Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2244 K.2025/3281
1. Hukuk Dairesi 2025/2244 E. , 2025/3281 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3329 E., 2024/1546 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/190 E., 2024/86 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava konusu 466 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi gereğince açık teklif usulü ile ihalesinin gerçekleştiğini ve en uygun bedel teklif eden davalı ...'a 1.620.000,00 TL ile satışının yapılmasına karar verildiğini ancak yapılan incelemede satış bedellerinin müvekkili kurumun banka hesaplarına veya kurum veznelerine yatırılmadığı halde tapu devir işleminin gerçekleştiğinin anlaşıldığını belirterek yolsuz olarak davalı adına tescil edilen taşınmaz tapusunun iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin satın aldığı taşınmazın bedelini ödemek istemesi üzerine belediye personeli tarafından ödemelerin deprem nedeni ile 6 ay ertelendiğinin bildirildiğini, müvekkilinin de bu süreye göre ödeme yapmak için kendisini ayarladığını, müvekkilinin borcu e-devletten gördüğü için de şüphelenmediğini, müvekkilinin savcılığa ifade verir vermez durumu öğrenince Belediyeye müracaat ederek tapunun Belediye adına tescili ya da bedeli ödeyeceklerine dair dilekçe verdiğini, Belediyenin tapuyu geri almadığı gibi ödemeyi de kabul etmediğini, açılan davayı kabul ettiklerini ve taşınmazın Belediye adına tesciline karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının cevap dilekçesinde davayı kabul ettiği ve savcılıkta vermiş olduğu ifade dikkate alındığında kendi hal ve davranışlarıyla davanın açılmasına sebebiyet vermediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabul nedeniyle kabulüne ve ilk oturumdan önce kabul olması nedeniyle Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca alınması gerekli 110.662,20 TL karar ve ilam harcının 1/3'i olan 36.887,40 TL'nin peşin alınan 27.665,55 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.221,85 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına karar verilmiş, söz konusu karara karşı davalı vekili tarafından harcın davalıdan alınması yönünde hüküm kurulmasının doğru olmadığı belirtilerek tavzih talebinde bulunulmuş, (hükümdeki "davalıdan" ibaresinin "davacıdan" olarak düzeltilmesi şeklinde), Mahkemenin 03.06.2024 tarihli tavzih kararı ile; gerekçeli kararda davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği ve ilk oturumda davacının talebini kabul etmiş olduğundan HMK'nın 312/2. maddesi uyarınca yargılama giderinden sorumlu olmamasına, yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş olup harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesine rağmen sehven hükmün 3 numaralı bendinde harcın davalıdan alınmasına dair hüküm kurulduğu, bu hususunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu 305. maddesi uyarınca tashih yoluyla düzeltilmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin tashih talebinin kabul edilmesine, hükmün 3 nolu bendindeki davalıdan ibaresi davacıdan olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6100 sayılı Kanun'un 312. maddesinin 2. fıkrasında, davalının davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemesi ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmesi halinde yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilemeyeceği, aynı Kanun'un 323. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, karar harçlarının yargılama giderleri kapsamında olduğununn düzenlendiği, davalı tarafça ön inceleme duruşmasından önce davanın kabul edildiği, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet verdiğine yönelik delil ve emarenin dosya kapsamında bulunmadığı gibi, dava açılmadan önce davalının davacı Belediyeye verdiği 23.11.2023 tarihli dilekçe ile belediye adına tescil için gerekeni yapacağını beyan ettiği, ayrıca mahkemenin davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediğine yönelik hükmüne karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmayıp ek karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu, bu durumda davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediğinin davacı açısından da kesinleşmiş olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda mahkeme hükmünde hem "davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına" karar verilmesi hem de yargılama giderleri kapsamında olan harçtan davalının sorumlu tutulmak suretiyle hükmün bir birine aykırı fıkralar içerdiği anlaşılmakla mahkemenin verdiği tavzihe yönelik ek kararın yerinde olduğu, her ne kadar yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik davacı tarafça istinafa başvurulmuş ise de asıl hükme yönelik davacının süresinde istinafı bulunmamakta olup bu yönlerden mahkeme hükmünün kesinleştiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; davalı vekilinin Yerel Mahkemede görülmekte olan davayı kabulü ile tapu kaydının Yeşilyurt Belediye Başkanlığı adına tesciline ve davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği ve ilk oturumda davacının talebini kabul etmiş olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu olmamasına ve davacı lehine vekâlet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına karar verildiğini ve yine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2024/3329 Esas, 2024/1546 Karar sayılı kararı ile "istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verildiğini, ancak verilen bu kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediğinin kabulünün mümkün olmadığını, keza müvekkili Belediyeye ait taşınmazların bedeli ödenmeksizin 3. kişilerin uhdesine geçtiğini ve bu hususta açılan ceza yargılamasının da halen devam ettiğini, Yerel Mahkemece bu hususun gözden kaçırıldığını ve eksik gerekçe ile karar verildiğini, olayın davalı yanın bilgisi ve uhdesi dahilinde yapıldığını, kaldı ki 6100 sayılı Kanun'un “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçlarının yargılama giderleri arasında sayıldığını ve “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlıklı 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceğinin düzenlendiğini, bununla birlikte davanın açılmasına sebebiyet verdiği hususunda da herhangi bir şüphe olmaması sebebiyle yargılama giderleri, harç ve vekâlet ücretinin de davanın lehe sonuçlandığı taraf yani davacı müvekkili Belediye lehine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; dava konusu 466 ada 1 parsel sayılı 650 metrekare miktarlı, arsa vasıflı taşınmazın davacı ... adına kayıtlı iken 11.07.2023 tarihli satış işlemi ile davalı adına kayıtlı hale geldiği, davacının yapılan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürmek suretiyle eldeki temyize konu davayı açtığı, davalının cevap dilekçesinde davayı kabul ettiği, İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2024 tarihli asıl kararı ile davanın kabul nedeni ile kabulüne, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verildiği, ancak hükmün 3 nolu bendinde alınması gerekli harcın "davalıdan" alınmasına hükmettiği, söz konusu kararın taraflara tebliğine rağmen istinaf yoluna başvurulmaması üzerine kararın 18.04.2024 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi verildiği, bu arada davalı vekili tarafından 03.04.2024 tarihli tavzih dilekçesi ile hükmün 3 nolu bendinde harcın davalıdan alınmasına şeklinde karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmek suretiyle hazırlanacak ek kararla söz konusu hususun "davacıdan" şeklinde düzeltilmesine karar verilmesini istediği, İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2024 tarihli ek kararı ile hükmün 3 nolu bendinin düzeltilerek alınması gerekli harcın "davacıdan" alınmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.