanları ... ve ...'ın bu yeri 20 yıl kadar birlikte kullandığı, ...'nın oğlunun 1980 yıllarında ev yapmak için briket getirdiği ancak maddi sorunları nedeniyle evin yapılmadığı, okul yapıldıktan sonra 1980'li yıllarda ...'nın yerini ...'a sattığı, ...’ın da daha sonra oğlu...'a sattığının ifade edildiği, davalılar tarafından ibraz edilen 20.04.1981 tarihli senette yazılı Taşlı Tarla olan yerin yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre dava konusu edilen yer olduğu, 2009 yılında yapılan kadastro çalışmalarında taşınmazın yerel bilirkişi ve muhtar bayanlarına göre 20 yılı aşkın zilyetliğe dayalı olarak davalı adına tespit gördüğü ve dosya kapsamı itibariyle davacıların davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; ilk keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların büyük çoğunluğunun dava konusu yerin yarısının davacılar mirasbırakanına ait olduğunu ve davalılarla birlikte kullanıldığını açıkça ifade ettiğini, İstinaf Mahkemesi gerekçesinde ...'nın hissesini ...'a sattığından bahsedilmekte ise de bu konuda davalı ... eski muhtar ...’ın beyanının bulunduğunu, ancak bu tanığa davalının dayandığı senet gösterildiğinde imzasının davalılar arasındaki senede ilişkin olduğunu beyan ettiğini, kaldı ki davalıların bu yerde ...'nın hissesini sattığı yönünde bir iddialarının bulunmadığını, köyde uzun süre muhtarlık yapan bu tanığın dava konusu yerde davacılar mirasbırakanının da hissesinin olduğunu açıkça beyan ettiğini, ikinci keşifte de yerel bilirkişi ...’ın ve önceki keşifte dinlenen kişilerin taşınmazın ortak kullanıldığı yönünde beyanda bulunduğunu, dosya kapsamı yeterince incelenmeden hüküm kurulduğunu, dava konusu yer ve çevre parsellerinin aynı kökten geldiğini ve kısmen taksim edilerek ortaklaşa kullanıldığını, diğer hissedarlardan bir kısmının kendi hisselerini başkalarına sattığını ve davanın sübut bulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; davaya konu 111 ada 21 parsel sayılı 1.228,50 m² yüz ölçümündeki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçe vasfıyla ... oğlu ... adına 23.03.2009 tarihinde tespit edildiği, kadastro tespitinin 05.06.2009 tarihinde kesinleştiği, davanın 29.09.2011 tarihinde açıldığı, taşınmazın 28.10.2011 tarihinde davalı ... oğlu ...'a satış suretiyle devredildiği, davalılar mirasbırakanı ... ve ...'den olma ...'nin ölümüyle geriye eşi ...'ten olma çocukları ..., ... ..., ... ve ...'den olma çocukları ..., ..., ... ve ...'ın kaldığı, davalı ... ve oğlu ...'ın ... çocuklarından ...'ın alt soyu olduğu, davacılar mirasbırakanı ... ve ... oğlu ...'nin ise 1934 yılında ölümüyle geriye tek mirasçısı olan ve 2000 yılında ölen ...'ın kaldığı, davacıların ... mirasçıları olduğu, davacılardan ... tarafından Devrek Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/979 Esas sayılı dosyasında davalı ... aleyhine açılan davada da taşınmazın ...'dan intikal ettiği iddiasının ileri sürüldüğü, davalının davanın reddini savunduğu ve takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.