Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3202 K.2025/3303
1. Hukuk Dairesi 2024/3202 E. , 2025/3303 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1389 E., 2024/307 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/440 E., 2021/392 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Kandıra ilçesi ... köyünde bulunan ve davacılar ile davalıların ortak murisi ...’dan kalan taşınmazların kadastro çalışmaları sonucunda sadece davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, kök murisin terekesinin taksim edilmediğini, davacıların da miras payı olduğunu ileri sürerek dava dilekçesinde tek tek ada ve parsel numaraları belirtilen çekişmeli taşınmazların davacıların miras payı oranında tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tapuya tescilini istemiştir.
Yargılama sırasında davacılar vekili dava konusu 121 ada 107, 126 ada 60 parsel, 160 ada 39, 208 ada 1, 3 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açtıkları davayı atiye terk etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların bir kısmının kök muristen gelmeyip davalıların kendi babası ... ...’dan geldiğini, bazılarının 3. şahıslardan satın alındığını, geriye kalan taşınmazların ise ortak muris ...’dan değil kök muris ...’dan geldiğini ve ...’ın sağlığında taşınmazları paylaştırdığını ve paylaşım sonucu çekişmeli taşınmazların davalılara kaldığını, zilyetliğin de devir edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 121 ada 107, 126 ada 60 parsel, 160 ada 39, 208 ada 1, 3 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına, diğer çekişmeli taşınmazlar hakkında açılan davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 126 ada 75, 76 ve 77 parsel sayılı taşınmazların ortak muris ...'dan gelmediği, davalıların bu taşınmazları 3. kişilerden satın aldıkları, diğer çekişmeli tapusuz taşınmazların menkul mal hükümlerine tabi olup yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği, tapusuz taşınmazlarda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca taraflar arasındaki zilyetliğin devrinin bilirkişi ve tanık beyanları ile ve her türlü delil ile kanıtlanabileceği, somut olayda özellikle 1939 doğumlu tanık ...’ın beyanı ile sabit olduğu üzere çekişmeli taşınmazların tarafların kök murisi ...’dan gelip murisin sağlığında dava konusu taşınmazlardaki zilyetliğini davalıların babalarına devir ettiği, dava konusu taşınmazların murisin terekesinden çıktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak paylı mülkiyette paydaşlar arasında mecburi dava arkadaşlığı mevcut olmayıp ihtiyari dava arkadaşlığının söz konusu olduğu, dava konusu 131 ada 11, 160 ada 39, 159 ada 250 ve 292 parsel sayılı taşınmazlarda ¼ paylı malik olan ...’ın davaya dahil edilmesi için Mahkemece ara karar kurulduğu, davacı tarafça davaya dahil edilmiş ise de Mahkemece re'sen davaya dahil edilmesi ve karar başlığında davalı sıfatıyla taraf olarak gösterilmesinin ...’a taraf sıfatı kazandırmayacağı, ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu açıklanarak davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzenine aykırılık nedeniyle İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, esas hakkında dahili davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazların miras yoluyla kaldığını, kadastro tespitine itiraz edilmemesinin yalnızca bu tespitlerin kesinleşmesine neden olacağını, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesi gereği kesinleşen kadastro tutanaklarına karşı 10 yıl içerisinde kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz edilip dava açılabileceğini, taksimin tüm mirasçıları kapsar bir şekilde ve adil olması gerektiğini, ortada bir taksim olmadığını, Yerel Mahkemece tapu iptali ve tescil taleplerinin muvazaa, mal kaçırma ve yolsuz tescil gibi iptal sebepleri yönlerinden herhangi bir araştırma yapılmaksızın karar verildiğini belirterek ve re'sen tespit edilecek nedenlerle ret kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapuda kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu Kocaeli ili Kandıra ilçesi ... Mahallesi 131 ada 11 parsel, 160 ada 39 parsel, 159 ada 250, 292 parsel sayılı taşınmazlar 1'erden 4 hisse olmak üzere paylı malik olarak davalılar ... evlatları ..., ..., ... ve ... adlarına, 212 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 1'erden 3 hisse olmak üzere paylı malik olarak davalılar ... evlatları ..., ... ve ... adlarına, 121 ada 107 parsel, 208 ada 3 parsel, 126 ada 76 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına, 121 ada 115, 158 parsel, 208 ada 1 parsel, 126 ada 60 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına, 208 ada 6 parsel, 126 ada 75, 77 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına, 124 ada 36 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. 124 ada 36 parsel sayılı taşınmaz 17.07.2017 tarihinde tapuda satış işlemi ile dava dışı ... adına tapuya tescil edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.